birgün

19° AÇIK

Gezi Davası tutuklularından mesaj: "Korku imparatorluğuna teslim olmayalım"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve Bartın Milletvekili Aysun Bankoğlu, Gezi Davası’nda hapis cezası verilen Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater ve Mine Özerden'i Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde ziyaret etti.  Yapıcı, Mater ve Özerden, “Hep birlikte, cesaretle mücadele edelim ve yaratılmak istenen korku imparatorluğu ve korku duvarlarına tekrar teslim olmayalım” mesajı verdi.

GÜNCEL 25.05.2022 17:28
Gezi Davası tutuklularından mesaj: "Korku imparatorluğuna teslim olmayalım" Fotoğraf: ANKA | Aysun Bankoğlu - Gülizar Biçer Karaca
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve Bartın Milletvekili Aysun Bankoğlu, Gezi Davası'ndan hapis cezası verilen Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater ve Mine Özerden'i Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde ziyaret etti. Karaca ve Bankoğlu, yaklaşık 2 saat süren ziyaretin ardından açıklama yaptı.

Yapıcı, Mater ve Özerden'in, “Hep birlikte, cesaretle mücadele edelim ve yaratılmak istenen korku imparatorluğu ve korku duvarlarına tekrar teslim olmayalım” mesajı verdiğini aktaran Karaca, "Bugün Sayın Genel Başkanımızın talimatıyla Bartın Milletvekilimiz Aysu Bankoğlu ile Bakırköy Kadın Cezaevi'nde Çiğdem Hanım, Mine Hanım ve Mücella Hanım’ı ziyaret ettik. Buradan bütün ülkede bütün yurttaşlarımıza özgürlük diyen, bağımsızlık diyen ve korku duvarlarını aşmış ve cesaretle mücadeleden bütün yurttaşlarımıza selamlarını ve sevgilerini iletmemizi kendileri istediler" dedi.

"Evet hepimizin, kamuoyunun bildiği gibi içeride Gezi tutsakları var. Gezi davası denilen ve Gezi davası sonucunda duruşma günü tutuklanarak cezaevine gönderilen 3 kadın mücadele yoldaşımızı bugün cezaevinde ziyaret ettik" diyen Karaca, "Bu davaya ilişkin hukuki bir değerlendirme yapmayacağım. Kendim hukukçuyum, Sayın Aysu Bankoğlu vekilimiz de hukukçu. Çünkü her ikimiz de bu davanın içeriğine ilişkin bir hukuki değerlendirme yapmayı, bize emek vermiş hocalarımıza haksızlık, hocalarımızın emeğine saygısızlık olarak addediyoruz. Çünkü burada hukuk yok" diye konuştu.

"GEZİ ÜLKEMİZDE SON YILLARIN EN ONURLU MÜCADELESİDİR"

Karaca, açıklamasına şöyle devam etti:

"Bu davayı hukuki olarak değil ama sonuç olarak yorumlamak gerekir. Bir Gezi hesaplaşması var. Neydi Gezi? Yaşam alanlarına ve yaşam biçimlerine karışılmasını istemeyen ve ağır müdahaleleri bertaraf etmek ve yaşam alanı ve yaşam haklarına ve yaşam biçimlerine müdahale edenlere karşı toplumsal bir ses yükseltme ve toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkıyla itirazlarını topyekûn dile getirme mücadelesiydi. Gezi ülkemizde son yılların en onurlu mücadelesidir. Gezi'de ne oldu? Gezi'de insanlar korku duvarlarını aştılar. Artık korkmadan hakları için mücadele etme cesaretini o Gezi ile buldular. Aslında bu davada yapılmak istenilen işte o onurlu direnişin, onurlu mücadelenin ve korku duvarlarını aşan, aşmak için topluma büyük bir cesaret veren o Gezi olayları, Gezi mücadelesinin ötekileştirilmesi, buradan dış kaynak bağlantısı yaratılmaya çalışmasıydı.

"HER ŞEYİ ÖNCEDEN HAZIRLANMIŞ BİR SENARYO"

Dosyada delil adı altında delil olduğu iddia edilen birtakım tespitler vardı ama hiçbirisi dosyada tartışılmadı. Hiçbir yargılanan sanığa, buna ilişkin soru sorulmadı, görüşleri, düşünceleri, ifadeleri alınmadı. Ve üstüne üstlük sanık vekili olarak ifade ettiğimiz arkadaşlarımızın, savunma avukatlarının bildirdiği hiçbir delil de toplanmadı. Aslında hakimler oturdular kendilerine verilen talimat gereğince duruşmaları yaparmış gibi göründüler. Ama kararı, düşüncesi, her şey önceden hazırlanmış olan bir senaryonun arkasından bu ağırlaştırılmış cezaları verdiler. Hatırlatmak isteriz iki defa beraat edilen bir davadan nasıl ağırlaştırılmış müebbet çıkar? Nasıl 18'er yıl hapis cezası çıkar?

"YENİDEN BİR KORKU DUVARI YARATILMAK İSTENMEKTEDİR"

Delil yok dediler. Deliller tartışılmamış, deliller toplanmamış ve delil olduğu iddia edilen durum tespitleri hakkında sanıkların ifadeleri dahi alınmamış ve bugün burada, bu ülkede korku duvarlarını aşılmasına destek olan, Gezi'de bulunan tüm yurttaşlarımıza yeniden bir korku duvarı yaratılmak istenmektedir. Ama biz içeride bu verilen kararın o korku duvarlarını yaratmadığını içerideki arkadaşlarımızda gördük. Dışarıdaki insanlar da o korku duvarlarını kapılmadılar. Onlar da içeriden şunu diyorlar, onu da açıkça buradan okumak isterim: 'İnsanlar acıdan yoruldu.

Acıdan ve belirsizlikten hepimiz çok yorulduk. Her şeyden bir fayda elde etme dürtüsü nedeniyle değerlerimizi kaybettik. Artık faydacılıktan vazgeçip değerlerimizi tekrar kazanmak zorundayız. Mücadele edelim, hep birlikte mücadele edelim cesaretle mücadele edelim ve yaratılmak istenen korku imparatorluğu ve korku duvarlarına tekrar teslim olmayalım' diyorlar. Biz de buradan onların bu talepleri onların kamuoyuna mesajları iletmeyi de bir borç olarak görüyoruz.

Ve diyoruz ki o korku duvarlarının örülmesini tekrar izin vermeyeceğiz, birlikte direneceğiz, korkmadan yılmadan mücadele edeceğiz ve cesaretle haksızlıktan, hukuksuzlukların üzerine gitmeye devam edeceğiz. Bizi ve talimatla karar veren mahkemeler, yargıçlar ne de saraydaki korkutmaya yeniden o duvarın arkasına vatandaşların hapse olmasına neden olacak süreçte bizi oraya dahil edemeyecekler. Biz korkmayacağız cesaretle o korku duvarlarını aşmanın cesareti ile haksızlık ve hukuksuzlukla mücadele etmeye hep birlikte devam edeceğiz.

Bu arada geçen cumartesi günü yaptığımız 'Milletin Sesi' mitingini içeride izlemişler. Mitingden duydukları heyecanı ve mutlulukla ilgili Çiğdem Hanım şöyle söyledi: 'Geldiğim günden beri böyleyim, hep neşeliyim hep moralim iyi. Dışarıda neysem burada da öyleyim, değişmedim değişmeyeceğim. Ama tabii ki sizlerin ziyaretleri sayın genel başkanımızın özellikle bu konunun gündemde tutulması noktasındaki desteği ve tabi ki her şeyden önce de haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı toplumun giderek artan sesini o mitingde duymaktan aldıkları cesareti, mutluluğu ve heyecanı tekrar ifade ettiler."

BANKOĞLU: "ONLARIN HAKLARI İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

CHP Bartın Milletvekili Aysun Bankoğlu da şunları söyledi:

"Nasılsınız dedik... 'Biz iyiyiz. Çünkü haklıyız haklı olduğumuz için de iyiyiz' dediler. Hepimize umut verdiler, selamlarını ilettiler. Sayın Başkan da söyledi ‘Artık biraz neşeye ve kahkahaya ihtiyacımız var korku imparatorluğunun yıkıldığını biliyoruz görüyoruz’ diyorlar. Ve mücadeleye devam edeceğiz. Bu hukuksuz Gezi kararı ne onları ne de bizi hiçbirimizi sindiremez. Ancak hepinizi bir araya getirmeye güçlendirmeye sebebiyet verir. Çünkü biz zorbalar değil kazanan biziz, zorbalar kaybeden.

Bu hukuksuz Gezi kararıyla demokrasi mücadelesine hak hukuk ve adalet mücadelesine devam edeceğiz. Çünkü biz Gezi ile öğrendik ki her yaştan insan birçok genç, çevreci, doğanın, adaletin insanın özgürlüğü için bir araya geldi. Bir arada aynı şarkıyı söyleyebildiğimizi öğrendik aslında Gezi süreci ile. Ve bu Gezi süreci ile öğrendiğimiz bu mücadeleyi özgürlük mücadelesini, demokrasi mücadelesini adalet ve hukuk mücadelesine devam edeceğiz. Buradan bu mücadeledeki tüm yol arkadaşlarımıza selamlarını iletiyoruz. İçerideki Mücella Abla’nın, Çiğdem'in ve Mine'nin onların hakları için konuşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm yoldaşlara selam olsun."

(ANKA)

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol