birgün

9° AÇIK

GÜNCEL 27.07.2015 09:28

“Gezi’nin Çocukları”na...

Suruç’ta vahşice öldürülen aydınlık yüzlü gençlerin fotoğraflarına bakamıyorum...
Yüreğim dayanmıyor bu kadarına!
Her biri filinta ve gonca gül!
Hepsini bir yerlerden tanır gibiyim.
Bir eylemden, etkinlikten, yürüyüşten, direnişten…
“Gezi’nin Çocukları” onlar…
Daha çok da Sivas topluöldürümünde yitirdiklerimizi anımsatıyorlar bana…
Sivas’ta Madımak Oteli’nde yakılanlarla, Suruç’ta bedenleri havaya uçurulanlar kardeşti.
Bir yanda barış elçileri, öbür yanda karanlığın askerleri!
Bugün yastayım.
Yaralıyım.
“Tarifsiz kederler” içindeyim.
Sözün bittiği, düzyazının yetersiz kaldığı yerde şiire sığınıyorum.

GİDERAYAK

Umudu öldürüyorlar yavrum
baharda kuşları
balaban düşleri öldürüyorlar
yalansız gülüşleri
balözü öpüşleri öldürüyorlar.
En güzel şeyleri öldürüyorlar yavrum
kitapları ve çocukları öldürüyorlar
bal veren arıları
hamarat karıncaları öldürüyorlar
ışıyan şafağı
gülen düşünceyi
anaç türküleri öldürüyorlar.

Bak işte
geliyorlar
söndürmeye ışığını dünyamızın
güneşini doğanın.

Şimdi namluda karanfil neye yarar
duvarda afiş neye yarar
defterde şiir neye yarar?

Gidiyorum
akşam eve dönmeyebilirim
sana yalnız afişteki karanfili
ve bu şiiri bırakarak
ölebilirim.
Gidiyorum
babasız büyümeye hazır ol
hazır ol yavrum.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız