birgün

28° PARÇALI BULUTLU

DÜNYA 28.05.2020 18:05

George Floyd'u öldüren polis daha önce defalarca şikâyet edilmiş!

ABD'nin Minneapolis eyaletinde dolandırıcılık suçuyla yakalanan bir kişi, kendisini gözaltına almaya çalışan polisler tarafından boğularak öldürüldü. George Floyd'u öldüren polis Derek Chauvin daha önce defalarca şikayet edilmiş

George Floyd'u öldüren polis daha önce defalarca şikâyet edilmiş!

Siyah ABD vatandaşı George Floyd'u dakikalarca boğazına diziyle basarak öldüren polis memuru Derek Chauvin, görevden alınmış durumda.

2001'den beri Minneapolis'te polis olarak görev yapan Derek Chauvin, kariyeri boyunca pek çok kez şikayet aldı, hakkında dosyalar tutuldu. Ancak bunların bugüne kadar bir karşılığı olmadı.

44 yaşındaki Chauvin, hakkında defalarca resmen şikayet gelmiş olmasına ve hatta hakkında en az bir dava açılmış olmasına rağmen, bunların sonucunda hiçbir zaman disipline sevk edilmedi, hakkında yasal işlem yapılmadı. Göreve başlarken "yiğit olma" yemini eden polisin 19 yıllık görevinde bir şüpheliye silah çektiği de ortaya çıktı.

George Floyd'un öldürülmesinin ve görüntülerinin sosyal medyada yayılmasının ardından olaya karışan diğer 3 polis, Thomas Lane, Tou Thao ve Alexander Kueng de Minneapolis Emniyet Müdürlüğü'nden kovuldu.

BBC Türkçe'nin haberine göre; Ancak Chauvin, aralarında sicili en kabarık olanı. 19 yıllık polislik görevinde 10'un üzerinde şikayet almak, "normalin üzerinde" diyen emekli Minneapolis Park polisi ve Minnesota Hennepin Teknik Üniversitesi'nde polis eğitim uzmanı Mylan Masson, halkın daha çok içinde olan polislerin daha fazla şikayet aldığını söylüyor:

"Ne şekilde olursa olsun, bir polisin disiplin kaydı herhangi bir yasal süreçte incelenmeye tabidir."

Chauvin, Minneapolis Polis Akademisi'ne Ekim 2001'de girdi. "Aşırı güç kullanımına" yönelik aldığı şikayetlerin yanısıra, bir cezaevindeki mahkumun federal anayasal haklarını ihlâl ettiği gerekçesiyle hakkında açılan bir dava da var.

EN AZ ÜÇ KEZ İZNE ÇIKARILMIŞ

Olaylardan birinde Chauvin, 2006'da beraberinde 6 polisle birlikte Minneapolis'te bir evdeki bıçaklanma olayına müdahale etmişti.

Polisin olaydan sonra tuttuğu rapora göre, Wayne Reyes bir arkadaşını ve arkadaşının kız arkadaşını bıçaklamış; ardından orada bulunan herkesi elindeki silahla öldürmekle tehdit etmişti.

Polisler kamyonetine kaçan Reyes'i takip etti. Kamyonetinden elinden silahla çıkan Reyes'e polisler birkaç el ateş etti ve Reyes hayatını kaybetti.

Raporda Reyes'e ateş eden polislerin hangileri olduğu belirtilmiyordu. Reyes'in sözlü ya da fiziksel tehdidinin olduğuna dair kanıt da yoktu.

Olay soruşturulurken, standart protokol gereği 7 polisin tümü ücretli izne gönderildi. Soruşturma sonucu hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmadı. Chauivn de dahil tüm polisler göreve geri döndü.

Aynı yıl, Minnesota'da Lino Lakes Islah Merkezi'nde bir mahkum, Chauvin ve 7 polis hakkında "anayasal haklarını ihlal etmek" suçlamasıyla dava açtı. 2007'de hüküm verilmeden kapanan davaya dair dosyalar ve bilgilere ulaşmak şu an için mümkün değil.

2008'de, Chauvin ve beraberindeki bir polis, 'aile içi anlaşmazlığa müdahale etmek üzere' bir eve gönderildi. Yine polis raporuna göre, 21 yaşındaki Ira Latrell Toles, Chauvin eve girdiğinde banyoda saklanıyordu ve kaçmaya çalıştı. Chauvin'in yere yatma emrine direndi ve Chauvin'in silahını almaya çalıştı. Bunun üzerine Chauvin iki el ateş etti ve Toles'i karın bölgesinden vurdu. Hastaneye kaldırılan Toles kurtarıldı.

Yine soruşturma açıldı ve Chauvin ve diğer polis memuru yine ücretli izne çıkarıldı. Soruşturmanın sonucu yine kamuoyuna açıklanmadı, iki polis de 2009'da göreve geri döndü. Emniyet müdürlüğü, NBC'nin soruşturmayla ilgili bilgi talebine, diğer iki olayda olduğu gibi, yanıt vermedi.

Yerel Pioneer Press gazetesinin olayın ardından yayımladığı habere göre, Chauvin'e 2008'in başında bölge karakolunda "Silahlı bir adamın dahil olduğu bir olaya tepkisinden dolayı" Cesaret Madalyası verildi.

Bu kez 23 yaşındaki Leroy Martinez, bir çocuk oyun parkı yakınlarında silahını çıkardı. Silahını bırakma emrini reddettiği gerekçesiyle olay yerinde bulunan bir polis tarafından vuruldu. Chauvin'in de içinde olduğu bir polis ekibi, vurulma anından sonra olay yerine ulaştı. Soruşturma kapsamında Chauvin ve tüm ekip, 3 günlük ücretli izne çıkarıldı.

Olayın ardından konuşan polis amiri Tim Dolan, "Tüm polislerin kurallara uygun ve cesur şekilde hareket ettiğini" savundu.

"Polis Eylemleri Bürosu"nun veri tabanına göre Chauvin hakkında bunlardan çok daha fazla şikayet var. Ancak hiçbirinin detayları kamuya açık değil. Hiçbir şikayetin sonucunda Chauvin'in disiplin cezası almadığı görülüyor.

"YUFKA YÜREKLİ BİR ADAM"

İki yıl önce Chauvin'in hayat hikayesini haberleştiren Pioneer Press, eşi Kellie Chauvin'le de konuşmuştu.

Laos doğumlu, Güney Asya kökenli bir aileden gelen Kelli Chauvin, Derek'in gözaltına aldığı bir kişiyi kendi çalıştığı hastaneye götürdüğünü, bu esnada tanıştıklarını anlattı. Eşini, "O polis üniformasının atında tamamen yufka yürekli bir adam var" diye tanımladı.

Salı gecesi yoğun yağışa rağmen Chauvin'in Oakdale'deki evinin önüne giden kalabalık grup, protesto gösterisi düzenledi.

KATİL POLİSİN AVUKATI DAHA ÖNCE BAŞKA POLİSİ CİNAYET DAVASINDA SAVUNMUŞ!

Federal Soruşturma Bürosu (FBI), olayla ilgili eyalet yetkililerinin de dahil olduğu bir soruşturma yürütüyor. Chauvin'in avukatı Tom Kelly, henüz soruşturmayla ilgili bir yorum yapmadı.

Kelly daha önce birçok siyasetçiye ve yine cinayetle yargılanan polis memurlarına avukatlık yapmıştı.

Bunlardan biri, 2016'da yine ülke çapında eylemlere ve tartışmalara sebep olan, trafik denetlemesi sırasında siyah kamyon şoförü Philando Castile'i vuran Jeronimo Yanez isimli polisti. Dava bir yıl sonra sonuçlandı, Yanez suçsuz bulundu.

Öldürülen George Floyd'un kız kardeşi Bridgett Floyd, olay sırasında orada görevde olan tüm polislerin cinayetle yargılanmasını talep ediyor.

Eyaletteki 800'den fazla polisi temsil eden Minneapolis Polis Memurları Federasyonu ise, "tepki vermeden önce videonun tamamının ortaya çıkmasının ve adli tıp raporunun beklenmesinin gerektiğini" açıkladı.

NE OLMUŞTU?

Yurttaşların çektiği ve sosyal medyada paylaşılan video kaydında, beyaz polisin yere yatırarak diziyle boynuna bastığı Floyd, defalarca "Lütfen, nefes alamıyorum, lütfen" şeklinde yalvardı. Bir süre sonra yerde hareketsiz kalan Floyd, daha sonra gelen acil sağlık ekipleri tarafından ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldı ancak kısa süre sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Bir iş yeri sahibinin "sahtecilik" şikayeti üzerine eşkal benzerliği şüphesiyle gözaltına alınmak istenen Floyd’a uygulanan şiddet, 2014 Temmuz’unda New York'un Staten Island bölgesinde yaşanan benzeri Eric Garner olayını hatırlatmıştı.

Sokakta kaçak sigara sattığı gerekçesiyle, New York polisi (NYPD) tarafından boğazı sıkılarak gözaltına alınmaya çalışılan Garner, defalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmış, fenalaşması üzerine ambulansla hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetmişti. Eric Garner'ın son sözü "Nefes alamıyorum" ifadesi, ülke genelinde siyahlara karşı polis şiddetine karşı başlayan protesto gösterilerinde en önemli sloganlardan biri haline gelmişti.

abd-de-george-floyd-un-polis-tarafindan-oldurulmesine-tepki-siyah-insanlari-oldurmeyi-birakin-736357-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız