birgün

14° PARÇALI BULUTLU

YEŞİL BİRGÜN 28.01.2020 15:03

Gülpınar’da JES karşıtlarının açtığı dava sürüyor: Bilirkişi keşfi yapıldı

Transmark A.Ş. tarafından yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santralı (JES)’e karşı Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği tarafından açılan davanın bilirkişi keşfi yapıldı.  Çevre Dernek ve STK’larının destek verdiği keşifte jandarmanın geniş güvenlik önlemi alması dikkat çekerken, fotoğrafları çekilen havuz ve mebran vaziyetlerinin Tuzla Çayı’nda yaşanan toplu balık ölümlerinin sebebini gözler önüne serdiği belirtildi

Gülpınar’da JES karşıtlarının açtığı dava sürüyor: Bilirkişi keşfi yapıldı

EREN AŞNAZ / ÇANAKKALE

Çanakkale’de ve bölgede JES projeleri artarak devam ediyor.

Balıkesir Valiliği tarafından Edremit Körfezi’nde yer alan turizm alanları başta olmak üzere 11 JES alanı ihalesi yapılacağı duyurulmuş, duyuruya tepkiler gecikmemişti. Ayvacık Gülpınar Köyü, Yukarıköy ve Kızılkeçili yakınlarında Transmark A.Ş. tarafından yapılmak istenen JES’e karşı Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği tarafından açılan davanın keşfi yapıldı.

Çanakkale’den İda Dayanışma Derneği, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ile çevre örgüt ve STK’larının da katılım gösterdiği keşfe, Gülpınar köylüleri yoğun katılım sağladı.

Jandarmanın geniş güvenlik önlemi aldığı keşif alanına GBT kontrolü yapılarak girildi. Katılımcıların alana alınması sonrası keşif başladı. Avukat Filiz Sonsuz ve Gülpınar Derneği Genel Sekreteri Selma Kanbur, dosyanın eksik ve hatalı yönlerini, JES’lerin zararlarını ve duydukları endişeleri anlattılar. Gülpınar Derneği Yöneyim Kurulu Başkanı Bertan Şerife Sümer de zeytinlerin, domateslerinin mevcut JES’lerden zarar gördüğünü anlattı ve santralı istemediklerini söyledi. ZMO Şube Başkanı Hicri Nalbant ve Prof. Dr. Murat Türkeş’ in de katkıları ile JES’in tarıma etkileri ve depremsellik konuları konuşuldu. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından keşifle ilgili yapılan açıklamada bilirkişi heyeti ile birlikte sondaj kuyularını ve santral alanının gezildiği, bu sırada sondaj atıklarının konulduğu atık havuzlarında jeomembranların çatlamış, patlamış olduğu, atık havuzunda hiç bir önlemin, kapatmanın yapılmamış olduğu, içindeki atıkların etrafa karışmış olduğunun görüldüğü belirtildi.

KİMYASAL GÖRÜNTÜLERİ BALIK ÖLÜMLERİNİN SEBEBİNİ GÖSTERİYOR

gulpinar-da-jes-karsitlarinin-actigi-dava-suruyor-bilirkisi-kesfi-yapildi-680767-1.

Daha önce Tuzla Çayı’nda toplu balık ölümleri yaşanmış, İlçe Orman İşletme Müdürlüğü tarafından tahlil yapılması amacı ile numuneler alınmıştı. CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan balık ölümlerini meclis gündemine taşımış, bölgedeki vatandaşlar ölümlerin JES’lerden kaynaklı olabileceği görüşünü paylaşmıştı. Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği tarafından havuz ve mebran vaziyetlerinin balık ölümlerinin sebebini gözler önüne serdiği belirtilerek, “Firma yetkililerinin "yok aslında birbirimizden farkımız ama biz. " diye başlayan kurumlu ifadelerde, Aydın'dakiler gibi olmadıklarını kendi firmalarının ne kadar temiz, ne kadar doğa dostu, ne kadar herhangi bir riske asla meydan vermeyecek derecede etkin önlem almışlığına dair ahkâm kestikleri esnada çekildi bu fotoğraflar. Yargıçların, bilirkişilerin, tarafların ve halkın gözüne baka baka ifşa ettikleri bu gerçek; asla kullanmadıklarını beyan ettikleri kimyasalların tuzla çayında neden balık öldürme partilerine çıktığını da izah ediyor, anlamayana bile...” denildi.

“TARIM ALANI, İÇME SUYU VE TUZLA BARAJI’NA ÇOK YAKIN”

Açıklamada; “Umarız bu durum bilirkişilerin de dikkatini çekmiştir. Tesis alanının zeytinlik alanlara 3 km den daha yakın olduğunu ve çok yakınlarda tarım alanı ve 200 metre mesafede de Tuzla Barajının olduğunu, Gülpınar Köyü içme suyunun da hemen yakından çıkartıldığını da gösterdik. Bilirkişi keşfi bizce çok başarılı geçti. Başta gönüllü avukatımız Filiz Sonsuz olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz” denildi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız