Google Play Store
App Store

Esenyurt’ta sokak ortasında dövülerek öldürülen gazeteci ve aktivist Hakan Tosun davasının ilk duruşması bugün Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanıklar ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanıyor. Davayı takip etmek isteyen avukatlar, gazeteciler ve yurttaşlar salona alınmazken, içeri girmek isteyenlere müdahale eden polis duruşma salonu önüne barikat kurdu. Ardından Tosun'un aile avukatlarının ısrarı üzerine dışarıda kalan gazeteciler için ek salon açıldı. Dava 8 Temmuz'a ertelendi.

Gazeteci Hakan Tosun cinayetinde ilk duruşma görüldü: "Tekme atmadım, dürttüm"
Fotoğraflar: BirGün

Meral DANYILDIZ

İstanbul Esenyurt’ta 10 Ekim 2025’te uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci ve belgeselci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dava 8 Temmuz'a ertelendi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin hakkında “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

Hakan Tosun’un darbedilerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması polisin gazetecilere yönelik müdahalesiyle başladı. Mahkeme duruşmaya sadece bir basın mensubunun alınmasına karar verdi. Duruşmaya sadece adliye basını alınırken diğer gazeteciler salona alınmadı. Duruşmayı takip etmek isteyen gazetecilerle polis arasında salona girme tartışması yaşandı, polis gazetecilere ve avukatlara fiziki müdahalede bulundu. Ardında mahkeme basın mensubu sayısını 7’ye çıkardığını duyurdu. Gazetecilerin ısrarı sonucu bir salon daha açıldı, gazeteciler duruşmayı başka bir salondan, SEGBİS ile takip etti.

Müşteki avukatları, Tosun’un gazeteci ve aktivist kimliğinden dolayı pek çok gazeteci ve kitle örgütünün davayı takip etmek isteyeceğini belirterek, duruşmanın daha büyük bir salonda yapılmasını daha önce de talep ettiklerini, taleplerinde ısrarcı olduklarını söyledi. İstanbul ve Antalya Barosu davaya müdahil olma taleplerini iletti.

"BENİM ÇEKTİĞİM ACIYI ONLAR DA ÇEKSİN"

Tosun’un ablaları Öznur ve Özlem Tosun, ağabeyi Burhan Veli Tosun ve anneleri Fatma Tosun da davaya müdahil olma taleplerini iletti ve şikayetçi olduklarını beyan etti. Anne Fatma Tosun, “En son konuşmamızda ‘Yoldayım, geliyorum’ dedi. Daha sonra telefonu kapandı ulaşamadım. Almışlar hemen telefonunu” dedi. Hakan Tosun’un küfür etmediğini defaatle söyleyen anne Tosun, “Benim çocuğum allahın bir meleğiydi. Benim çektiğim acıyı onlar da çeksin” dedi. Tosun’un otopsisini temiz çıktığı, uyuşturucuya rastlandığını söyleyen Tosun, anlatılanların iftira olduğunu ifade etti. Abla Öznur Tosun da kardeşinin uyuşturucu satıcısı, tecavüzcü, tacizci olmadığını; gerçeklerin saptırıldığını söyledi.

"BEN OMZUNA TEKME ATTIM, KENDİ KENDİNİ YERE ATTI"

Duruşmada ilk savunmayı sanık Abdurrahman Murat yaptı. Murat savunmasına, “Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm” diyerek başladı. Doğduğundan beri aynı mahallede oturup, burada esnaflık yaptığını söyleyen Murat, olay günü Hakan Tosun’un elektrik direğinde oturduğunu üç kez kendisiyle denk geldiklerini, ilkinde yanından geçip gittiğini, ikincisinde omzuna tekme attığını, üçüncüsünde de yumruk attığını söyledi.

Murat, Tosun’u gördüklerinde Tosun’un tişörtünün yırtık, gözünün mor, darbedilmiş olduğunu iddia etti. Tosun’u ikinci gördüğünde orada alkol almaması için uyardığını, Tosun’un kendisine küfrettiğini söyledi. Murat, Tosun’a orada iki kez tekme attığını ama sert vurmadığını söyledi. Tosun’un avukatı Hakan Bozyurt, Murat’a kamera görüntülerinde dört kez tekme atıldığını hatırlattı. Murat iki kez tekme attığı konusunda ısrar etti. Ben omzuna tekme attım, sert değildi. Kendi kendini yere attı.

Murat bu olayın ardında yanına Ayhan Adıgüzel ve Adnan Şahin’in geldiğini anlattı. Adnan Şahin’in de Tosun’a tekme attığını daha sonra Şahin’in arabayla kedisini eve bıraktığını söyledi.

MOTOSİKLETLE GERİ GELDİ

Murat’a, Şahin onu eve bıraktıktan sonra Yusuf Özakdağ’ın motosikletinin arkasına binerek Tosun’un bulunduğu yere neden tekrar gittiği soruldu. Murat, amacının Tosun’un yanına gitmek değil markete gitmek olduğunu ileri sürdü. Yolda Tosun’u tekrar gördüğünü burada aralarında yeniden küfürleşme olduğunu, Tosun’un kendisine yumruk atmaya çalıştığını falan atamadığını, kendisinin de bir defa yumruk attığını ve Tosun’un yere yığıldığını söyledi.

TEKME DEĞİL ‘DÜRTME’

Murat’ın ardından şüphelilerden Adnan Şahin’in sorgusuna başlandı. Şahin, o gün Sanık Abdurrahman Murat’ın ağabeyiyle buluştuğunu, olaydan 10 dakika önce kendisiyle ayrıldıklarını ve kavga seslerini arabasında oturduğu sırada duyarak olaya müdahil olduğunu söyledi. Şahin, sesin olduğu yöne gittiğinde Abdurrahman Murat’ı gördüğünü söyledi. Şahin tekme attığına dair ifadeleri reddetti ve “Sadece dürttüm, ‘kalk’ dedim” dedi. Müşteki avukatları kamera görüntülerinde kendisinin tekme attığını söyledi, Şahin ise ısrarla tekme atmadığını savundu. Şahin’in avukatı ile müşteki avukatları arasında tartışma çıktı, Şahin’in avukatı görüntülerde tekme atanların kim olduğunun anlaşılmadığını söyledi. Müşteki avukatı, Tosun’un yüzünde, kafatasında kırıklar olduğunu hatırlatarak mahkemeye dürtmeyle mi oluştu bu kırıklar sorusunu yöneltti.

TANIK TEHDİT Mİ EDİLDİ?

Duruşma tanık ifadeleriyle devam etti. Tanıklardan Gönül Doğan’ın çelişkili ifadeler vermesi sebebiyle mahkeme başkanı tanığı sıkıştırdı, yalan söylememesi konusunda uyardı. Doğan, “Ben doğruyu söyleyeceğim ama çocuğuma zarar gelsin istemiyorum. Korkumu anlıyor musunuz” diye sordu. Mahkeme başkanı tanığa ‘Kafanı topla, ona göre konuş, kimsenin sana bir şey yapacağı yok’ dedi. Doğan bunun üzerine, “Abdurrahman motordan indi, sonra siyah bir araba geldi. Abdurrahman Hakan’a vurdu, arabadakiler vurdu mu hatırlamıyorum. Hakan Tosun’un tişörtü göbeğine kadar açıktı. İdrar birikintisi vardı. Yattığı yerde idrarını kaçırmış gibiydi” dedi.

DAVA ERTELENDİ

Verilen aranın ardından ara kararını açıklayan hakim, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, sanıkların HTS kayıtlarının istenmesine, metrobüsteki tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine karar vererek duruşmayı 8 Temmuz saat 14.00’e erteledi.

DAVA ÖNCESİ YÜRÜMEK İSTEYENLERE POLİS ENGELİ

Dava öncesinde duruşmayı takip etmek isteyen Tosun'un yakınları ve sevenleri İncirli metrosunda buluştu. Buradan adliyeye yapılacak yürüyüşün ardından basın açıklaması okunacak.

Polis, metrodan adliyeye yürümek isteyen kitleye engel oldu. Polis, "Hakan Tosun'a ne oldu?" yazan pankartla yürünmesine izin vermedi.

Hakan Tosun'un annesi Fatma Tosun, polis barikatına tepki göstererek, "Çocuğum sokak ortasında dövüldüğünde polis neredeydi?" diye sordu.

Dövizler ve pankartların indirilmesinin ardından kitlenin tek sıra halinde geçmesine izin verildi. Duruşmayı takip etmek isteyen yurttaşlar, adliyeye alınmaması üzerine, "Aç aç, barikatı aç" sloganı atıldı. Ardından barikatın açılmasıyla yurttaşlar, adliyeye alındı.

NE OLMUŞTU?

11 Ekim'den beri kendisinden haber alınamayan gazeteci Hakan Tosun'un ailesinin, yaşam savunucularının ve gazetecilerin uğraşları sonucu Esenyurt'ta uğradığı saldırı sonucu kaldırıldığı hastanede yoğun bakımda tedavi altında olduğu öğrenilmişti.

Tosun’un, üzerinden kimlik çıkmadığı için bilinci kapalı şekilde hastaneye getirildiği ancak kaydı bulunmadığı için ailesine ulaşılamadığı belirtildi. Darp edilmekten ağır yaralı ve cüzdanı da çalınmış bir halde yol kenarında bulunan gazeteci ve aktivist Hakan Tosun'un 13 Ekim Pazartesi günü beyin ölümü gerçekleşmişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Tosun'un ölümüne ilişkin 2 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı. Gözaltına alınan 18 ve 24 yaşlarındaki iki kişi daha sonra tutuklanmıştı.

Tosun'un avukatı Onur Cingil ise olay yerine gidip mahalle sakinleri ve esnafla görüşen gazeteci Umut Taştan'ın da fail yakınları tarafından tehdit edildiğini duyurmuştu.

ÖLÜMÜYLE İLGİLİ BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Gazeteci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin belirsizlikler sürerken arkadaşları, olayın aydınlatılması için yedi kritik soru yöneltmişti.

Tosun’un telefonu, cüzdanı, kimliği ve kamerasının kayıp olduğu belirtilirken, bu eşyaların aranıp aranmadığı, basına servis edilen görüntülerin kimler tarafından ve hangi amaçla kurgulandığı sorgulanmıştı.

Ayrıca delil niteliğindeki kayıtları yasa dışı biçimde alan kişiler hakkında işlem yapılıp yapılmadığı, Tosun’un acil serviste ne kadar süre bekletildiği, kimliğinin neden 27 saat boyunca tespit edilemediği ve olayın kasıtlı bir saldırı olup olmadığına dair bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği de sorular arasında yer almıştı.

HAKAN TOSUN KİMDİR?

Hakan Tosun, 1975 yılında İstanbul’da doğdu. Medya alanındaki kariyerine, özel radyoların yayın hayatına başladığı 1993 yılında teknik danışman olarak adım attı.

1998’de İzmir’e yerleşerek çeşitli özel televizyon kanallarında haber montaj operatörü olarak çalıştı. 2009’dan itibaren belgesel yapımcılığına yönelen Tosun, doğa, kent mücadelesi ve toplumsal olaylara odaklanan bağımsız yapımlarıyla tanındı.

Tosun’un “Çatılara Doğru”, “Tekel İşçileri”, “Büyük Anadolu Yürüyüşü”, “Dönüşüm (Gentrification)” ve “Validebağ Direnişi” adlı belgeselleri, Türkiye’deki toplumsal hareketleri ve çevre mücadelelerini belgeleyen çalışmalar arasında yer aldı.

Bağımsız gazeteci olarak çalışmalarını sürdüren Tosun, aynı zamanda “Doğa ve Kent Aktivizm Documentary” adlı yapım şirketinde yönetmenlik yapıyordu.