Google Play Store
App Store

2006'da 2 kişi gözaltında öldü, yaklaşık bin kişi kötü muameleye maruz kaldı. Vakfa, 24'ü çocuk 337 kişi işkence nedeniyle başvuru yaparken, faili meçhul cinayetlerde 367 kişi öldürüldü

TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI'NDAN ZEHİR ZEMBEREK 2006 RAPORU: Gözaltında meçhule gidersin!

Türkiye İnsan Hakları Vakfi'nın (IİHV) 2006 yılı raporu, insan hakları ihlalleri, işkence, gözaltında ölüm gibi olaylara ilişkin çarpıcı rakamlar ortaya koydu.

Yaşam hakkı ihlallerinin 2006 yılında da sürdüğü kaydedilen raporda, yargısız infaz, dur ihtarına uymayanlara ateş açma, güvenlik görevlilerinin rastgele ateş açması gibi olaylarda, cezaevlerinde, yasadışı örgüt saldırılarında, faili meçhul cinayetler sonucunda, sivil çatışmalarda, mayın-bomba patlamalarında ve gözaltı merkezlerinde en az 367 kişinin "öldürüldüğü" belirtildi.

1000'E YAKIN İŞKENCE
TİHV'nin derlediği bilgilere göre, 2006 yılında 2 kişi gözaltında öldü, bine yakın kişi de işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. Gözaltına alınan kişilere, karakollarda, emniyet müdürlüklerinde, jandarma karakollarında işkence yapılmasının yanı sıra, 2006 yılında toplantı ve gösterilerde yaşanan olaylar, işkence ve kötü muameleye maruz kalanların sayısının önceki yıllarda görülmeyen bir biçimde artmasına neden oldu. 2006 yılında TİHV tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine ise işkence nedeniyle 24'ü çocuk 337 kişi başvurdu. Rapordaki bilgilere göre, 135 kişi emniyet müdürlüklerinde, 30 kişi polis karakollarında, 6 kişi jandarma karakollarında ve komutanlıklarında, 41 kişi sokakta ya da açık alanda, 10 kişi diğer yerlerde (belirsiz yerlerde, evde, işyerinde, okulda) işkence gördü.

YAŞAM HAKKI HİÇE SAYILDI
Rakamlara göre, yargısız infaz, dur ihtarı ve rastgele ateş açma sonucu 49, silahlı çatışmalarda 223, mayın ve bomba patlamaları sonucu 12, faili meçhul siyasi cinayetlerde 21, yasadışı örgüt saldırılarında 36, sivil çatışmalarda 15, gözaltında 2, cezaevlerinde 9 kişi öldü. Ayrıca Türkiye'den diğer ülkelere gitmek için yola çıkan ya da Türkiye'yi geçiş noktası olarak kullanan 64 mülteci deniz ve trafik kazalarında ya da donarak öldü, 4 kişi ise deniz kazalarında kayboldu.

KÖTÜ MUAMELEDE KARA YIL
Raporda, Mart ayında Diyarbakır'da PKK'Iılar ve öldürülen göstericiler için düzenlenen cenaze törenlerinde aralarında çocukların da bulunduğu yüzlerce kişinin sokaklarda ve gözaltı merkezlerinde ağır biçimde dövüldüğü, işkenceye, hakarete maruz kaldığına da dikkat çekildi. Raporda ayrıca, "Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesinin yıldönümü nedeniyle 16 Şubat günü düzenlenen basın açıklamasından sonra DTP Adana İl Örgütü binasına giren 230'dan fazla kişi polisler tarafından ağır biçimde dövüldü" ifadesine yer verildi.

ÇOCUKLAR BİLE İŞKENCE MAĞDURU
Rapora göre, 2006 yılında TİHV tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine işkence nedeniyle 24'ü çocuk 337 kişi başvurdu. Adana, Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir'deki tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine başvuran bu kişilerden 22'sini çocuklar oluştururken, 222 kişi işkence gördüğünü açıkladı. Rapora göre, bu kişilerin işkence gördükleri yerlere göre dağılımı şöyle: "135 kişi emniyet müdürlüklerinde, 30 kişi polis karakollarında, 6 kişi jandarma karakollarında ve komutanlıklarında, 41 kişi sokakta ya da açık alanda, 10 kişi diğer yerlerde (belirsiz yerlerde, evde, işyerinde, okulda) işkence gördü."

İŞKENCE DAVALARINA BERAAT
Raporda, kayıplar, gözaltında ölümlere ilişkin de ayrıntılı bilgiler verilirken, yıl içinde TİHV'nin izlediği gözaltında ölüm ve işkence davalarında yargılanan asker ve polislerin çoğu hakkında beraat kararı verildiğine dikkat çekildi.

MEKTUPLARLA F TİPİ
Raporun "Cezaevleri" ile ilgili bölümünde de çarpıcı gerçeklere işaret edildi. Raporda, Bolu, İzmit, Edirne, Kocaeli, Gebze, Sincan, Tekirdağ, Adana ve İzmir'de bulunan F tipi cezaevlerinde kalan siyasi tutuklu ve hükümlülerin yazdıkları mektuplara yer verilirken, cezaevi koşulları da vurgulandı. Tutukluların Kürtçe konuşmalarının yasak olduğunun ve konuşanlara idare tarafından ceza verildiğinin ifade edildiği raporda şunlar kaydedildi:

"Kürtçe mektup yazan tutuklu ve hükümlülerden tercüme parası isteniyor. Anadili Kürtçe olmasına karşın tutukluların, Kürtçe müzik dinlemesine de izin verilmiyor. Cezaevi idaresi, 'anlaşılmayan bir dilde' ya da 'kurum güvenliğini tehlikeye sokar' dediği Kürtçe içerikli yayınları içeriye almıyor. Cezaevi idaresi disiplin cezaları nedeniyle 1 yıl açık görüş yasağı verebiliyor." Tutukluların 6 ayda bir doktora götürüldüklerinin ifade edildiği raporda şu tespitler yer alıyor: "Kantinde satılan eşyaların fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirten tutuklular, çeşmelerden akan suyun kirli ve kireçli olması nedeniyle parayla su almak zorunda kalıyorlar. Moral verici mektupların kendilerine ulaştırılmadığını, ailelerine göndermek istedikleri mektuplara da engel çıkarıldığını belirtiyorlar. Tutuklular, tuvalet ve banyonun yemek masasının yanında bulunması nedeniyle hijyenik sorunlar da yaşıyorlar."

'MEKTUP ENGELLENİYOR'
Raporda, Sincan 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde ağırlaştırılmış müebbet cezası alan ve tek kişilik hücrede kalan Sinan İyit'in mektubu şöyle yer alıyor: "Hücreden her çıkışımızda üst aramasının elektronik cihazla yapılmasının yanında bedenlerimizin de elle aranması taciz hissi yaratarak bizleri rahatsız ediyor. Ailelerimize, arkadaşlarımıza, sivil toplum örgütlerine ve gazetecilere yazdığımız mektuplar sakıncalı bulunarak imha ediliyor."

Tutukluların, cezaevi idaresi hakkında suç duyurusunda bulunduğunda 'soruşturmaya gerek yoktur' kararı çıktığının belirtildiği raporda şu sorunlar da yer alıyor: "Tutuklular, haftada en az 5 saat olarak belirlenen ortak kullanım alanlarını, 5 haftada bir saat kullanabiliyorlar. Odalar keyfi olarak değiştiriliyor, kaldıkları odaların üstünde marangoz, bakır işlemesi, çinileme gibi atölyelerin yer aldığı mahkumlar gün boyu gürültüye maruz bırakılıyorlar. Haftada bir saat sıcak su verilmesi nedeniyle yıkanamayanların vücudunda hastalıklar oluşuyor. Mahkumlar, ziyaretten, spordan, sohbetten mahrum ediliyor, telefon kullanmama, mektup ve faks gönderme yasağına maruz kalabiliyor. EVRİN GÜVENDİK-ÖZLEM ZORCAN ANKARA