Grillo’dan Zelenskiy’e komedyenler zamanı
Birgün Birgün Birgün Birgün
Avrupa siyasi arenası yeni bir popülist dalganın etkisi altında. Yaşlı Kıta’daki tepkisel hareketlere bu kez de komedyenler eklendi. Komedyen Beppe Grillo liderliğindeki 5 Yıldız Hareketi’nin İtalya’da iktidara gelmesinden bir yıl sonra bu kez de Ukrayna’da bir başka komedyen siyaset sahnesine çıktı. Devlet başkanı olan dürüst bir köy öğretmenini canlandırdığı “Halkın Hizmetkârı” adlı dizi ile gündeme […]

Avrupa siyasi arenası yeni bir popülist dalganın etkisi altında. Yaşlı Kıta’daki tepkisel hareketlere bu kez de komedyenler eklendi. Komedyen Beppe Grillo liderliğindeki 5 Yıldız Hareketi’nin İtalya’da iktidara gelmesinden bir yıl sonra bu kez de Ukrayna’da bir başka komedyen siyaset sahnesine çıktı. Devlet başkanı olan dürüst bir köy öğretmenini canlandırdığı “Halkın Hizmetkârı” adlı dizi ile gündeme oturan komedyen Vladimir Zelenskiy, diziyi gerçeğe dönüştürdü, ülkenin yeni devlet başkanı oldu.

Televizyon dizisinde dürüst, rüşvet almayan, halkçı bir devlet başkanını canlandıran Zelenskiy’nin, sıradan, halktan biri olduğuna vurgu yapması, basmakalıp vaatlerden sıkılan, siyasette “yeni yüz” arayışındaki seçmen üzerinde olumlu etki yarattı. Halkın artan hayat pahalılığı karşısında büyüyen öfkesi, yolsuzluk iddiaları, Poroşenko’nun ve çevresinin iktidar olanaklarını kullanarak zenginliklerini katlaması gibi etkenler Zelenskiy’i çekim gücü yaptı. Seçimden bir gün önce Poroşenko ile Kiev Olimpiyat Stadyumu’nda yüz yüze geldiği düelloda Zelenskiy’nin “Ben siyasetçi değilim, Petro Olekseyeviç sizin hatalarınızın ve tutmadığınız sözlerinizin sonucuyum” demesi her şeyi özetler nitelikteydi.

MERKEZ ÇÖKERKEN, TRENDLER

Merkez, yozlaşmış siyasetlere tepki olarak ilk olarak Korsanlar Hareketi vuku bulmuştu. Kısa bir süre öncesine kadar siyasete damgasını vuran Korsan partiler eski etkisini kaybederken, yeni boşluk popülist komedyenler tarafından dolduruldu. Kısa sürede patlama yaparak siyaset arenasını domine eden bu hareketlerin yükselişinin arka planındaki saikler aşağı yukarı aynı. İşsizlik, yolsuzluklar, hayat pahalılığı ve çürümüş merkez siyasetlerin umut vaat edememesi. Özellikle gençlerin, kadınların büyük teveccühüne maruz kalan popülist yeni figürler bu öfke dalgasının üzerine oturarak, bir anda yükselebiliyorlar. Neo liberal ekonomik politikaların yol açtığı krizler, yolsuz politikacılar, yerleşik siyasi ve mali kurumlar, ekonomik krizin vatandaşın sırtına yüklenmek istenmesi gibi faktörler nedeniyle toplumun hemen her kesiminde büyük bir öfke patlamasına yol açabiliyor. Farklı ülkelerdeki tepkiler aslında aynı yapbozun parçaları gibi. Geleneksel aktörlere, mevcut sisteme, bu aktörlerin temsil ettiği ekonomik, politik, sosyal yapılara yönelik tepkide ortaklaşma sözkonusu.

DİZİ GERÇEK OLURKEN, SOL!

Kıta Avrupası’nda yeni tür bir dalga yükseliyor. Aslında bu sadece Avrupa’da değil dünya genelinde de böyle. Geleneksel siyasete alternatif bir siyaset arayışı her tarafta kendisini can yakıcı bir biçimde gösteriyor. Ve bu işaretler bazen sandıkta bazen sokakta ortaya çıkıyor. Komedyenler, korsanlar gelip giderken asıl sorulması gereken solun neden bu öfkeye bir yanıt oluşturamadığıdır. Merkez sağ ve solun ciddi kayıplar yaşadığı Avrupa’da mevcut öfkeye solun reçete sunamaması birçok şeyin de beraberinde sorgulanmasını gerektiriyor. Almanya’da, Fransa’da ve daha başka ülkelerde bu sorgulama/tartışma çoktan başladı. Avrupa sol partileri arasında uzunca bir süredir neden bir alternatif olunamadığına dair hummalı tartışmalar yaşanıyor. Alman Die Linke içerisindeki tartışmalar yeni bir bölünmeye doğru hatta yol alıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız