birgün

22° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 17.09.2020 13:24

Halil Sezai 'silahla kasten yaralama' suçundan tutuklandı

Şarkıcı Halil Sezai, Tuzla'da komşusunu darp ettiği gerekçesiyle mevcutlu şekilde adliyeye getirildi. Nöbetçi hakimlik, 'silahla kasten yaralama' suçundan Halil Sezai'nin tutuklanmasına karar verdi.

Halil Sezai 'silahla kasten yaralama' suçundan tutuklandı

Tuzla'da komşusunu darp ettiği gerekçesiyle mevcutlu şekilde adliyeye getirilen şarkıcı Halil Sezai Paracıkoğlu, "silahla kasten yaralama" suçundan tutuklandı.

67 yaşındaki komşusunu darp eden Halil Sezai, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Tuzla’da dün bir sitede çekim yapan şarkıcı Halil Sezai, çekime izin vermeyen mahalle sakini 67 yaşındaki Hüseyin Meriç ile tartışma yaşamış; Sezai, yaşlı adamı darp etmişti. Yaşanan olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkıcı Halil Sezai’yi ifadeye çağırdı.

67 yaşındaki komşusunu darp eden Halil Sezai ifade vermek üzere adliyeye geldi. Halil Sezai'nin sağ elinin sargılı olduğu görüldü. Sezai'nin savcıya ifade vermesi yaklaşık 2 saat sürdü. Sezai savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından "Silahla kasten yaralama" ve "Silahla tehdit" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Sezai, savcılık tarafından silahla yaralamadan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

TUTUKLANDI

Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nda savcılık tarafından ifadesi alınan Sezai, "silahla kasten yaralama" ve "silahla tehdit" suçlarından tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hekimliğine sevk edildi.

Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliği, şarkıcı Halil Sezai'nin "silahla kasten yaralama" suçundan tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlik, olayın oluş şekli ve mevcut delil durumu, dosya kapsamındaki suç vasfının şüpheli lehine değişme ihtimalini dikkate alarak, şüphelinin "silahla tehdit" suçundan tutuklama talebini reddetti.

"YAPTIĞIM HAYVANLIKTI, PİŞMANIM"

Halil Sezai'nin hakimlikte verdiği ifadesinde, olayın yönetmen Murat Aytar Ağırlar ile müşteki arasında yaşanan husumetten kaynaklandığını savundu.

Villada yemek programı çekimi yaptıklarını anlatan Sezai, tutulan 4. villaya dekor yaptırıp çekim yapmaya başlayınca tacizlerin başladığını, müştekinin çeşitli şekillerde çekim yapmalarına engel olduğunu öne sürdü.

Bu nedenle yeni bir yer arayışına girdiklerini, olay günü de müşteki ile bir kez daha görüşmek üzere villasına gittiklerini dile getiren Sezai, şunları kaydetti:

"Hatta bu amaçla yolda çiçek aldım. Olay öncesinde bir önceki günden aldığım alkolün etkisi halen vardı. Müştekinin evine gittiğimizde 4 villanın da ortak bahçesinden geçtik. Ancak konutun içine girmedik. Ben o sırada eskiden onunla masalarda sohbetimizdeki şakalaşmalardan mülhem olarak bahçeden odun almak istedim. Amacım bununla müştekiye 'Odun mu olalım, yoksa çiçek mi olalım, aramız nasıl olsun?' diye takılmaktı. Tümüyle espri amaçlıydı. Bu odunla asla müştekiye vurmadım."

Müşteki Hüseyin Meriç'e seslendiğinde kendisine küfür ettiğini, olayın şokuyla bir an durakladığını ve aralarında itiş kakış olduğunu ama müştekiye vurmadığını, vurma olayı daha sonra dışarıda yaşandığını anlatan Sezai, şöyle devam etti:

"Bahçede vurduğumu hatırlamıyorum. Ancak sokakta ağır küfürleri devam ettiği için yapmamam gereken şeyleri yaptım. Kendime yakıştıramıyorum. Yaptığım hayvanlıktı. Gerek böyle bir eylemle yaraladığım için gerekse müştekinin durumunu göz önünde bulundurduğumda yaptığımı tasvip etmiyorum. Pişmanım. O an yaptığım şey bir öfke patlaması gibiydi. Görüntüye yansımayan yerlerde müştekinin bana saldırıları da oldu."

Sezai, müşteki ile arasında yaşanan ezan diyoluğunu da değinerek, "Ben hiçbir şekilde ezan ve dini kavramlarla kavga etmem. Konserlerimde ezana saygım nedeniyle ara vermiş biriyim" dedi.

Şarkıcı Halil Sezai, kararın ardından Maltepe Cezaevi'ne gönderildi.

KONUŞMAMA KARARI ALDI

Sezai bugün avukatı aracılığıyla yeni bir açıklama yaptı:" Öncelikle müvekkilimizin, dün sabah saatlerinde yaşanan talihsiz olayın merkezinde yer aldığı için son derece üzgün ve pişman olduğunun bilinmesini isteriz. Şiddetin ne fiziksel ne de psikolojik hiçbir türü kabul edilemeyeceği gibi, hiçbir makul gerekçesi de olamaz. Müvekkilimiz, kamuoyuna karşı olan mahcubiyeti ve şiddetin hiçbir makul açıklaması ve gerekçesi olamayacağına dair inancı sebebi ile konuşmama kararı almıştır.

"GÖRÜNTÜLERİN ÜZERİNDE OYNANDI"

Müvekkilimiz kararına sadık kalacağını beyanla; yalnızca, üzüntü ve pişmanlığını dile getirmek, kamuoyundan özür dilemek ve yaşanan talihsiz olayın esasında medyaya servis edildiği gibi gerçekleşmediğini beyan etmek istemiştir. Olayla ilgili şahısların, olaya ilişkin görüntüleri ellerinde bulundurmalarının avantajı ile bilinçli ve manipülatif bir şekilde görüntüler üzerinde oynayarak (kesip-düzenleyerek) yaşananları farklı şekilde lanse etmeye çalıştığının, bu amaçla görüntülerin medyaya bu şekilde servis edildiğinin bilinmesini isteriz.

"YARGI SÜRECİNDE ORTAYA ÇIKACAK"

Bu şekilde medyaya servis edilen görüntülerde ilgili şahsın küfürleri, tehditleri ve müvekkile uyguladığı şiddete ilişkin kısımların kesildiğine dikkat çekmek isteriz. İlgili şahıs daha önce de sarhoş bir şekilde müvekkilin yaşlı annesine ağza alınmayacak küfürler ve tehditler savurmuştur. Olayın esasen nasıl geliştiği yargılama sürecinde ortaya çıkacaktır ancak kısaca kamuoyunu bilgilendirmek gerekir ise; talihsiz olay müvekkilimizin yönetmeni Murat Aytaç Ağırlar’ın bahçesinde gerçekleşmiştir, ilgili şahıslar da Murat Aytaç Ağırları’ın komşusudur.

"PROJEYE ENGEL OLDULAR"

İlgili şahıslar, Murat Aytaç Ağırlar ile süregelen şahsi problemleri sebebi ile uzun süredir Murat Aytaç Ağırlar ile yapmaya çalıştıkları projenin çekimleri sırasında her seferinde yüksek ses ile kayıt/müzik açarak elinde içki şişeleriyle yönetmene ve müvekkilin annesine küfürler savurmak suretiyle defalarca rahatsız etmiş; projenin çekimine ve işlerini yapmalarına engel olmuşlardır.

"SON KEZ KONUŞMAK İSTEDİLER"

Müvekkilimiz ve yönetmeni ilgili şahısları bu hususta defaatle uyarmasına rağmen ilgili şahısların tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığı gibi aksine tacizleri artarak devam etmiştir. Müvekkil ve Murat Aytaç Ağırlar işlerinin daha fazla sekteye uğramaması adına yeni bir adres arayışı içine girmiştir. Arkadaşları tarafından önerilen başka bir kiralık yeri görmeden önce; ilgili şahıslar ile eskiden kaynaklanan samimiyetine güvenerek orta bir yol bulunabilir ise yeni bir yer kiralamalarına gerek kalmayacağı düşüncesi ile son kez ilgili şahıslarla konuşmak istemiştir.

SİLAHLA TEHDİT ETTİLER

Bu amaçla ilgili şahıslarla görüşmeye giden müvekkilimiz, ilgili şahısların sinkaflı hakaret ve tehditleri ile karşılaşmıştır. Bunun üzerine taraflar arasında arbede yaşanmıştır. Arbedenin akabinde müvekkilimiz ve arkadaşları araçlarına binerek olay yerinden uzaklaşmaya çalışmış ancak birkaç sokak ötede ilgili şahıslar, deyim yerinde ise eşkıya gibi arabanın önünü keserek sinkaflı hakaret ve silahla tehditlerde bulunmuşlardır."

DARP EDİLEN KİŞİ KONUŞTU

Halil Sezai'nin darp ettiği Hüseyin Meriç, “Neler Oluyor Hayatta” programına bağlandı. Meriç, yaşananlarla ilgili, "Defalarca darbedildim, ben elimi bile kaldırmadım, savunmaya bile geçmedim. Sanatçı kendisi, topluma örnek olmalıydı. Şu anda iyiyim bu topluma çok kötü bir örnek, yaşlı olup olmamın bir önemi yok yapmaması gereken bir hareketti" dedi.

"BU RADDEYE GELMEMİN SÜRECİ VAR"

Şarkıcı, dün "Bu adam yan komşum. 5 aydır bizi rahatsız ediyor. Aylardır ‘gel lan’ tekliflerini reddettim. İçip içip ana bacı söverken sabır çektim. Silah çekmesine, bahçeye 30 adam yığmasına girmiyorum bile. Bu raddeye gelmemin süreci var" demişti.

Sezai sözlerini şöyle sürdürmüştü:

Olayı şöyle özetleyeyim de siz yine linçe devam edin; Evet 65 yaşında bir adamla kavga ettim. Kavga ettim diyorum çünkü daha önce defalarca bu abimizin 'gelin lan'lı tekliflerini reddettim. Güldüm geçtim. İkiz bir villada yan komşumuz oluyor kendileri. Oğlu ile beraber yaşıyorlar. Biz yönetmenimiz Aytaç Ağırlar ile beraber orada 6 kişilik bir ekiple Youtube formatı hazırlıyoruz. Yemek talk showu. Konuk alıyor, yemek yapıyor sohbet ediyoruz. Fakat maalesef 5 aydır 1 bölüm bile çekemedik. Maddi zararı geçtim manevi olarak burnunuzdan getirdi. Çünkü bu 65 yaşında ki abimiz yönetmenimiz ile olan husumetinden dolayı bize programı çektirtmemeye yemin etmiş. Bağıra çağıra öyle söylüyor 5 aydır!

Başardı da zaten sonunda. 5 ay boyunca bu abimiz içip içip ana bacı sülale söverken biz ya sabır çekmekten başka bir şey yapmadık. İlk zamanlarda ki sofra muhabbetlerimizin hatırına. 2 senelik bir komşuluk geçmişi içinde çok yiyip içip muhabbet etmişliğimiz vardır. Arasının bozulduğu yönetmenimiz Aytaç yüzünden sabahtan akşama kadar müzik açan, (evde değilken bile kurduğu düzenekle uzaktan yayın yapıyordu) kafası yerinde değilken ana avrat söven bu 65 yaşında ki abimiz şimdi çıkmış her yerde konuşuyormuş. Varsın konuşsun. Silah göstermelere, bahçeye 30 tane adam yığmaya filan girmiyorum bile.

Çiçekle gittiğim evde sonuç buna dönüştü. Görüntüleri kırpmak kendi küfürlerini hakaretlerini yumruklarını kesmek zaten beni şaşırtmadı. Bunların hepsi dün anlatıldı gerekli mercilere. Benim yaptığım şeyde hayvanlık buna söyleyecek bir lafım yok... Beni bilen bilir aşırı sabırlı ve sakin bir insanımdır ama bu raddeye gelmenin de bir süreci var. Üzgün müyüm? Hem de çok. Değmezdi bu mafya hikayelerini ballandıra ballandır anlatan, parasıyla her şeyi, herkesi satın alabileceğini düşünen abimiz için. Ben bilmiyor muyum sitenin 50 tane kamerası olduğunu, bilmiyor muyum magazin gezeceklerini beni ve ailemi çok kötü bir pozisyonda bırakacaklarını? Elbette biliyorum. Ama dayanamadım işte. Taş olsa çatlardı aylardır süren bu kadar ağır küfür ve tacize. Dün ifademi verdim. Daha bir sürü detay var tek tek anlattık. Gerekli adli başvurularımızı yaptık. Savunulacak da bir tarafım da yok. Olan oldu. Çok üzgünüm. Herkesten de özür diliyorum. Kendisinden de özür diliyorum. Her ne olursa olsun yapmamam gereken bir şeydi ama işte…

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız