Google Play Store
App Store

Cumhurbaşkanlığı kararı ile gümrük muafiyet bedeli 30 avrodan sıfıra çekildi, ucuza alışveriş dönemi sona erdi. Vergi Uzmanı Kapusuzoğlu, uygulamanın fayda sağlamayacağı gibi yerli üreticiye zarar dahi verebileceğini söyledi.

Gümrük bu uygulamalarla muhafaza edilemez: Uçana kaçana vergi

Ebru ÇELİK 

Yurt dışından düşük tutarlı alışverişlerde uygulanan gümrük muafiyeti dönemiyle birlikte, yoksul halkın ucuza ürün getirtme dönemi de sona erdi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile birlikte, posta ve hızlı kargo yoluyla gelen ürünlerde gümrüksüz alışveriş uygulaması kaldırıldı.

6 Ocak 2026 tarihli ve 10813 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanılarak yürürlüğe girdi. Kararla birlikte, bugüne kadar belirli bir tutarın altındaki gönderiler için geçerli olan muafiyet rejimine son verildi.

Geçtiğimiz yıllarda yurt dışı alışverişlerde gümrüksüz limit 1500 avroyken 2022 yılında 150 avroya, 2024 yılında da 30 avroya düşürülmüş, daha sonra yapılan düzenleme ile kargo bedeli de limite dâhil edilerek fiilen 27 avro seviyesine çekilmişti. Söz konusu limitler içindeki bireysel ithalatta sadece maktu bir vergi uygulanmaktaydı. Bugün yayımlanan yeni kararla birlikte ise bu uygulama tamamen ortadan kaldırılmış oldu.

30 GÜNE UYGULAMADA

Kararla birlikte, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 126. maddesinden "30 avroya aşan ancak" ibaresi çıkarıldı. Söz konusu kararın, yayım tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe gireceği belirtildi.

Ülke pazarındaki fahiş fiyatlar nedeniyle AliExpress, Temu, Shein gibi e-Ticaret şirketlerine yönelen yurttaşlar için yürürlüğe girecek bu kanun değişikliği, alışverişi yerel pazara döndürmeyi hedeflese de uzmanlar, ülke ekonomisine katacağı payın kayda değer olmayacağını belirtti. Kırtasiye, ev eşyası, kıyafet gibi kalitesiz olsa dahi ucuza alan halk, yapılan bu uygulana ile Türkiye’deki fahiş fiyatlı ürünlere neredeyse mahkûm kalacak.

GEREKÇE ÜRÜN GÜVENLİĞİ

Ülkede gıda zehirlenmeleri gibi insan yaşamını tehdit eden birçok vaka artarken Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, son dönemde sınır ötesi e-ticaret platformlarından satın alınan ürünlere ilişkin, özellikle ürün güvenliği konusunda oluşan tereddütler neticesinde, Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından bu alanda yeni uygulamalar ortaya konulduğunu bildirdi.

Bu çerçevede, AB, ilgili e-ticaret platformlarından satın alınan ürünlere yönelik geçiş dönemi için ilave vergiler getirildiğini belirtilen açıklamada, 2026 yılı içinde basitleştirilmiş gümrük uygulamalarını tamamen kaldıracağı duyuruldu.

TEK MASRAF VERGİ DEĞİL

Yurttaşların yurt dışı alışverişine göre ödeyeceği tutar da değişiyor. Avrupa Birliği ülkelerinden yüzde 30 vergi alınırken Avrupa Birliği ülkesinden gelmeyen siparişlerde vergi yüzde 60 olacak.

Gümrük vergisinin yanı sıra, emsal fiyat listeleri de bulunuyor. Bunların içerisinde gümrük müşavir ücreti, ordino ücreti, ardiye ücreti gibi ek masraflar da dâhil oluyor.

***

ÜLKEYE KATKISI OLMAYACAK

Geçmişte yurt dışından yapılan kişisel alışverişlerde vergi muafiyeti limitleri yüksekti; ben de özellikle Amazon’dan çok kitap siparişi veriyordum. Çünkü 90’lar ve 2000’lerde yabancı kitapları Türkiye’den temin etmek pek mümkün değildi. Bu muafiyetin avantajlarından çok yararlandık. 1500 avro tutarını geçmeyen kitaplarda ve basılı ürünlerde sıfır oranlı vergi avantajı halen devam etmektedir.

Yapılan bu düzenlemenin ülke ekonomisine katkı sağlayacağını düşünmüyorum. Burada Devletin elde edeceği gelir çok düşük olacaktır. İnternet üzerinden yurt dışından sipariş veren kitle genelde orta sınıf ve düşük gelirli sınıfa ait kitledir. Yurt dışından internet üzerinden alışveriş yapanların büyük kısmı orta gelirli ve geliri kısıtlı kesimler ve özellikle de teknolojiyi iyi kullanabilen, uluslararası fiyatları takip eden gençlerdir. Gençler özellikle giyim, elektronik ve Türkiye’de bulunmayan ya da çok pahalı olan ürünlerde yurt dışına yöneliyordu. Bu tür kısıtlamalar, malların serbestçe dolaştığı küresel düzende talebi tamamen bitirmeyecektir, sadece tüketiciyi aynı ürünü çok pahalıya ya da daha düşük kaliteli ürünü daha pahalıya almaya itecektir. Bunun da ne ölçüde gerçekleşeceği konusunda belirttiğim gerekçelerle ciddi tereddütlerim var.

Tuncay Kapusuzoğlu - Vergi Uzmanı

YERLİ ÜRETİCİYE ZARAR

Bura bir başka mesele de karşılıklılık: Türkiye’den sanal siteler üzerinden yurt dışına, Dünyanın her tarafına satış yapan çok sayıda küçük üretici var. Türkiye limit koydukça, diğer ülkeler de benzer sınırlamalar getirebilir. Bu yüzden düzenleme “somut faydası sınırlı, yan etkileri büyük” bir adım gibi görünüyor.

Bireysel ithalatta limit kalksa bile fiyat farkı oldukça talep devam edecektir. Zararlı ürünlerle mücadele edilecekse, limit düşürmekten çok o ürünlere dönük doğrudan denetim ve kontrol mekanizmaları kurmak gerekir.

PAZAR ÇOK BÜYÜK

Gemius Audience’ın Temmuz 2025 verilerine göre; son yıllarda en çok büyüme kaydeden e-Ticaret şirketi Temu oldu. Çin merkezli e-ticaret platformu Temu, Türkiye’de 2025 Temmuz ayında yaklaşık 7 milyon erişime ulaşırken, aydan aya erişimini artırdı ve bir yıllık süreçte erişiminde yaklaşık %314’lük bir yükseliş yaşadı. Aylık ortalama kullanım ise 30-40 milyon kişi olarak kayıtlara geçti. Temu, her ne kadar düşük kaliteli ürün pazarlasa da ülke ekonomisinin getirisiyle birlikte kazanımı açısından dikkat çekici bir büyüme göstermeye devam ediyor.

2025 verilerine göre en fazla kullanılan e-Ticaret siteleri sırasıyla şu şekilde:

1- Amazon Türkiye -Genel pazar yeri

2- Temu- Genel pazar yeri

3- eBay- Uluslararası pazar yeri

4- AliExpress-Uluslararası pazar yeri

5- Amazon Japonya- Uluslararası pazar yeri

6- Sahibinden.com -İlan/İkinci el

7- Trendyol- Yerel pazar yeri

8-  N11 - Yerel “diğer” e ticaret