Google Play Store
App Store

Kuzey Kıbrıs'ta yayın yapan Özgür Gazete Genel Yayın Yönetmeni Pınar Barut'a, ABD bağlantılı numaralar ve Sinan Ateş cinayeti azmettiricisi Doğukan Çep’in lakabı olan "Dodo" ismiyle "Gazeteni yakacağız", "Kurşunlar konuşulacak" mesajlar gönderildi. BirGün’e konuşan gazeteci Barut, "Türkiye’de tüm çeteler elemanlarını buraya yönlendirdiler. Redkitler, Daltonlar, Casperlar aklınıza gelecek irili ufaklı çeteler tetikçilerini buraya yolluyorlar. Silahlarını da ayrıca TIR'larla gönderiyorlar" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi
Gazeteci Pınar Barut: Redkitler, Casperler, Daltonlar silahlarını TIR'larla Kıbrıs'a gönderiyorlar

Kuzey Kıbrıs’ta gazeteci Pınar Barut ve Genel Yayın Yönetmeni olduğu Özgür Gazete, ABD ile bağlantılı cep telefonu numalarınca tehidt edildi.

Özgür Gazete'si ve Genel Yayın Yönetmeni Pınar Barut'a ait cep telefonuna kimliği belirsiz kişiler tarafından "Gazeteni yakacağız", "Kelle başlı 1 milyon dolar", "Rum/İsrail destekçileri", "Kanınız bize helal", "Sana Filistin’deki çocuk acısını çektiricem", "Kurşunlar konuşulacak" mesajları gönderildi.

Söz konusu tehdit mesajlarının ABD ile bağlantılı SIM kartlar üzerinden ve Sinan Ateş cinayeti azmettiricisi Doğukan Çep’in lakabı olan "Dodo" ismiyle gönderildiği kaydedildi.

BirGün’e konuşan gazeteci Pınar Barut, Türkiye'deki farklı çete gruplarının Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet yürüttüğünü belirtti.

CASPERLAR, DALTONLAR, KIBRIS’TA CİRİT ATIYOR

Casperlar, Daltonlar gibi çetelerin son 6 aydır birçok eylem yaptığını ifade eden Barut şöyle konuştu:

"Münferit bir olay olarak görülebilir ama Kıbrıs’ın kuzeyinde aylardır güvenlik sorunu yaşıyoruz. Türkiye’de tüm çeteler elemanlarını buraya yönlendirdiler. Redkitler, Daltonlar, Casperlar aklınıza gelecek irili ufaklı çeteler tetikçilerini buraya yolluyorlar. Silahlarını da ayrıca TIR'larla gönderiyorlar. Burada gösterdikleri hedeflere ateş ediyorlar, araçlarını yakıyorlar. Ülkede kundaklanmayan oto galeri kalmadı. Yakalananlar da genellikle 18-20 aralığında kişiler. Kıbrıs’ın kuzeyinde bir güvenlik krizi bu. Umarım birimize bir şey olmadan çözülür. Çünkü tehdit mesajları çocuklarımızın isimlerine, okullarına, konumlarına kadar her şeyi içeriyor. Her yeni mesajda her yeni kişisel bir bilgi detayı veriyorlar. Bana yapılan suçlama ben muhalif bir gazeteciyim, Kıbrıs’ta barışı savunan bir gazeteciyim. Bize, ‘Siz Filistinli ailelerin acısını yaşayacaksınız çünkü siz Rumlara hizmet ediyorsunuz’ diyorlar. İşin bir de böyle bir siyasi boyutu var. Endişeliyiz."

"KINAMA YETERLİ DEĞİL, ADIM ATILMALI"

Yaşananlaraın ardından Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, ülkede son dönemlerde artan suç faaliyetlerinin, iş insanları ve galericilerin ardından gazetecileri hedef almaya başladığına vurgu yaptı.

Sendika, "Siyasi baskı ve tehdit altında mesleğini sürdürmek zorunda kalan gazetecilerin, bu kez bir haraç çetesinin hedefi hâline geldiğine" dikkat çekti.

Açıklamada, "Gazeteci Pınar Barut, eşi ve eşinin çocukları; çete mensupları tarafından gönderilen mesajlarla ölümle tehdit edilmiş, aileden para talep edilmiş ve iki günlük süre tanınmıştır. Paranın verilmemesi durumunda ‘silahların konuşacağı’ yönünde açık bir tehditte bulunulmuştur" denildi.

Açıklamada şunlara yer verildi:

"Bu tehditlerin, polisin ‘Huzur Operasyonu’ adı altında birçok insan hakkı ihlalinin yaşandığı gece başlaması, ülkemizde kimsenin güvende olmadığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Tetikçilerin elini kolunu sallayarak dolaşabildiği bir ortamda, acil güvenlik önlemlerinin alınması kaçınılmazdır.

Başta Cumhurbaşkanlığı ve merkezi hükümet olmak üzere tüm yetkililer, bu olayları yalnızca izlemek ya da kınamakla yetinemez; gerekli adımları derhâl hayata geçirmek zorundadır.

BARUT VE AİLESİNİN GÜVENLİĞİ SAĞLANSIN

Yaptığımız görüşmeler sonucunda, polis tarafından Gazeteci Pınar Barut ve ailesi için bazı güvenlik tedbirleri alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Sendika olarak meslektaşımızın yanındayız. Şu aşamada en büyük önceliğimiz Barut ve ailesinin güvenliğinin tam olarak sağlanmasıdır.

Toplum olarak ‘kınama’ dönemini geride bırakmalı, bizi her seferinde yeni açıklamalar yapmaya mecbur bırakan bu olayların kökten önüne geçecek radikal ve etkili adımlar atılmalıdır.

Basın Emekçileri Sendikası olarak sorumluluğumuzun bilinciyle süreci yakından takip etmeye ve meslektaşımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Basın-Sen ve Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği olarak, gazetecilere yönelik son dönemde artan tehditlere karşı tepkimizi göstermek amacıyla 25 Kasım Salı günü saat 11.00’da Polis Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapacağız."