birgün

22° AÇIK

GÜNCEL 06.07.2020 16:06

Hacı Süleyman Çakır Huzurevi’ndeki Koronavirüs ölümlerine ilişkin suç duyurusu

Eskişehir'de Hacı Süleyman Çakır Huzurevi’nde koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan 20’den fazla ölüm nedeniyle CHP'li Utku Çakırözer, savcılığa suç duyurusunda bulundu

Hacı Süleyman Çakır Huzurevi’ndeki Koronavirüs ölümlerine ilişkin suç duyurusu

Eskişehir'deki Hacı Süleyman Çakır Huzurevi’nde koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan 20’den fazla ölüm adliyeye taşındı. Can kayıpları ile ilgili görevi ihmal iddialarını gündeme taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, huzurevinde çalışırken hayatını kaybeden Sadık Kaya’nın kızı Merve Kaya ile birlikte sorumluların cezalandırılması için savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı Hacı Süleyman Çakır Huzurevi'nde bir çalışandan Koronavirüs bulaşması sonucu 72 yaşlı hastaneye kaldırılmıştı. Hastaneye kaldırılan 20'den fazla yaşlı ile bir huzurevi çalışanının virüs nedeniyle hayatını kaybetmesine ilişkin bugün savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN

Sözcü'den Kemal Altan'ın haberine göre Hacı Süleyman Çakır Huzurevi'nde çalışırken Koronavirüs'e yakalanması sonucu hayatını kaybeden 57 yaşındaki kronik rahatsızlığı bulunan Sadık Kaya'nın kızı Merve Kaya yanında avukatı Kemal Sayılır ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ile birlikte cezaevindeki ölümlerin sorumlularının cezalandırılması için şikayette bulundu.

Huzurevinde yaşanan ölümler ile ilgili vakit geçirmeksizin idari ve adli soruşturma açılmasını ve ihmali olan yetkililerin derhal görevden alınması ve yargılanması gerektiğini belirten Çakırözer, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'a da ‘huzurevinde salgın döneminde idareci bulunmadığı ve 17 yaşlı ile bir personelin ölümlerinde Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü'nün ihmalleri olduğu' iddialarına yanıt vermesini istedi.

KURUM MÜDÜRÜ BAŞKA BİR YERE YÖNETİCİ OLARAK ATANDI

Eskişehir Adalet Sarayı önünde açıklama yapan milletvekili Çakırözer, "Eskişehir'de ve ülke genelindeki diğer huzurevlerinde böylesine çok sayıda yaşam kaybı yaşanmazken Süleyman Çakır Huzurevinde yaşanan can kayıpları ile ilgili görevi ihmal iddialarını iki hafta önce gündeme getirmiştim" ifadelerini kullandı.

haci-suleyman-cakir-huzurevi-ndeki-koronavirus-olumlerine-iliskin-suc-duyurusu-753436-1.

"TBMM'de Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından yanıtlanmak üzere bir soru önergesi verip, salgının huzurevine bulaşması ve yaşanan can kayıplarıyla ilgili derhal idari ve adli soruşturma açılmasını, sorumluğu bulunan kamu görevlilerinin de görevden alınarak yargılanmasını istemiştim. Bu açıklamalarımızdan 15 gün sonra bugün ikinci kez karşınızdayız" diyen Çakırözer, O günden bugüne ellerine ulaşan bilgiler ve gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirmek istediğini ifade ederek şunları söyledi:

"Huzurevinde çalışırken salgına yakalanarak hayatını kaybeden idari personel merhum Sadık Kaya'nın kronik rahatsızlığı olmasına ve bu nedenle yöneticilerinden izin talep etmesine rağmen ısrarla salgın ortamında çalışmaya zorlandığı ortaya çıktı.Merhum Sadık Kaya'nın ailesi bugün salgın döneminde görev yapan Huzurevi ve Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Bu süreçte Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Alper Sezer'in görevinden alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Görevden alma gerekçesine ilişkin çok iddia olmakla birlikte, hakkında yürütülen ya da yürütülecek valilik soruşturmalarda kendisinin mutlaka Süleyman Çakır Huzurevimizdeki ölümcül ihmallerden de sorumlu tutulması zaruridir."

Daha önce hiç yaşlı bakım deneyimi olmamasına rağmen salgın döneminde huzurevinde vekil kurum müdürlüğü yaptırılan Meryem Türk'ün ölümler sonrasında bir başka kuruma yönetici olarak atandığını belirten Çakırözer, "Salgının Huzurevine bulaşmasından, izolasyon önlemlerinin, karantina tedbirlerinin alınmamasından ve huzurevi sakinleri ile Sadık Kaya'nın ölümünde ihmali olduğu için mutlaka soruşturulması ve yargılanması gerekmektedir. Gerek İl Müdürü, gerekse Huzurevi müdür vekilinin yerlerinin değiştirilmesi yetmez. 20'nin üzerinde can kaybı yaşanan böylesine vahim bir olayda bu ihmaller, suistimaller mutlaka yargının konusu olmalıdır" ifadelerini kullandı.

'NE İZNE ÇIKMASINA NE DE EMEKLİ OLMASINA İZİN VERİLDİ'

Babası Sadık Kaya'nın huzurevinde çalışırken hayatını koronavirüs nedeniyle kaybettiğini belirten Merve Erdoğan ise şunları dile getirdi:

"Babamın şeker, tansiyon ve obezite gibi kronik rahatsızlıkları bulunuyordu. 2008 yılından beri rahatsızlıklarına dair raporları bulunmaktadır. Virüs salgını döneminde huzurevi yönetiminden izin istemesine rağmen kendisine izin verilmedi. 60 günlük yıllık izni vardı, onu da kullandırmadılar. Emekliliği hak etmesinin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen emekliye ayrılmasına da izin verilmedi. Çalışması için zorlandı. Babam resmen ölüme terkedildi. Bizim canımız yandığı gibi tüm sorumlularında canlarının yanmasını istiyoruz. Bu konuda suç duyurusunda bulunuyoruz.

Merve Erdoğan'ın avukatı Kemal Sayılır da şunları kaydetti:

"Bu işletme ve kurumlarda görevli personel ve idarecilerin sorumluluklarının yerine getirilmesi ve buradaki ihmaller zincirinden dolayı yaşanan ölümler neticesinde cezai sorumluların ortaya çıkması ve cezalandırılması için savcılığa suç duyurusunda bulunduk. İlgililer hakkında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan ve görevi ihmal suçundan dolayı dava açılmasını talep ediyoruz. Olaylarla ilgili ciddi ihmaller bulunmaktadır."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız