Gençlik gericilik gömleğini yırtıp attı
İktidar “kindar ve dindar” nesiller yetiştirmek için her yolu denedi. Laikliğin kırıntısı dahi süpürülürken eğitimde gerici müfredat dayatıldı. Tüm çabalara rağmen gençlik, kendisine dayatılan “muhafazakârlık” gömleğini yırttı. Araştırmaya göre “dindarım” diyenlerin oranı son 10 yılda yarıya indi, “modernim” diyenlerin oranı ise yüzde 60 oldu.

Politika Servisi
“Kindar ve dindar nesil” hayalleri kuran Saray rejimi eğitimden sosyal yaşama dek tüm ülkeyi gericilik kıskacına alırken gençler, kendilerine dayatılan muhafazakarlık gömleğini yırtıp atıyor. Okullarda laik ve bilimsel eğitimin yok sayıldığı Maarif Modeli, ÇEDES Projesi adı altında okullara imam atanması, İmam Hatip dayatması, zorunlu din dersleri gibi pek çok uygulama hayata geçirildi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, tarikat ve cemaatlerin talebi üzerine göreve gelir gelmez karma eğitimi bile tartışmaya açtı.
Geçtiğimiz yaz aylarında pek çok konser ve festival valilikler eliyle hukuksuz biçimde yasaklandı. Pek çok sanat etkinliği gericilerin saldırına uğradı. Diziler tarikatların talebi üzerine RTÜK tarafından ağır yaptırımlara maruz bırakıldı.
İsrail’in Filistin’deki katliamını bahane eden gericiler hilafet bayrakları açarak şeriat sloganları attı. Kadınlar, gençler, çocuklar, LGBTİ bireyler kısacası toplumun tamamı gerici baskı ve saldırılara maruz kaldı. Ancak AKP’nin iktidarda bulunduğu geçtiğimiz 23 yılda iktidar ve gerici çevrelerin gerçekleştirmek istedikleri toplumsal mühendislik çabası sonuç vermedi. Yukarıdan aşağıya dayatılan muhafazakarlık baskısı ters tepti.

Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın (TOG), KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle hazırladığı “Türkiye 100 Genç Olsaydı” raporunun 2025 verileri de toplumun dinamiği olan gençlerin hızla sekülerleştiğini gözler önüne serdi. Her yıl 19 Mayıs Gençlik Haftası’nda kamuoyuyla paylaşılan rapor, bu kez 17-25 yaş arasındaki gençlerin son on yıldaki dönüşümünü ortaya koydu.
ÖZGÜRLÜK ALANINDA CİDDİ ENDİŞELER VAR
Araştırmaya göre kendine dindar deme oranı yarıya düşerken modern deme oranı yüzde 59’a yükseldi. Özgürlüklerin kısıtlanmasına dair endişe de yükseldi. 10 yıl önce her 10 gençten 6’sı özgürlükleri konusunda endişe duyarken bugün bu oran her 10 gençten 8’e yükselmiş durumda.

“Kadın çalışmak için eşinden izin almalıdır” diyenlerin oranı yüzde 57’den yüzde 22’ye gerilerken, “Kadınlar istiyorsa çocuk aldırabilir, kürtaj yaptırabilir” yargısını doğru bulanların oranı son 10 yılda yüzde 30’dan yüzde 55’e yükseldi.

“Damadım/gelinim farklı dinden olabilir diyenlerin oranı da arttı. Gençlerin yüzde 58’i bu yargıya “doğru” derken bu oran 10 yıl önce yüzde “31” olarak ölçülmüştü.

Araştırmada gençlerin diğer sorunlarını ve kaygılarını da ortaya koydu. Gençlerin sadece yüzde 8’i Türkiye’deki demokrasinin işleyişinden memnun olduğunu belirtirken, yüzde 71’lik bir oran ise memnun olmadığı ya da hiç memnun olmadığını söylüyor.
KÜLTÜR VE SANAT HAYATINDAN KOPUK
Raporun dikkat çeken verilerine göre, gençlerin kültürel yaşama katılımı oldukça sınırlı. Son 3 ayda gençlerin yüzde 51’i konsere, yüzde 62’si sinemaya, yüzde 90’ı tiyatroya, yüzde 75’i ise müzeye gitmemiş. Gençlerin sadece yüzde 16’sı pasaporta sahipken, 10 gençten 8’i hayatında hiç yurt dışına çıkmamış.
2015’te yüzde 83 olan sosyal medya kullanımı 2025’te yüzde 98’e çıktı. Neredeyse her genç sosyal medyada vakit geçiriyor ancak bu durum, kültürel ve sosyal yaşama katılımı dengeleyecek bir etki yaratmıyor.
Kendini “çok mutsuz” veya “mutsuz” olarak tanımlayan gençlerin oranı 2015’te yüzde 9 iken bu oran 2025’te yüzde 22’ye yükseldi. “Mutluyum” diyenlerde ise ciddi bir düşüş gözlemlendi. Ayrıca her 10 gençten 8’i temel özgürlüklerinin tehdit altında olduğunu düşünüyor.
Raporda yer alan bir diğer çarpıcı bulgu ise gençlerin geleceğe bakış açısı. 7-25 yaş aralığındaki bireylerin yarısı, 5 yıldan daha uzun bir zaman dilimini planlayamıyor. Geleceğe dair umut ve öngörü giderek daralıyor. Gençlerin yüzde 8’i kendini doğrudan yoksul olarak tanımlarken, büyük bir kısmı ekonomik sıkıntılarla yaşamını sürdürüyor. Her 10 gençten 8’i parasız kalıp muhtaç olmaktan korkuyor.
∗∗∗
EKONOMİYE GÜVEN EN DİPLERDE
AKP’nin her ay değişik konularda yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında nisan ayı raporu tamamlandı. Ekonomim’de yer alan habere göre siyasetten ekonomiye, dış politikadan iç politikaya pek çok başlıkta yapılan aylık kamuoyu araştırmalarında CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlatılan yargı süreçleri toplumun değişik kesimlerine soruldu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturmaya ilişkin “yolsuzluk yapıldığını düşünmüyorum” diyenlerin oranı yüzde 36,7, “düşünüyorum” diyenlerin oranı yüzde 28,5, “dava sonucunu görmek gerekir” diyenlerin oranı yüzde 25,6, fikir bildirmeyenlerin oranı ise yüzde 9,2 oldu.


