Gazeteci Furkan Karabay tahliye edildi
Hakkında 6 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenen ve 201 gündür cezaevinde bulunan gazeteci Furkan Karabay hakkında tahliye kararı verildi. Bugün hakim karşısına çıkan Karabay, savunma yapmak için çıktığı kürsüde elindeki iddianameyi yırtarak “Ben bu iddianameye karşı savunma yapmam. Ben bu iddianameyi sadece yırtarım. Savunma yapmayı reddediyorum” dedi. Savcı, Karabay için ceza istedi ve tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme heyeti Karabay hakkında tahliye kararı verdi. Savcılık, tahliye kararına itiraz etti. Akşam saatlerinde Karabay tahliye edildi.

İsmail Arı
ismailari@birgun.net"Cumhurbaşkanı’na hakaret" ve "Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" suçlamalarıyla 201 gündür tutuklu olan ve bugün (2 Aralık Salı) ilk kez hakim karşısına çıkan gazeteci Furkan Karabay, hakkında tahliye kararı verildi.
Bir YouTube kanalındaki açıklamaları ile ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 15 Mayıs’ta tutuklanan gazeteci Furkan Karabay bugün hakim karşısına çıktı.
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi görülen duruşma gecikmeli olarak 12.30 civarında başladı.
Mahkeme heyeti, mütalaa için 12.40'ta duruşmaya ara verdi. Duruşma, saat 13.15 sıralarında başladı.
Cumhuriyet savcısı, Karabay'ın cezalandırılmasını ve tutukluluğa devam kararı verilmesini talep etti. Karabay ise mütalaaya karşı savunma yapmayacağını söyledi.
SAVCILIK İTİRAZ ETTİ
14.25 itibariyle Karabay’ın avukatları savunmasını tamamladı.
Mahkeme heyeti bu kez karar için duruşmaya ara verdi.
Mahkeme Başkanı Karabay’dan son sözünü sordu. Karabay, “Son sözüm yok” diye yanıt verdi.
Saat 15.00'te ara sona erdi. Mahkeme heyeti, Furkan Karabay'a üç ayrı suçtan toplam 4 yıl 3 ay hapis cezası verilerek tahliyesine hükmetti.
Kararın ardından salondan alkışlar yükseldi.
Karabay tahliye işlemleri için yeniden Silivri Cezaevi’ne götürülecek.
Karabay, tutuklu olduğu bir dava bulunmaması sebebiyle cezaevinden tahliye edilecek.
Tahliye kararına ilerleyen saatlerde savcılık itiraz etti. Akşam saatlerinde Karabay tahliye edildi.

"İDDİANAMEYİ OKUYUN" TALEBİNE RET!
Duruşmanın başında Furkan Karabay’ın hakkında yazılan iddianamenin okunması talebi, mahkeme başkanı tarafından kanunun değiştiği, okuma zorunluluğu bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi.
Karabay, sanık kürsüsünde iddianameyi yırtarak "Bu iddianameye karşı savunma yapmayı reddediyorum" dedi.
"25. AĞIR MAHKEMESİ’Nİ PROTESTO EDİYORUM"
Karabay savunmasında şunları söyledi:
“Son aylarda yapılan operasyonlarla birlikte, gazeteci Ercüment Akdeniz’i HDK ile yargılayan ve Fatih Altaylı’ya hükmen tutukluluk devamı veren İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ni, eksikliklerle ve maddi hatalarla dolu İBB iddianamesini kabul eden İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ni, Tayfun Kahraman hakkındaki AYM’nin hak ihlali kararını tanımayan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni, öğrenciler ve gençler hakkında tutuklama kararı veren sulh ceza hakimliklerini, iddia kuponu doldurur gibi hakkımda suçlamalar yönelten iddianameyi kabul eden 25. Ağır Mahkemesi’ni protesto ediyorum.”
Karabay, savunma yapmak için çıktığı kürsüde elindeki iddianameyi yırtarak “Ben bu iddianameye karşı savunma yapmam. Ben bu iddianameyi sadece yırtarım. Savunma yapmayı reddediyorum” dedi.
İZLENİM
Koğuş arkadaşları desteğe geldi
Tutukluluğunun 201’inci gününde hâkim karşısına çıkarılan Gazeteci Furkan Karabay’ı meslektaşları yalnız bırakmadı. Çok sayıda gazeteci ve avukat Karabay’a destek olmak için Çağlayan Adliyesi’ne geldi. 25. Ağır Ceza Mahkemesi, Karabay’ın avukatlarının “Duruşmayı daha büyük salona alın” şeklindeki talebini kabul etmediği için duruşma küçük salonda yapıldı. Bu nedenle birçok gazeteci ve yurttaş duruşma salonuna giremedi. Bazı gazeteciler yerde oturarak duruşmayı takip ederken Karabay, -tıpkı Fatih Altaylı gibi- bu dönemin simgesi olacak şekilde, herkesin “hukuki değil siyasi” dediği bu yargılamanın iddianamesini sanık kürsüsünde yırtarak tepki gösterdi. Altaylı da savunma yaptığı kâğıtları kararın okunmasının ardından havaya fırlatmıştı.
Karabay’ın duruşmasına Silivri Cezaevi’nden koğuş arkadaşları da destek için katıldı. Arkadaşları, 19 Mart eylemleri nedeniyle tutuklanıp Silivri’ye gönderilen üniversite öğrencileriydi…
Avukatlar, mahkeme heyetinin Karabay’ı 201 gün boyunca cezaevinde tutmasına, iddianamenin geç hazırlanmasına ve ilk duruşmanın yaklaşık 7 ay sonra yapılmasına isyan etti. Karabay’ın avukatları iddianamedeki “Başsavcı Akın Gürlek’in adına haberlerde yer verilerek hedef gösterildiği” yönündeki iddiaya karşı yandaş Yeni Şafak’ın Akın Gürlek ile yaptığı röportajı mahkemeye sundu.
Karabay’ın hem avukatı hem de ağabeyi olan Harun Karabay ise “Başsavcı’nın adını A.G. diye kodlayıp fotoğraflarda yüzünü mü buzlayalım?” dedi.
Hem toplum hem davayı takip edenler bu yargılamanın, hukuki değil siyasi bir dava olduğunun ve 201 gün süren tutukluluğun ise peşinen cezalandırma olduğunun bilincinde. Karabay ile avukatları da savunmalarına buna göre yaptı.
Bu dava şüphesiz şunu gösterdi: Türkiye’de yargı makamı artık adaleti sağlamaktan çok uzak. Savcılar ve hâkimler yargıladıkları kişinin yüzüne dahi bakmak istemiyor. Hatta hem sanığın hem de avukatlarının yaptığı savunmaların da artık bir önemi yok. Dahası artık tutuklama ve dava için delile de gerek yok. Altaylı ve Karabay davalarında olduğu gibi suç olmayan ifadeler aylarca tutuklu yargılamaya ve 4-5 yıl hapis cezasına gerekçe gösteriliyor. Bu yüzden de toplumun en az yüzde 70’i ülkede adalete güvenmiyor, yargı mensuplarının bir partinin üyesi gibi hareket ettiğini düşünüyor.
Bu yargılamalar aynı zamanda adeta boğazına çökülen medyaya verilen büyük bir gözdağı… Bu yargılamalar ile “Konuşursanız, haber yaparsanız sizin de başınıza bunlar gelir” mesajı veriliyor. Ancak her dönem olduğu gibi bu dönem de tıpkı Furkan Karabay gibi korkmayan gazeteciler var ve var olacakta…
***
NE OLMUŞTU?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Karabay’ın “Cumhurbaşkanına alenen hakaret, zincirleme şekilde terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlarından cezalandırılması talep edildi.
Karabay hakkında söz konusu suçlamalar nedeniyle yaklaşık 6 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
İddianamede, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Can Tuncay, Cumhuriyet Savcısı Ahmet Şahin ile Hakim Hatice Kozan 'mağdur' olarak yer aldı.


