birgün

25° PARÇALI AZ BULUTLU

Gezi onurumuzdur

Milyonların ayağa kalkıp ülkenin 79 kentinde direndiği Haziran Direnişi 9 yaşında. Gezi’de evlatları polis ve ‘sivillerce’ katledilen aileler ise mücadeleyi sürdürüyor. Aileler, “Çocuklarımız için hesap soracağız” dedi.

SİYASET 30.05.2022 06:30
Gezi onurumuzdur
Abone Ol google-news

Dilan ESEN

İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılmasına karşı başlayıp milyonlarca kişinin adalet, demokrasi, özgürlük talebiyle isyanına dönüşen Gezi Direnişi 9 yaşında. 2013’te 79 kentin sokaklarının dolduğu, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganlarının tüm ülkede yankılandığı Haziran Direnişi, bugün hâlâ güncel.

Tarihin en büyük direnişlerinden olan Gezi’de yaşanan polis şiddeti de hafızalardaki yerini koruyor. Gezi boyunca polisler ya da sivil birtakım kişiler tarafından katledilen Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik ve Medeni Yıldırım unutulmuyor. Mehmet İstif ve Elif Çermik ise direniş döneminde maruz kaldıkları gaz nedeniyle hayatını kaybetmişti.

8 gencin aileleri ise hem evlatları için hem de diğer çocuklar zarar görmesin diye mücadeleyi sürdürüyor.

KATİLİ HÂLÂ SERBEST

İstanbul Okmeydanı’ndaki protestolar sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan, vurulduğunda henüz 14 yaşındaydı, öldüğünde ise 15… Berkin, 269 gün yaşam mücadelesi verdi. Berkin’in babası Sami Elvan, “Ailece ölü gibi yaşıyoruz” diyerek sözlerine başladı. Ülkede hukukun h’sinin adaletin a’sının olmadığını ifade eden Elvan, “Bu davalar adliyede değil, kaçak Saray’da görüldü, Gezi davası gibi. 7 kişi tutuklu. Hepsi masum, haksızlığa karşı başkaldırmış insanlar” dedi.

Sami ElvanSami Elvan

Haksızlığa ve hukuksuzluğa uğramış her insanın yanında duracaklarını ifade eden Elvan, şunları dile getirdi: "Bizim dosyamızda bir kişi yargılanıyor ama sadece sorumlu bir kişi değil. En alttan, en üste, emir verenlere kadar herkesin yargılanmasını istiyoruz. Cezası 16 yıl 8 aya kadar indirildi. Ama Gezi tutuklularına bakıyorum 2 defa beraat edilen dosyadan yüksek cezalar aldılar. Katilin tutuklanması için mücadele ediyoruz. Ülkemiz karanlıkta, değişmesini istiyoruz. İktidar hep kandan besleniyor.”

ÖZGÜRLÜĞÜ HAPSETTİLER

Hatay Armutlu’daki eylemde polis tarafından kafasından gaz fişeğiyle vurulan 22 yaşındaki Ahmet Atakan, çatıdan düşerek yaşamını yitirdi. Ahmet’in annesi Emsal Atakan, 9 yıldan bu yana verdikleri mücadeleden bahsetti ve “Çocuklarımızı katledenlerin cezalandırılmasını, adaleti istedik” dedi. Atakan, şunları dile getirdi: “Maalesef hukuku, adaleti satın almışlar adalet işlemiyor. Öfkemiz ve acımız daha çok büyüyor gün geçtikçe. Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz, onlarla gurur duyuyoruz. Gezi, Türkiye’nin en onurlu direnişiydi. Gezi tutsakları hep yanımızdaydı, acımızı paylaştılar, çocuklarımız için adalet talep ettiler. Özgürlüğü, demokrasiyi, kardeşliği hapse attılar.” Tutuklamalara “Bu devran böyle gitmez. Hiç kimse şah değil padişah değil” diyerek tepki gösteren Atakan, iktidarın hesap vereceğini söyledi. Atakan, “Adaleti sağlamayanlara da adalet bir gün lazım olacak. Benim oğlumun 9 yıldır soruşturmasını dahi açmadılar. Oğlumu kim vurdu, kim katletti, kim emretti belli değil. Bu ülkede adaleti, özgürlüğü isteyen halkı içeri tıkmaya çalışıyorlar ama başaramayacaklar. Gezi’den korkuyorlar, Gezi’den korkacaklar çünkü Gezi halktır.”

Emsal AtakanEmsal Atakan

MİLYONLAR OLDULAR

İstanbul Ümraniye’de 2 Haziran 2013’te TEM Otoyolu üzerindeki yürüyüşe katılan Mehmet Ayvalıtaş, eylemcilerin arasına iki aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. 19 yaşındaki Mehmet’in babası Ali Ayvalıtaş, geçen günlerde gerçekleştirilen Milletin Sesi Miting’ini hatırlattı ve “Gezi tazeliğini koruyor. Orada oğlum Mehmet’i, Berkin’i, diğer 8 genci gördüm. Milyonlar olmuşlardı” ifadelerini kullandı.

“Gezi, Tayyip Erdoğan’ın uykusunu kaçıran bir şeydi” diyen Ayvalıtaş, şöyle konuştu: “Herkes hepsi birbirine sahip çıktı. O zaman her ilin içine cezaevi yapsın insanların yarısını tıksınlar. İktidara karşı Gezi umut oldu. Kimsenin ağzını tutamayacaklarını anladılar.” Öldürüldüğünde Mehmet’in askere gideceğini aktaran Ayvalıtaş, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Hâlâ gözüm yolda, gelecek de askere göndereceğim. Elimizden bir şey gelmiyor. Ona bu fırsatı vermeyelim, diyorum.”

ALİ’MİN KOKUSUNA, SESİNE HASRETİM

19 yaşındaki üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz, 10 Temmuz 2013’te Eskişehir’de Gezi Direnişi’ne destek için yapılan yürüyüşten sonra polis ve ‘sivil giyimli’ eli sopalı kişilerce darp edilerek katledildi. Ali İsmail’in düşlerini gerçekleştirmek için Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) kuruldu. Vakıf bu yıl yaklaşık 260 çocuğa burs veriyor. Ali İsmail’in annesi Emel Korkmaz da “9 yıldır ben yavrumun kokusuna, sesine hasretim” dedi ve Gezi’nin özgürce, insanca yaşamak için, ağaçların katledilmemesi için olduğunu söyledi. Korkmaz, “Acısını bize bıraktı. Çocuklarımızı katlettiler. Bununla da kalmadı. Aliyi darp edenlerin hepsi itiraf etti ama bu verilen ceza değil, ödül. 5 senedir dışardalar. Daha çok canımızı yakıyor” dedi. İktidarın 9 yıldır Gezi’yi dilinden düşürmediğine değinen Korkmaz, “Konserleri yasaklıyorlar. İnsanları bir araya getirmemek için her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Gezi deyince aklıma Ali’min acısı, diğer çocuklarımızın acısı geliyor” diye konuşuyor.

Emel KorkmazEmel Korkmaz

Anne Korkmaz, ALİKEV’den de şöyle bahsediyor: “Ali’nin kaybından sonra benim ayakta durmamı sağlayan şey ALİKEV ve yanımda olan binlerce insan. Yurtdışından bir yazar kitap yazmış, gelirini ALİKEV’e bırakacakmış. 9 yıl sonra Ali’m insanlarda iz bırakmış. Yaklaşık 260 öğrenciye burs veriyoruz. Her biri Ali İsmail. Ali’min okumasına katiller izin vermedi ama onlar okuyor. ALİKEV’de ben hayat ve güç buluyorum.”

İKİ KENTTE ANILACAKLAR

Gezi Direnişi sırasında öldürülen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, 2 Haziran’da Eskişehir’de anılacak. Ali İsmail için saat 16.00'da sivil polisler ve işbirlikçileri tarafından darp edildiği Kurtuluş Mahallesi Sanayi sokakta anma düzenlenecek. Mehmet Ayvalıtaş da 2 Haziran’da anılacak. Mehmet için saat 11.00’de Çekmeköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında ardından saat 13.00’te Mustafa Kemal Köprüsü’nde etkinlik gerçekleştirilecek.

Gezi’ye yüksek cezalar

Gezi Direnişi’ne ilişkin dava 25 Nisan’da ağır cezalarla sonuçlandırıldı. Mahkeme, daha önceki iki beraat kararına rağmen Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman'a 18’er yıl hapis cezası verdi.

ADALETSİZ KALDI

BERKİN ELVAN: Berkin’i katleden polis memuru Fatih Dalgalı hakkındaki iddianame, cinayetten üç buçuk yıl sonra hazırlandı. İstanbul 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi, polis Dalgalı’ya iyi hal indirimi uygulayarak 16 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Dalgalı’nın ‘kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğuna’ hükmeden mahkeme, polisi tutuklamadı, yalnızca yurt dışına çıkışını yasakladı. Dalgalı, cezası Yargıtay tarafından onanırsa cezaevine girecek.

ALİ İSMAİL KORKMAZ: Polis memurları Mevlüt Saldoğan’a 10 yıl 10 ay, Yalçın Akbulut’a 10 yıl; fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever yaralama suçundan altı yıl sekizer ay hapis cezası verildi. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi ise polis Hüseyin Engin ile fırıncı Ebubekir Harlar hakkındaki kararı bozdu. Hüseyin Engin’e yedi ay 15 gün, fırıncı Ebubekir Harlar’a da altı yıl sekiz ay hapis cezası verildi.

Ali İsmail’e öldürücü darbeyi atan Mevlüt Saldoğan’la ilgili Gezi davasına bir skandal yaşandı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Saldoğan’ı ‘mağdur’ sıfatıyla müdahil olarak davaya kabul etti.

MEHMET AYVALITAŞ: Mehmet’e çarparak ölümüne neden oldukları gerekçesi ile yargılanan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ve Cengiz Aktaş’ın beraatlarına hükmedildi. Adli Tıp Uzmanlar Kurulu raporunda ise Mehmet, kusurlu bulundu. Mehmet’in ölümüne neden olanlar şimdi serbest.

ABDULLAH CÖMERT: Polis memuru Ahmet Kuş, Hatay Armutlu’da Akrep aracından attığı gaz fişeğiyle Abdullah Cömert’in ölümüne neden olduğu için yargılandı. Sanığa önce 13 yıl 4 ay hapis cezası verildi ancak Yargıtay’ın cezayı fazla bularak kararı bozdu. Yeniden görülen davada mahkeme Kuş’u sadece 6 yıl 10 ay hapse mahkûm etti. Abdullah’ın katili de şimdi serbest.

AHMET ATAKAN: Ahmet’in öldürülmesine ilişkin henüz bir dava açılmadı. Soruşturmada gaz bombalarının üzerinde yapılan inceleme sonucunda Ahmet’in kanına rastlandı. Bunun üzerine savcılık 7 polisin soruşturulması için izin istedi. Valilik ise soruşturma iznini ‘delilleri yetersiz bularak’ reddetti. Ahmet’in ailesinin polisler hakkında soruşturma başlatılmasına ilişkin talepleri 2 kez Hatay Valiliği’nce reddedildi.

MEDENİ YILDIRIM: Medeni Yıldırım, Diyarbakır Lice’deki Kayacık Köyü’nde yapılan kalekol protestosunda askerler tarafından açılan ateşle öldürüldü. Görüntülerde jandarmaların kalabalığa ateş açtığı kesinleşti ancak sanık er Adem Çiftçi beraat etti. Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi beraat kararını bozdu. Henüz 18 yaşındayken öldürülen Medeni’yi vuran er Adem Çiftçi, geçen yıl ‘mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği’ gerekçesiyle beraat ettirildi.

ETHEM SARISÜLÜK: Ankara Kızılay’da silahını kitleye doğrultarak ateş eden ve Ethem Sarısülük’ü öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın ‘kasıt olmadan meşru müdafaa sınırının aşılması suretiyle öldürmek’ suçundan bir yıl dört aydan beş yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Mahkeme de Şahbaz’ı ‘haksız tahrik altında öldürmek’ suçundan yedi yıl dokuz ay 10 gün hapis cezası verdi. Yargıtay bu kararı bozdu. Şahbaz’a 10 bin 100 lira para cezasına çevirildi. Karar Yargıtay’dan bozulunca ceza 15 bin 200 liraya yükseltildi.

HASAN FERİT GEDİK: 21 yaşındaki Hasan Ferit, 29 Eylül 2013’te İstanbul Gülsuyu’nda uyuşturucuya karşı yürüyüşte, protestocuların üzerine ateş açılması sonucu vurularak hayatını kaybetti. Ölümüyle ilgili dava, 2018’de sonuçlandı. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Şahin Eren, Hakan Taşhan ve Doğukan Çep’in 25’er yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Şahin Eren, diğer cezalarla birlikte toplam 48 yıl 5 ay, Hakan Taşhan 34 yıl 3 ay, Doğukan Çep de 35 yıl 4 ay hapisle cezalandırıldı. Firari sanık Çep hakkında yakalama kararı çıkarıldı. 10 sanık ise beraat etti. 15 sanık daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Afrin operasyonu sırasında mektup yazdı. Mektupta, “Sizin bir emrinizi bekliyoruz” denildi.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun