Güvenlik kılıfıyla orman katliamı
Şırnak’ta ağaç kesimlerine karşı açılan dava sürüyor. Başlangıçta ormancılık teknikleriyle gerekçelendirilen kesimlerin, güvenlik operasyonları ve TPAO sahalarının korunması amacıyla yapıldığı ortaya çıktı.

İlayda SORKU
Şırnak Beytüşşebap’a bağlı Komate ve Andaç mahallelerinde ve Gabar Dağı bölgesinde orman katliamı devam ediyor. Ormanların ıslahı ve gençleştirilmesi gerekçesiyle başlatılan kesimlerin aslında güvenlik operasyonları, askeri üs bölgeleri ve TPAO petrol sahalarının korunması amacıyla yapıldığı belgelerle ortaya kondu.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ekoloji Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, “2024 yılında Şırnak’ta ormanlık alanlarda gerçekleşen ağaç kesimine dair basına yansıyan haberler sonrasında bu işlemin durdurulması için başvuru yaptık. Ret cevabının ardından dava açtık. Mahkemeye sunulan belgelerden güvenlik amaçlı kesim yapıldığı açıkça anlaşılıyor” denildi.
BİR BELGE, İKİ GEREKÇE
Davalı idare tarafından mahkemeye sunulan belgelerde aynı kesimlere dair gerekçelerin farklı tarihlerde değiştirilmesi, yürütülen işlemin keyfiliğine işaret etti. ÖHD Ekoloji Komisyonu tarafından hazırlanan bilgi notuna göre, 22 Ağustos 2024 tarihli resmi yanıtta ağaçların “silvikültürel bakım” kapsamında kesildiği belirtildi ancak 30 Mayıs 2025 tarihli raporda kesimlerin “güvenlik kesimi” olduğu ifade edildi. Öte yandan Mahkeme’nin talep etmesine rağmen kesilen ağaçların taşınması ve ticarileştirilmesiyle ilgili bilgiler dosyaya eklenmedi.
Mahkemeye sunulan belgelere göre ağaç kesim talepleri doğrudan Şırnak Valiliği ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapıldı. Bu taleplerde, ormanların “tırpanlanması” gerektiği belirtildi ve bölgenin “bölücü terör örgütlerinin hareket alanı” olarak tanımlanarak kesimlerin hızlandırılması istendi.
Özellikle TPAO’nun petrol sahaları ve güvenlik kulelerinin kurulacağı alanlarda “orman ıslahı” adı altında yapılan kesimler, Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü tarafından “olağanüstü hasılat raporları” ile onaylandı.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi’nden Doç. Dr. Cihan Erdönmez’in hazırladığı uzman görüşü ise bu kesimlerin ne ormancılık bilimiyle ne de mevzuatla bağdaşmadığını ortaya koydu. Erdönmez, kesimlerin yapıldığı bölgelerde amenajman planlarına göre hiç ağaç kesimi yapılmaması gerektiğini, buna rağmen binlerce metreküp ağaç kesildiğini belirtti.
Ormanların silvikültürel gerekçelerle kesildiği iddiasını çürüten Erdönmez, “İç güvenlik birimlerinden gelen talepler olağanüstü eta tanımına uymamaktadır. Böyle bir yasal çerçeve bulunmadığı halde ormancılık birimleri idari işlem gerçekleştirmiştir” dedi.
AĞAÇ SAYISINDA ÇELİŞKİ
Orman Genel Müdürlüğü (OGM) Şanlıurfa Bölge Müdürlüğü, Şırnak’taki orman alanında 2021-2024 arasında herhangi bir azalma olmadığını ileri sürdü. Ancak aynı kuruma ait resmi Facebook sayfasındaki 2021 tarihli paylaşımda ormanlık alan oranı yüzde 44 iken, güncel sitede bu oran yüzde 36 olarak geçiyor. Sadece yedi aylık sürede yüzde 8’lik düşüş, resmi verilerle çelişen bir tahribat boyutuna işaret etti.
ÖHD, tüm bu sürecin uluslararası hukuka göre “ekokırım” kapsamında değerlendirilebileceğini vurguladı. 1990’lardan bu yana köy yakmalarla başlayan insansızlaştırma politikalarının bugün enerji yatırımları ve askeri amaçlarla sürdürüldüğünü ifade eden hukukçular, yürürlüğe giren “Talan Yasası”nın da bu süreci yasal kılıfa sokmayı amaçladığını belirtti.
NE OLMUŞTU?
2024 Temmuz’unda Şırnak’taki orman kesimleri basına yansımış, yurttaşlar, çevre örgütleri ve meslek odaları tepki göstermişti. Aynı yıl ÖHD, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bilgi edinme başvurusunda bulunmuş, yanıtsız kalınca suç duyurusunda bulunulmuş ve ardından idare mahkemesinde dava açılmıştı. Mardin İdare Mahkemesi, davalı idareden kesimlerin hukuki dayanağını talep etmiş, ancak belgeler ya geç gönderilmiş ya da eksik bırakılmıştı. 2025 yılı itibariyle davanın esası hâlâ sonuçlanmadı, yürütmenin durdurulmasına dair karar ise belgelerin tamamlanmasına bağlandı.


