Gölet yok edecek!
Çevresine millet bahçesi yapılmak istenilen Salda Gölü’nün bir diğer tehlikesi ise beslenme havzasında inşası tamamlanan gölet projesi. Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yaptığı projeyle ilgili olarak hazırlanan bilirkişi raporu ise projenin Salda Gölü’nü nasıl tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Burdur’da bulunan ve “Türkiye’nin Maldivleri” diye adlandırılan Salda Gölü’ne DSİ tarafından yapılan gölet projesine ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı. […]

Çevresine millet bahçesi yapılmak istenilen Salda Gölü’nün bir diğer tehlikesi ise beslenme havzasında inşası tamamlanan gölet projesi. Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yaptığı projeyle ilgili olarak hazırlanan bilirkişi raporu ise projenin Salda Gölü’nü nasıl tehdit ettiğini ortaya koyuyor.
Burdur’da bulunan ve “Türkiye’nin Maldivleri” diye adlandırılan Salda Gölü’ne DSİ tarafından yapılan gölet projesine ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, dünyada sadece Salda Gölü’nde bulunan ‘pseudophoxinus burduricus’ balığının tehlike altında olduğu, göldeki su seviyesinin azalacağı kaydedildi.
Özel olarak “Kayadibi Göleti ve Sulamasına Ait Malzeme Ocakları Projesi” diye adlandırılan projenin yargı süreci devam ediyor. Proje için verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir’ kararının iptali için dava açılmıştı. Yeşilovalı 3 kişi adına 2 yıl önce avukat Tuncay Koç tarafından açılan davada, Isparta İdare Mahkemesi’nce ‘ret’ kararı verildi. Mahkemenin kararı, Danıştay’a temyiz edildi. Danıştay 14’üncü Dairesi ise yerel mahkemenin kararını bozdu. Danıştay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, bölgede keşif yapan bilirkişi heyeti, rapor hazırladı.
Raporda, birinci derece doğal sit alanı içinde kalmasına rağmen gölet için Salda Gölü çevresinden kum alındığı kaydedildi. İnşası tamamlanan göletin, Salda Gölü’nün beslenme havzasında olduğuna da dikkat çekilen raporda, “Salda Gölü’nü besleyen sınırlı sayıdaki su kaynakları göz önünde bulundurulduğunda, Kayadibi Göleti’nin Salda Gölü’ndeki su seviyesinin azalmasına neden olacağı öngörülmektedir” denildi.
Raporda, ‘aphanius splendens’ adlı yosun balığı, ‘pseudophoxinus burduricus’ adlı yağ (çiçek) balığı, ‘cyprinus carpio’ adlı ot balığı ve ‘oxynoemacheilus’ adlı sürüngen damalı yılan balığı gibi endemik türlerin Salda Gölü’nde yaşadığı belirtildi. İnşası tamamlanan Kayadibi Göleti’nde biriktirilen suyun, Salda Gölü’ne ulaşması gereken su miktarı, mineraller ile oksijenin düşmesine neden olduğu, bunun da canlıların yaşama ortamının daralmasına yol açtığı kaydedildi.
‘GÖLET PROJESİ DOĞRU DEĞİL’
Raporda; Kayadibi Göleti’nde biriktirilecek su miktarının 5 milyon metreküpün altında kalacağı gerekçesiyle ‘ÇED raporu gerekli değildir’ değerlendirmesinin, bölgede daha önce yapılan baraj ve göletlerin mevcut kaçak- izinli su sondajlarının Salda Gölü’ne olası etkileri dikkate alınmadan yapılan yanlış uygulama olduğu kaydedildi. Raporda, “Halen Salda Gölü’nün kurumaya ve daralmaya başladığı tespiti sonucu yapılan işlemin, sulamayla ilgili altyapı projesinin ve ihalesinin henüz yapılmadığı ve yakın zamanda da yatırım planı içerisine alınmadığı, bu nedenle gölet projesinin doğru olmadığı kanaatindeyiz” denildi.
İPTALİNİ İSTEDİLER
Dava konusu alanların uluslararası önemde kuş yuvalama ve yaban hayvanlarının doğal yaşam alanı olduğuna da dikkat çekilen raporda, “Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusunda alanın korunması gerektiği, yapılan tüm incelemeler neticesinde ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptalinin uygun olacağı kanısına varıldığı kararına varılmıştır” denildi.


