birgün

23° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 31.05.2020 09:32

Görsel sanatın asırlık çınarı: Carmen Herrera

Kübalı görsel sanatçı Carmen Herrera dün 105’inci yaşını kutladı. Kendine özgü geometrik soyutlamalarla sanatını birleştiren Herrera üretimine devam ediyor

Görsel sanatın asırlık çınarı: Carmen Herrera

1915 yılında Küba’nın başkenti Havana’da doğan görsel sanatçı Carmen Herrrera dün 105 yaşına bastı. Havana’dan Paris’e ve oradan da New York’a uzanan hayat yolculuğunda Herrera bugün sanat üretimine hâlâ devam ediyor.

2009 yılına kadar pek de bilinmeyen sanatçı 2015’te hakkında yapılan belgesel ve 2016’da New York’ta Whitney Müzesi’ndeki sergisiyle bir şöhret yakaladı. New York Times’ın sanat eleştirmeni Karen Rosenberg’in sanatı için “kendine özgü geometrik soyutlamalar” tanımını yaptığı 105 yaşına basan Herrera’yı tanıyalım.

MİMARLIK OKUDU

İlk gençlik yıllarında, 30’larda ve 40’larda Fransa’ya sık sık seyahat eden Herrera, Universidad de La Habana’da mimarlık eğitimi aldı. Ardından da The Art Students League of New York’a kaydoldu. 1954 yılında New York’ta kalıcı olarak yaşamaya başlamadan önce 1939’da evlendiği kocası Jesse Loewenthal ile Paris’te yaşadı. 1949 ve 1953 arasında Salon des Réalités Nouvelles ve Musée d’Art Moderne de la Ville de Paris’te lirik soyut eserler sergiledi ancak o yıllarda hiç satış yapmadı. 2015’te ARTNews’a verdiği bir röportajda, Kübalı ressam Amelia Peláez’den çok fazla etkilendiğini söyledi.

GİDEREK MİNİMALİSTLEŞTİ

Öğretmen olarak çalışan Herrera ve Loewenthal, 1950’lerin ortalarında Paris’ten New York’a taşındıklarında, sanatçı bugün en iyi bilinen eserlerini yaratmaya başladı. Herrera’nın resim ve heykeldeki geometrik keşifleri genellikle dinamik renk eşleştirmeleri içerdi. Sanatçının tarzı Paris’ten ayrıldıktan sonra giderek minimalist hale geldi. Denge ve asimetri kavramlarıyla ilgili sorgular birçok eserinin merkezinde yer aldı. Herrera, bu noktada arayışı için “en sade hal” olduğunu söyledi.

KADIN SANATÇI OLMAK

Guardian’a verdiği bir röportajda İkinci Dünya Savaşı’nın sonrasındaki yıllarda bir kadın sanatçı olarak deneyimlerini aktaran Herrera kariyerinin başında çok fazla engelle karşılaştığını söyledi ve ekledi: “Her şey erkekler tarafından yönetiliyordu, sanat tarafından değil.”

Herrera, New York yıllarında büyük ölçüde cinsiyetinden dolayı sanat dünyasından reddedilmeye devam etti. Herrera bu konu hakkında, “Kadın olduğunuz için size karşı dururlar” açıklamasını yaptı. Hatta Herrera, New York’ta kadın bir küratör olan Rose Fried’ın galerisinde bir sergiye girmeye çalışırken, Fried’tan bir kadın olduğu için işini koyamayacakları cevabını dahi aldı.

İLK SATIŞINI 89 YAŞINDA YAPTI

1960’larda sanatçı, heykel dizisi “Estructuras Monumentales” için eskiz yapmaya başladı. Bu dizi yıllar sonra 2019’da New York’ta sergilendi. Herrera, 60’lardan itibaren on yıllar boyunca New York galerilerinde sergiler açtı. İlk müze sergisini ise 1998’de New York’taki El Museo del Barrio’da 1951’den 1959’a kadar siyah-beyaz odakta çizdiği resimlerle açtı. Ama ne var ki Herrera ilk resim satışını 89 yaşında yaptı.

gorsel-sanatin-asirlik-cinari-carmen-herrera-737936-1.

YILDIZI 2000’LERDE YÜKSELDİ

2009 yılında Herrera, Avrupa’da ilk kişisel sergisini Birmingham, İngiltere’deki Ikon Gallery’de gerçekleştirdi ve 2010 yılında New York, Londra ve Şanghay’da sanatseverlerle buluşan Lisson Gallery’ye katıldı.

2015 yılında sanatçının 100’üncü yaş günü vesilesiyle ve yönetmen Alison Klayman’ın yönettiği “100 Yıllık Gösteri” adlı bir belgesel yayımlandı.

Bir yıl sonra, New York’taki Whitney Müzesi, sanatçının 1948’den 1978’e kadar beğenilen eserleri “Sight Lines” başlığıyla sergilendi. New York Times’ta sanat eleştirmeni Karen Rosenberg, “Sergi onun aşılması zor disiplini ve tutarlılığı ile savaş sonrası sanat tarihinde kilit bir oyuncu olarak bizlere sunuyor” dedi.

Bu eleştirinin ardından Herrera, öğrencilerinin New York’ta çizmesi için 1952 yılında çizdiği siyah-beyaz resmi duvar resmi olarak tasarladı. Bu yıl ise Herrera, Doğu Harlem’de 1987’de çizdiği bir resme dayanan “Uno Dos Tres” adlı 54 metrelik bir duvar resmi için de bir tasarım yaptı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız