Google Play Store
App Store

Genç sanatçılara alan açmayı hedefleyen BASE’in kurucularından İdil Bilge, “Sanat yolculuğunda kalıcı olabilmenin yolu üretim kararlılığından geçiyor” dedi.

Genç sanatçıların cesaret alanı
Yeni mezun gençleri buluşturan sergi 12 Eylül’e kadar gezilebilir. (Fotoğraf: BirGün)

Murat KARAKÜTÜK

İzmir’deki Urladam, üniversitelilerle kültür sanat merkezlerini buluşturma misyonunu sürdürürken, BASE bu yıl 'Doğada Saklı' sergisiyle ziyaretçilerin karşısında. 32 genç sanatçının güncel eserlerini bir araya getiren sergi, 12 Eylül’e kadar ücretsiz görülebilecek. Doğa kavramını farklı disiplinler üzerinden tartışmaya açan işler, kimi zaman naif kimi zaman çarpıcı bir dil kurarak genç kuşağın üretim cesaretini gözler önüne seriyor.

BASE’in kurucularından İdil Bilge ile hem sergiyi hem de platformun sanatçı adaylarına sunduğu olanakları konuştuk.

BASE hangi nedenlerle çıktı ortaya?

BASE, Türkiye’nin dört bir yanından yeni mezun sanatçıları görünür kılma ihtiyacından doğdu. Mezuniyet sergileri dışında görünürlük imkânı bulamayan gençler için eşit bir alan yaratıyoruz. Bu sayede gençler galeriler, kurumlar ve koleksiyonerlerle tanışma fırsatı yakalıyor. Onlara en büyük katkımız görünürlük sağlamak ve üretime devam etmeleri için cesaret vermek.

BASE’in karşılaştığı engeller neler oluyor, nasıl çözülüyor?

Yüzlerce sanatçının işini aynı çatı altında toplamak ciddi bir organizasyon gerektiriyor. Bu süreç, partnerlikler ve kolektif çabayla aşılabiliyor. Zaman zaman gençlerin piyasa refleksine kapılması bizi zorluyor. Oysa BASE’in amacı satış değil; üretimi görünür kılmak. Onlara sürekli hatırlatıyoruz: sanatın değeri yalnızca ticari karşılığıyla ölçülmemeli.

Sanatın belli bir modası ya da prototipi olmalı mı?

Dönemsel eğilimler her zaman oluyor. Kavramsal sanat, yapay zekâ ya da seramik kullanımı gibi. Ancak BASE’in tavrı, bu çeşitliliği kalıplara sıkıştırmamak. Sanatçının özgün sesini bulabilmesi için çok okumak, çok gezmek ve farklı disiplinlerle temas etmek çok önemli. Biz de gençlere modaların ötesinde kendi dillerini kurabilecekleri bir alan sunuyoruz.

Seçici kurul nasıl çalışıyor, öncelikleri neler?

Kurulumuz resimden heykele, fotoğraftan video ve yerleştirmeye kadar farklı disiplinlerden gelen sanatçılar, küratörler, koleksiyonerler ve galericilerden oluşuyor. Amacımız kişisel zevkleri yansıtmak değil, potansiyeli olan yetenekli mezunların gözden kaçmadığından emin olmak. Öncelikler arasında özgünlük, fikrin ifade biçimi, toplumsal bağ kurabilme, teknik beceri ve üretimde devamlılık geliyor.

Sanata, kurumlara ve küratörlere dair durduğunuz yer nedir?

Sosyal medya ve küresel piyasa dinamikleri sanat algısını zorluyor. Bu da küratör figürünü güçlendiriyor ama biz küratörleri otorite değil, seçici kurulda bir bakış açısı olarak görüyoruz. BASE’in yapısı da klasik bir kurum değil; esnek, dayanışmacı ve platform odaklı.

Sergiye seçilen ve seçilmeyenler süreci nasıl yönetmeli?

Sergi sırasında kurulan bağları sürdürmek çok önemli. Ancak ilk başarıları nihai bir son gibi görmemek, üretime devam etmek gerekiyor. Seçilmemek de başarısızlık değil; kimi zaman mekân kısıtları belirleyici oluyor. Sanat yolculuğu uzun bir süreç; kısa vadeli sonuçlardan çok sabır, merak, öğrenme ve disiplin belirleyici olur.

Bilge’nin de altını çizdiği gibi BASE yalnızca bir sergi değil. Genç sanatçılar için görünürlük sağlayan, onları cesaretlendiren ve sanat yolculuklarının ilk eşiğinde yanında duran bir platform. Urladam’daki sergi ise bu yolculuğun yeni bir durağı olarak genç kuşağın izleyiciyle doğrudan temas kurmasına olanak tanıyor.