Göktepe’nin katillerindendi yıllar sonra kızından özür: Çok ağır
Birgün Birgün Birgün Birgün
20 Temmuz 2015’te Urfa Suruç’ta “yol verilen” IŞİD çetelerinin 33 kişiyi, 10 Ekim 2015’te Ankara’da 103 kişiyi katletmelerinden sonra da aynı görüntüler var… “Çapa’da hastenedeyse neden Cerrahpaşa’daki Adli Tıp’a geldik?” Arabadan indikten hemen sonra, genç bir kadının kendini yerlere atarak ağladığını görüyor. Sevgilisiymiş meğer. Defalarca soruyor; “Nerede, ne oldu?” Yumrukladığı abisi cevaplıyor sonunda: “Anla işte […]

20 Temmuz 2015’te Urfa Suruç’ta “yol verilen” IŞİD çetelerinin 33 kişiyi, 10 Ekim 2015’te Ankara’da 103 kişiyi katletmelerinden sonra da aynı görüntüler var…

“Çapa’da hastenedeyse neden Cerrahpaşa’daki Adli Tıp’a geldik?”

Arabadan indikten hemen sonra, genç bir kadının kendini yerlere atarak ağladığını görüyor. Sevgilisiymiş meğer. Defalarca soruyor; “Nerede, ne oldu?”

Yumrukladığı abisi cevaplıyor sonunda: “Anla işte ölmüş!”

Hayat kararıyor, çığlıkları yükseliyor. Sonra orada bekleşenlerden biri koluna giriyor: “Etrafına bak polisler gülüyor, onları sevindirme…”

‘Kim ulan bu?’

Öfke böylece başka bir şeye dönüşüyor. Benzer davaların benzer seyri… Öldüren değil ölen suçlu! Gece yarısı polisler basıyor evi. Altına üstüne getiriyorlar her yerin. Yatağın altında, bir düğünden kalan kına bulunuyor…

Alaycı birisi: “Esrar da içiyormuş bunlar!” Duvardaki resme bakıyor… Gülümsüyor orada. Soruyor: “Kim ulan bu?” Sanki aynı şube tarafından öldürülen Metin Göktepe’yi tanımıyor.

Metin Göktepe, 8 Ocak 1996’da Cezaevi’nde yaşamını yitiren Orhan Özen ile Rıza Boybaş’ın Alibeyköy’de yapılacak cenaze törenini izlemeye gitti. Sarı basın kartı yoktu, polise itiraz etmişti. Kalabalıkla beraber Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Kendinden geçinceye kadar dayak atıldı, cansız bedeni spor salonunun büfenin yanına bırakıldı.

Tümü katilleri korudu

Savcı Erol Canözkan; “Çay bahçesinde sandalyeden düştü” dedi. 7 Mart 1996’ya kadar “tarafsız İçişleri Bakanı” olarak olarak görev yapan Teoman Ünsal gibi İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar da gözaltına alınanlar arasında Göktepe’nin olmadığını söyledi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Cinayeti polis işlemiştir tabirini beğenmiyorum”dedi. İçişleri Bakanı Meral Akşener’in emri ile cinayet suçundan yargılanan ve daha önce açığa alınmış 11 polis memuru görevlerine iade edildi. Yani.. Metin öldü, tümü katilleri korudu.

Davanın en önemli tanıklarından biri olan ve Göktepe ile birlikte polislerden işkence gören Deniz Özcan; şunları söylüyordu: “Beni de spor salonunun altına aldılar. Metin’in durumunun ağırlaştığını, polislerin artan telaşından anladım. Her lavaboda kan vardı, birinde çok daha fazla!”

Deniz Özcan bugün cezaevinde; muhalif olduğu için!

Yıllar sonra cevabını buldu

Devletin ördüğü sete kamuoyunun baskısı ve cesareti sayesinde bir gedik açılabildi. 48 polis yargılandı, 5’i ceza aldı. Polisleri güldürmesin diye dişlerini sıkan Meryem Göktepe…

O ilden, o ile kaçırılan davanın başlamasından 10 gün önce; evi basıldı, bir arkadaşı ile birlikte gözaltına alındı.

“Polisler, sabah ezanını dinletiyor, hepinizin sonu aynı olacak” diyordu. Koridordan yürütülüp tuvalete götürülürken, işkence yapılan erkek çığlıklarını duyuyordu. 4 yaşındaki Kızını ve anasını, Fadime Ana’yı düşünüp kendini kapattı. Aklından tuhaf bir şey geçiyordu. “Bu insanların çocukları yok mu, bu çocuklar büyüyünce utanmayacak mı?

Meryem Göktepe, sorusunun cevabını geçen yıl buldu… Karşı tarafın güvenliği nedeniyle İlk kez isim vermeden anlatıyor: “Geçen yıl sosyal medya hesabımdan bir mesaj aldım, yargılanan polislerden birinin kızıydı mesajı atan. O dönemde çocuk yaşlarda olsa da olan bitenin farkında olduğunu söylüyordu. Ekliyordu; “Bu acıyla yaşadım, yaşıyorum, ağır geliyor, çok üzgünüm!”

Acılardan bir aile

Uğur Mumcu’dan Ümit Kaftancıoğlu’na, İlhan Erdost’tan Behçet Aysan’a, Metin Altıok’a, Hasan Ocak’a Hrant’a, Ali İsmail’den Berkin’e…

Metin Göktepe ortada bir yerde. Yarın; saat 11:00’de Atışalanı, Esenler Kemer Mezarlığı’nda anılacak. Ölümsüzdür…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız