birgün

13° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 27.10.2020 18:33

'Gelecek İçin Biz'den Edirne Belediye Başkanı'nın Çakıcı ile buluşmasına tepki

"Gelecek İçin Biz" grubu, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın Alaattin Çakıcı ile buluşmasına tepki göstererek, "CHP’de son zamanlarda yaşanan bu tuhaflıklar o kadar çoğaldı ki, artık hiçbir yöneticinin böylesi bir rezalete karşı iki çift laf söylemesi dahi beklenmiyor" açıklamasında bulundu.

'Gelecek İçin Biz'den Edirne Belediye Başkanı'nın Çakıcı ile buluşmasına tepki

"Gelecek İçin Biz" grubu, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın Alaattin Çakıcı ile buluşmasına tepki gösterdi.

"Arkadaşlar, bize bakıyor!" başlığıyla yayımlanan açıklamada, CHP Genel Merkezi’nin bu konuya da “Fransız kalacağını” kestirmek pek zor değil. CHP’de son zamanlarda yaşanan bu tuhaflıklar o kadar çoğaldı ki, artık hiçbir yöneticinin böylesi bir rezalete karşı iki çift laf söylemesi dahi beklenmiyor" denildi.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın dün Alaattin Çakıcı’yı ağırlayarak kendisine Atatürk’ün orijinal bir fotoğrafını armağan etmesi çok konuşulmuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde başını İlhan Cihaner, Ali Şeker, Murat Akbaş, Necati Yılmaz gibi isimlerin çektiği “Gelecek İçin Biz” oluşumu tarafından bu duruma karşı bir yazı yayınlandı.

Parti yönetiminin eleştirildiği yazı şu şekilde:

"Arkadaşlar, bize bakıyor!

Oysaki o fotoğraf ortaya çıkalı sadece bir hafta olmuştu. 90’lı yıllarda adı derin devletle sıkça anılan dört isim (Alaattin Çakıcı, Mehmet Ağar, Korkut Eken ve Engin Alan) Bodrum’da bir hatıra fotoğrafı çektirmiş ve bu fotoğraf basına servis edilmişti.

Bahsi geçen isimlerin geçmişte hangi karanlık olaylarla anıldığı ve adlarının hangi illegal durumlarla birlikte zikredildiği herkesin malumu…

Daha fotoğrafın boyası kurumamıştı ki, bahse konu olan kişi hakkında ajanslara dün yeni bir fotoğraf düştü. Fotoğrafta gördüğümüz manzara, çoğumuz için inanılması güç bir sahne olarak hafızalarımıza kazındı.

Çakıcı’ya, CHP’li Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan tarafından onur konuğu şeklinde davranılıyor, sanki şehre gelebilecek en değerli kişi gibi ağırlanıyor, yetmiyor Atatürk’ün 1927 yılında Fransız bir fotoğrafçı tarafından çekilmiş orijinal portresi kendisine armağan ediliyordu.

CHP Genel Merkezi’nin bu konuya da “Fransız kalacağını” kestirmek pek zor değil. CHP’de son zamanlarda yaşanan bu tuhaflıklar o kadar çoğaldı ki, artık hiçbir yöneticinin böylesi bir rezalete karşı iki çift laf söylemesi dahi beklenmiyor. Her şeyi geçin, Atatürk’ün orijinal portresinin nasıl olup da organize suç örgütü elebaşı olmaktan hüküm giyen birine armağan edilmesini nasıl açıklayabiliriz?

Saçmalık boyutuna varan yeni bir olay cereyan ettiğinde, parti yönetiminin sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi başını öteki tarafa çevirmesi kötü bir alışkanlık halini aldı. Ancak, bu diğer hadiselere pek benzemiyor.

Nasıl mı?

Eğer bunu görmezden gelirseniz tarih sahnesinde sabıkalı olma ihtimaliniz çok yüksek. Bir anda, Denizler’in idamında evet oyu kullanan CHP’li milletvekillerine dönüşebilirsiniz. Tarih, bunu bir yere kaydeder ve günü gelince arşivlerden dökülür ikrardan gelen sükût…

Mesela, kumar masalarında söndürülen ocakların üçüncü nesil fertleri, sık sık rüyalarınıza konuk olabilir. Mesela, uyuşturucu yüzünden evladını yitirmiş yüzlerce acılı ana babanın ahını alabilirsiniz.

Başınızı öte yana çevirmeye devam ederseniz, içki sofralarına meze yapılmak için satılan ve sonra öldürülüp kör bir kuyuya atılan Elif’in sızlayan kemikleri gününde birinde yakanıza yapışabilir.

Bu tefeci bezirgân çetelere yakasını kaptırıp, üç çocuğunun canını kurtarmak için bir gece yarısı kendini asan babanın vebali sizden sorulabilir.

Tüm bunları umursamıyorsanız, başkalarının acıları ve ölümleri sizi pek de alakadar etmiyorsa kendi ortak tarihimizle yüzleşmek durumunda kalırsınız. Ankara’da boğularak öldürülen yedi üniversitelinin aziz hatırasıyla yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz kısacası...

“Belki de bunların hiçbiri olmaz” diyerek bugün Edirne’ye bakmak istemezseniz, emin olun kenti teslim ettiğiniz kişiye Edirne’yi hatırlatan birileri de mutlaka çıkacaktır.

Bilenler iyi bilir, ömrünü bu çakallar sürüsüyle mücadeleye adamış olan Edirneli eğitimci Fevzi Güvener her an mezarından çıkabilir örneğin... Bu mafya artıklarını idol olarak bellemiş it kopuk takımı tarafından, köşe başında boğazı kesilerek katledilen Edirne’nin en güzel çocuğu Bahadır Grammeşin’in hatırası her köşe başında karşınıza çıkar.
“Arkadaşlar toprağın altından bize bakarken, siz nereye bakıyordunuz?” diye sormazlar mı sanıyorsunuz…
Biz, şimdi önümüzde duran iki fotoğraf karesiyle, arkadaşlarımızın katili olanlardan hesap sorulacak günün şafağına bakıyoruz.

Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi, kendi kurcusunun portresine sahip çıkamıyor ya… O kurucunun gözleri, şimdi kendi emanetine sahip çıkacak bir çift gözü arıyor.

Ve emin olun, şu anda toprak altında olan tüm “arkadaşlar”, sanki dirilecekmiş gibi amansız bir umutla bize bakıyor...
Hepimize bakıyor!

Siz nereye bakıyorsunuz?"

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız