birgün

21° PARÇALI BULUTLU

YAŞAM 07.07.2021 04:00
author

Güle güle

Değerli vatandaşlarımız. Bakın ülke zorda, hatta darda. Sata sata pek bir şey de kalmadı açıkçası. Memleketin çoğu yerine de HES yaptığımız için çoğu yeri de betona boğduk. Altın rezervlerimizi, dağlarımızı yabancılara sattık. Tohumlarımızı kendimize yasak ettik. Başka ülkelerin tohumuna bakar olduk.

Denizlerimizi yıllar içinde düzenli bir şekilde kirleterek yok ettik. Her yeri salyayla kapladık. Ormanın ortasına yüzlerce odalı saray yaptık. ‘Gücü yeten gelsin engellesin’ dedik. Kimsenin gücü yetemedi tabii. Ekonomiden çok iyi anladığımız için eşe dosta, akrabaya emanet ettik. Paramızı çok kısa sürede pula çevirdik. Soran olursa sürekli dış güçler dedik.

***

Bakanlarımızı Instagram üzerinden affettik. Ortadan kaybolan bakan ürettik. Mafya babalarıyla el ele dolaştık, işimize gelince sessiz kaldık, sap dönünce yalanladık. Rantta yeni boyutlar açtık. Gün geldi başka ülkelerinin ambargolarını deldik. Cari açığı kapatan vatansever tosunlar yarattık. Kendi haberlerimizi kendimiz ürettik. Medyayı yok ettik. Basını zaten bastık. Basın basanındır dedik.

Adaleti çolak bıraktık, AYM kararlarını, AİHM kararlarını tanımadık. Gerekirse yok hükmünde gördük. Alt mahkemeler üst mahkemeleri tanımaz hale geldi.

***

Ortalıktaki korkunç iddialar hakkında soruşturma açılmazken, çoluğa çocuğa tebelleş olduk. Hak ihlallerini standart haline getirdik. Ayrıcalıklı bir zümre oluşturduk. Artık çakarlı bir araç gördüğünüzde iki kere sağa çekin. Çoluğumuzu çocuğumuzu saçma sapan işlere dâhil ettik. Gün geldi eskortlarla yol açtık. Vatandaş trafikte çıldırırken bir sirenlerle yanlarından geçtik. Haber tiviti RT eden insanları içeri aldık. Ayrıcalıklı elitlerimiz elitliği sadece görgüsüzlük ve lüks tüketimle öne çıkarttı. Vizyon mizyon bırakmadık. Zaten sanatı, sepeti ya da eğlence sektörünü pek de desteklemedik.

***

Yurt dışında aşı 100-150 avro dedik. Örtülü ödeneği şahlandırdık. Bütçelerde boyut kapıları açtık. Verginin vergisine zam yaptık, 99 yılından beri ÖTV’yi yaşattık. Yol yaptık ama geçiş garantisi verdik. Siz geçmeseniz de sizin yerinize 3-5 müteahhitti zengin ettik. Hem de ne zenginlik? Kamuya ait ne varsa sata sata memleketimize para kazandırdık. Dünyada başka yerlerde olmayan doğal güzelliklerin içine devlet bahçesi yaptık, hem de çatır çatır… Kıyılarımızı vatandaştan uzaklaştırdık. Şimdi o da yetmiyor İstanbul’a kafamıza göre boğaz yapmaya çalışıyoruz. Ekosistem mi dediniz? Bizden önemli midir? Vatandaş devlete hizmet için vardır. Bunu öğrettik.

***

Şimdi yeni saray yapıyoruz. Vallahi itibardan tasarruf olmaz. Ama çok güzel oluyor. Her şeyin büyüğü iyi sanıyoruz o açıdan… Yüzme bilmesek de havuzlarımız var, gitmediğimiz yollarımız, yaşamadığımız hayatlarımız var. Onların hepsini kendimize bağladık.

Gençleri de düşündük, gençlerimiz rahat olsun. Gençliklerini yaşatmadık. Yasaklı internet sayesinde sadece bizim istediğimiz şeylere erişim verdik. Gençlerimizin gençliği de gitti zaten şu birkaç yılda. Ülkemizin en iyi üniversitelerinden birindeki çocukları ağlattık. Yurdun dört bir yanını kayyumlarla ördük. Halkın seçimlerini kendi seçimlerimizden ayırdık. Her şeyi biz bildiğimiz için altın kaplamalı kayyumlarla kapladık her yerimizi. Kendi kendine ticaret yapan ticaret bakanı geliştirdik. Görevden aldık ama unutuldu gitti. Şimdilerde tanımadığımızı söylediğimiz insanlarla olan fotoğraflarımıza erişim engeli getirdik. Kafamızı kuma gömmek için her şeyi yaptık. Kendisine “Dünyanın en kötü insanıyım” diyen bakan ürettik. Şimdi onu da yalnız bıraktık. Bakalım ne yapacak artık. Zaten bir şey olursa biz iyiyiz, çevremiz kötü. Ama kötü çevre de baya bir kalabalıkmış. Kadere bak.

***

Bizim dışımızdaki herkesi düzenli ve sistematik bir şekilde dışladık. Farklı yaşayan, farklı düşünen ne varsa ya kaçırdık, ya küstürdük, ya üzdük, ya kelepçeledik, ya keyfimize sıkıntı yarattık. Kadınlara da azınlık gibi davrandık. Gerici yaklaşımlarla yaptığımız doğruları da tek kalemde sildik. Bir de hayvanlar var, ya adı üzerinde hayvan işte. İnsanla hayvan aynı olabilir mi?

Lokmanızı yarım yutun, lüks arabalara binmeyin, sadece biz yutalım, sadece biz binelim. Ben hariç herkes tasarruf yapsın. Biz zaten gidiciyiz ama gidene kadar daha neler götürürüz orasını da bize bırakın.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol