Google Play Store
App Store

İstanbul Maltepe Gülensu Ormanı’nın "günübirlik alan" adıyla 20 yıllığına kiraya verilmek istenmesine karşı mahalleli eylem yaptı. Ormanlık alanda bir araya gelen yurttaşlar "Bu düzenleme değil, adım adım özelleştirme" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi
Gülsuyu-Gülensu halkı ayakta: 'Günübirlik' adı altında talan

İstanbul Maltepe Gülsuyu-Gülensu’daki yurttaşlar, Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü’nün 5 Mayıs’ta gerçekleştirmeyi planladığı ihale öncesi bir araya geldi. Mahalle sakinleri, Gülensu Ormanı’nın “günübirlik dinlenme alanı” adı altında özel şirketlere kiralanmak istenmesine karşı çıkarak “Ormanlar ranta açılamaz, ormanlarımızı korumaya devam edeceğiz” dedi.

Gülsuyu Ormanlık alanda bir araya gelen yurttaşlar "Toprağıma, suyuma, ormanıma dokunma", "Ormanları talana son", "Bu ağaçlar devrilirse altında kalırsınız" yazılı döviz ve pankartlar açtı, "Ormanlar halkındır, satılamaz" sloganları attı.

Gülsuyu- Gülensu halkı adına açıklamayı okuyan Aygün Demirbilek, toplam 130 bin metrekarelik orman arazisinin ranta açılmak istendiğine dikkat çekerek "Üstelik ihale henüz yapılmadan ağaç kesimlerinin başlamış olması, sürecin nasıl ilerleyeceğini açıkça gösteriyor. Bu bir dinlenme alanı düzenlemesi değil, ormanın adım adım özelleştirilmesidir. 6831 sayılı Orman Kanunu açıktır: Ormanlar kamuya aittir ve ormanlık alanlara yapı yapılamaz" dedi.

İŞLETMEYE AÇILAMAZ

İktidarın “Günübirlik kullanım” adı altında ormanları şirketlere devrettiği vurgulanan açıklamada, özetle şu ifadelere yer verildi:

"Ormanlar kamu malıdır. Kamu halktır. Bu alanlar hepimize aittir. Peki kamunun olan bir ormanın, kamunun olmayan bir işletmeye açılması ne demektir? Ormanın geleceğini, nasıl kullanılacağını, nasıl işletileceğini bir şirketin insafına bırakmak demektir. Bir şirket ormanı kamu yararına göre değil, en fazla kâr getirecek şekilde kullanmak ister. O zaman soruyoruz: Kamunun olan bir alan, neden özel bir işletmeye devredilir? Kimin yararı gözetilmektedir? Mahallelinin hafta sonu ücretsiz nefes alabildiği bir yer olmaya devam edecek mi? Yoksa girişlerin ücretli olduğu, sınırların çekildiği, doğanın parça parça ticarileştirildiği bir alana mı dönüşecek? Hayır. Üstelik biz bu süreci ilk kez yaşamıyoruz. Başıbüyük Ormanı da aynı şekilde ihaleye çıkarıldı.

Ardından yapılaşma başladı ve bugün o alana girmek bile ücretli hale geldi. Mahallemizin hemen yanındaki site alanı da yıllar önce ormandı. Aynı yöntemlerle parça parça yok edildi, binlerce ağaç kesildi ve yerlerine beton yapılar inşa edildi. Bu yalnızca Gülensu’ya özgü bir durum değildir. Ülkenin dört bir yanında benzer politikalarla doğa sermayeye açılıyor. Burası İstanbul’a nefes veren sayılı doğal alanlardan biridir. Bizler, ormanın şirketlere devredilmesini değil, kamusal olarak korunmasını ve iyileştirilmesini istiyoruz. Bu ihale gerçekleşirse, bugün serbestçe kullandığımız bu alanlar yarın ücretli hale gelecek ve ardından daha büyük bir yapılaşmanın önü açılacaktır. Biz bu sürecin nasıl ilerlediğini biliyoruz ve kabul etmiyoruz. Ormanlar ranta açılamaz, ormanlarımızı korumaya devam edeceğiz."

PEŞKEŞ ÇEKMEK İSTİYORLAR

Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şube Başkanı Sezai Kaya da şunları söyledi: "Ormancılık politikası maalesef son 20 yıldır ranta, talana kurban edilen bir politika. Buradaki örnek son değil bundan sonra da devam edecek. Son 20 yıldır bu ülkenin bütün ormanları madenciliğe, turizme aklınıca gelen herşeye tahsis ediliyor, bunun adı ormancılık politikası oluyor. Burada yapılmak istenen ormanları birilerine peşkeş çekecekler. Bu ormanlar halkındır ve halkın kalmalıdır. Yarın burada ticari işletmeler söz konusu olacak, buna izin verilmemeli. Halkın sesine kulak verilmeli."

Eyleme destek veren Emek Partisi (EMEP) milletvekili İskender Bayhan ise Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey'e seslenerek "Bir Orman Bakanı ve Orman Genel Müdürlüğü'nün işi nedir? Girip sitesine baksanız ormanları korumak, ormanların çoğalmasını, sağlıklı biçimde varlığını sürdürmesini tesis etmektir. Ama siz ne yapıyorsunuz, siz öyle bir ormancılık politikası izliyorsunuz ki sömürücülerin bir numaralı saraydaki temsilcisi olarak işinizi yapıyorsunuz" dedi. Gülsuyu-Gülensu ormanının önemine dikkat  çeken Bayhan "Bu ormanların bir avuç zenginin, yandaşın kâr ve rant haline getirilmesinden utanmıyor musunuz? Yazıklar olsun size" diye konuştu.