Gündem kasıtlı meşgul ediliyor
CHP’liler, ‘‘CHP kapatılacak mı?’’ sorusuyla gündemin kasıtlı olarak meşgul edildiğini savunuyor. Süreç CHP’de, ‘‘Hukuksuzluklar konuşulmasın diye yeni bir tartışma konusu ortaya atıldı’’ şeklinde yorumlanıyor.

Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.netİBB’ye yönelik yolsuzluk iddiasıyla yürütülen soruşturmanın iddianamesi, gizli tanıkların muğlak ifadeleri ve "kopyala yapıştır" beyanların yanı sıra, “CHP’ye kapatma davası” başlığıyla da tartışmalara konu oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamenin 257 ve 258’inci sayfalarında yer alan bilgiler doğrultusunda ve “2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101’inci maddesi uyarınca” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na kapatma konusunda bildirimde bulundu. Bildirimin ardından, “CHP kapatılacak mı?” sorusu gündeme geldi.
Tartışmaya yönelik değerlendirmelerde bulunan CHP kurmayları, “CHP kapatılacak mı?” sorusu ile gündemin kasıtlı şekilde meşgul edildiğini savundu. Parti kapatmanın koşullarının yasada açıkça belirtildiğinin altını çizen CHP’liler, “Bu tartışma suni ve gündemi örtmeye yönelik” dedi.
AYM’YE TAŞINMAZ
CHP’nin kapatılmasıyla ilgili somut bir hamle olmadığını kaydeden CHP kurmayları, “Bu işin ciddiye alınacak bir tarafı yok. İşgüzarlık yapılıyor” görüşünü dile getirdi. Dava açma yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na ait olduğunu vurgulayan, yargılamanın ise Anayasa Mahkemesi’nce yapılabileceğinin altını çizen CHP’liler, şunları söyledi:
“Anayasamızda ve Siyasi Partiler Kanunu’nda parti kapatma, parti kapatmaya dayanak suçların odağı haline gelme meselesi çok daraltılmış durumda. İşin içinde bir veri sızıntısının ispatı bulunmadığı ve veriyi sızdırma imkânı da var olmadığı için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı konuyu Anayasa Mahkemesi kısmına taşımayacaktır.”
YARGITAY ZORLANIYOR
Türkiye siyasi tarihindeki kapatma davalarının, “Ulus devlete ve laikliğe yönelik eylem” gerekçesiyle açıldığını anımsatan CHP kaynakları, “İddianamede Anayasa madde 68’deki eylemlere aykırılık ile ilgili bir suç sıralanmıyor. Başsavcılık, olmayan bir suç üzerinden Yargıtay’ı dava açmaya zorluyor” ifadelerini kullandı.
Başsavcılığın uygulanmasını talep ettiği Siyasi Partiler Kanunu’nun 101’inci maddesi, “Anayasadaki yasaklara aykırılık halinde partilerin kapatılması” uygulamalarına yönelik düzenlemeler içeriyor.
Madde, AYM’nin kapatma kararını Anayasa’nın 68'inci maddesinde sayılan aykırılıklar ile yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alması durumunda verebileceğini hükme bağlıyor.
Bir siyasi partinin Anayasa’nın 68’inci maddede sayılan aykırı eylemlerin odak halini oluşturup oluşturmadığının ancak Anayasa Mahkemesi’nce belirlenebileceği kaydediliyor.


