Hak ihlalleri say say bitmiyor

01.06.2019 09:35 ÇALIŞMA YAŞAMI
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 108’inci Uluslararası Çalışma Konferansı, 10-21 Haziran’da Cenevre’de yapılacak. Konferansta Türkiye hükümetinden, ILO Uzmanlar Komitesi’nin hazırladığı raporda yer alan hak ihlalleri için açıklama talep edilecek. ILO Uzmanlar Komitesi’nin Uluslararası Çalışma Konferansı’nda görüşülmek üzere hazırladığı söz konusu raporun Türkiye’ye ilişkin bölümü yayımlandı. Raporda, örgütlenme hakkının ve sendikal eylemlerin engellenmesi, sendika üye ve görevlilerinin […]

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 108’inci Uluslararası Çalışma Konferansı, 10-21 Haziran’da Cenevre’de yapılacak. Konferansta Türkiye hükümetinden, ILO Uzmanlar Komitesi’nin hazırladığı raporda yer alan hak ihlalleri için açıklama talep edilecek.

ILO Uzmanlar Komitesi’nin Uluslararası Çalışma Konferansı’nda görüşülmek üzere hazırladığı söz konusu raporun Türkiye’ye ilişkin bölümü yayımlandı. Raporda, örgütlenme hakkının ve sendikal eylemlerin engellenmesi, sendika üye ve görevlilerinin tutuklanması, baskı altına alınması, ihraçlar, hukuka aykırı grev yasakları gibi ILO sözleşmelerine aykırı çok sayıda uygulama yer alıyor.

Söz konusu uygulamalardan bazıları şöyle:

SENDİKA SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜ

Rapora göre, özel istihdam büroları tarafından geçici olarak istihdam edilen işçilerin sıklıkla sektör değiştirmeleri ve Türkiye’deki sendikalaşmanın sektör temelli olmasından dolayı sendikal haklarından faydalanamadıkları yönündeki iddialara dikkat çekiliyor. Özellikle özel sektördeki işyerlerinde işçiler üzerinde işveren tarafından belirlenen sendikaya katılmaları için baskı yapıldığı belirtiliyor. Komite, hükümetin bu konudaki yorumlarını konferansta sunmasını talep ediyor.

TUTUKLU SENDİKACILAR

Raporda yer alan bir diğer hak ihlali, DİSK ve KESK’in pek çok gösteri ve basın açıklamasının yasaklanması, çok sayıda sendika üyesi ve görevlisinin tutuklanması ve işten çıkarılan KESK yöneticilerinin pasaportlarının alınması. Bu konu daha önceki raporlarda da dile getirilmiş, hükümet “İdarenin tüm eylemlerine karşı yerel, idari veya yargısal hukuk yolları açık” yanıtını vermişti. Komite, hükümetten bir kez daha işçilerin ve işverenlerin sözleşme kapsamındaki haklarını tam ve özgür şekilde kullanabilmeleri için alınan önlemler konusunda bilgi vermesini istiyor. Komite ayrıca, sendika üyeleri ile kamu görevlilerinin hükümetin sözünü ettiği hukuk yollarına başvurup başvurmadığını ve ne sonuç aldığını soruyor.

SENDİKALI OLAMAYANLAR

Rapora göre, Türkiye’de her 6 kamu görevlisinden biri sendikalaşma hakkına sahip değil. Hapishane gardiyanları, sulh hâkimleri, kıdemli kamu çalışanları sendikalı olamıyor. Komite, bu konuda istisnanın yalnızca silahlı kuvvetler ve polis olabileceğine vurgu yaparak, hükümeti ilgili yasa maddesini gözden geçirmeye ve tüm kamu görevlilerine istedikleri örgütü kurma ve istedikleri örgüte katılma hakkını vermeye çağırıyor.

GREV YASAKLARI

Raporda AKP hükümetinin grev yasakları da geniş yer tutuyor. 2017 yılında cam sektöründeki de dahil olmak üzere 5 grevin askıya alındığına dikkat çeken Komite, buna karşın 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’nin yine cam sektöründeki bir grevin askıya alınmasını anayasaya aykırı bulduğunu hatırlatıyor. Raporda, grev yasaklarına zemin oluşturan yasa maddesi (6356 sayılı Kanun 63’üncü madde) ile ilgili KHK’nin uygulanmasında Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

DDK DENETİMİ

Türkiye’de geçen temmuz ayında kabul edilen 5 sayılı Kararname de rapora girdi. Söz konusu kararnameyle doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na karşı sorumlu olan Devlet Denetleme Kurulu’na sendikaları, meslek kuruluşlarını, vakıfları ve dernekleri istediği zaman inceleme ve denetleme yetkisi verilmişti. Raporda, “yetkili makamlara sendikaların iç işleyişi üzerinde, yıllık finansal rapor sunma yükümlülüğünün ötesine geçen genişletilmiş kontrol yetkileri sağlayan herhangi bir kanunun ILO sözleşmesine aykırı olduğu” vurgulanıyor ve hükümetten bu konuda bilgi talep ediliyor.

OHAL İHRAÇLARI

Kamudaki ihraçlar da ILO’nun gündeminde. Komite, OHAL döneminde Eğitim Sen’in KHK’lerle bin 628 üyesinin işten çıkarıldığını ve bu kişilerin yalnızca 12’sinin işe geri dönebildiğini hatırlatıyor. Aynı durumun KESK’e bağlı diğer sendikalar ile DİSK için de geçerli olduğuna işaret eden Komite, hükümetin OHAL’i kullanarak belirli sendikaları hedef aldığı ve cezalandırdığı iddialarıyla ilgili hükümetten tedbir almasını istediğini, buna karşın hükümetin bu talebe karşılık vermediğini belirtiyor.

İŞKOLU BARAJI

Raporda, sendikalaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olan barajlara da değiniliyor. Türkiye’de bir sendikanın toplu sözleşme yapabilmesi için faaliyet gösterdiği sektördeki tüm işçilerin yüzde 1’ini örgütlemiş olması gerekiyor. Komite, bu yüzde 1’lik işkolu barajının etkilerinin incelenmesini ve gerekliyse kaldırılması için kanunun gözden geçirilmesini istiyor.