Hakkında verilen beraat kararı bozulan Pınar Selek'ten 'Mısır Çarşısı' açıklaması: İnsanlık dışıdır
Mısır Çarşısı'nda 1998 yılında yedi kişinin öldüğü, 127 kişinin de yargılandığı patlamaya ilişkin davada hakkında verilen beraat kararı bozulan sosyolog Pınar Selek, "Bu karar sadece yanlış ve akıl dışı değil, insanlık dışıdır," ifadelerini kullandı. Dosyanın henüz UYAP’a düşmediğini söyleyen Pınar Selek’in kardeşi ve avukatı Seyda Selek, BirGün’e yaptığı açıklamada, "Gerekçeli karar olmadığı için detaylara hâkim değiliz ama bu hakikaten bir Çin işkencesine dönüştü. Biz hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 1998'de Mısır Çarşısı'nda 7 kişinin öldüğü 127 kişinin de yaralandığı patlamaya ilişkin davada sanıklar sosyolog Pınar Selek ve Abdülmecit Öztürk hakkında verilen beraat kararı bozuldu.
Selek, beraat kararının bozulmasına ilişkin BBC'ye yaptığı yazılı açıklamada "Bu kararın hukukla hiçbir ilgisi yoktur" dedi.
Selek, "Dosyada patlamanın gaz kaçağından olduğuna dair bir çok bilimsel rapor varken, bu konuda benden tek bir ifade alınmamışken, soru bile sorulmamışken, yalnız Abdulmecit Ö. isimli bir kişinin işkence altında verdiği ama mahkemede reddettiği 'beraber yaptık' ifadesine dayanılarak dava açılmışken, bu şahıs benimle birlikte beraat etmişken, üstelik onun beraati kesinleşmisken, yani sadece benim beraatime itiraz edilmişken, bu karar sadece yanlış ve akıl dışı değil, insanlık dışıdır. Bu kararın hukukla hiçbir ilgisi yoktur. Gerekçeli karar daha çıkmadığı için daha fazla yorum yapamam. Bu haksızlığa karşı sonuna kadar mücadele edeceğim, edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Yargıtay Ceza Kurulu'nun kararı uyarınca Selek ve Öztürk'ün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yeniden yargılanmaları söz konusu.
SEYDA SELEK: DAVA ÇİN İŞKENCESİNE DÖNÜŞTÜ
Dosyanın henüz UYAP’a düşmediğini söyleyen Pınar Selek’in kardeşi ve avukatı Seyda Selek, BirGün’e açıklamalarda bulundu. Gerekçeli kararı da göremediklerini ifade eden Av. Selek, bu nedenle detaylı bir açıklama yapılamayacağını ancak davanın aslında çok net olduğuna değindi.
Bu davada beraat dışında bir seçeneğin olmadığına dikkat çeken Selek, “Olmayan bir bomba, gaz kaçağı olduğu bilimsel raporlarla kesinleşmiş. Ağır işkence altında birinin ifadesi alınmış ve mahkemede de ağır işkence altında olduğunu söylüyor. O kişi de Pınar’la birlikte beraat ediliyor. Haberler öyle servis edilmiş ki hâlâ iki isim de yargılanıyormuş gibi görünüyor. Diğer kişinin beraatı kesinleşmiş onun ifadesine dayanılıyor ama Pınar’ın böyle bir ifadesi de yok. Bu absürtlük başka türlü nasıl açıklanır bilmiyorum. Olmayan bir suç üzerinden konuşuyoruz” dedi.
Son beraat kararının üzerinden 8 yıl geçtiğini hatırlatan Selek, şunları ifade etti: “Son beraattan sonra tam 8 yıl geçmiş nasıl bozacaklar bilmiyoruz. Gerekçeli karar olmadığı için detaylara hâkim değiliz ama bu hakikaten bir Çin işkencesine dönüştü. Biz hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Haklıyız, o kadar net ki. Keşke Yargıtay Genel Kurulu’nda kendimizi ifade etme imkânımız olsaydı. Çok rahat bir şekilde ikna ederdik. Yargıtay Genel Kurulu’nda nasıl tartışıldı bilmiyoruz. Absürt ve insanlık dışı. Dosya çok net beraat. Hangi fikirden olursa olsun o dosyayı gören biri bunun beraatla sonuçlanması gerektiğini bilecektir. Bir hınç alma duygusu yoksa tabii."
NE OLMUŞTU?
9 Temmuz 1998 tarihinde İstanbul'daki Mısır Çarşısı'nda bir patlama meydana gelmiş, bundan iki gün sonra Pınar Selek gözaltına alınmıştı.
Kriminal Laboratuvar raporunun bomba bulgusu olmadığını belirtmesine karşın, Pınar Selek örgüt suçlamasıyla DGM askeri hakimliğince tutuklanmıştı. Emniyet bomba uzmanlarının olay yeri inceleme raporu da patlamaya bombanın yol açmadığı sonucuna varmıştı.
Buna karşın Abdülmecit Öztürk polise verdiği ifadede Mısır Çarşısı'nı bombalama eylemini Selek'le birlikte gerçekleştirdiklerini öne sürmüş, daha sonra bu ifadenin işkence altında alındığını savunmuştu. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Aralık 2014'te sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yetecek ölçüde kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanıkların beraatine karar vermişti.