Halk gerçekleri biliyor
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem için 23 yıldır mücadele verdiklerini ve kentsel dönüşüme ilişkin bugün bilgi aktaracağını söyledi. Geçen sürede deprem felaketine ‘imar barışıyla’ davetiye çıkarıldı. 6 Şubat depreminin üzerinden 27 ay geçmesine rağmen depremzedeler konteyner kentlerde kaderine terk edildi. Afetzedelerin tapularına el koyan TOKİ, zenginlerin müteahhidi oldu. Mega projelerle ekosistem talan edildi.

Gökay BAŞCAN
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada bugün, kentsel dönüşüm ile ilgili çalışmalarını paylaşacağını ve 6 Şubat depremlerinde bir başarı hikayesi yazdıklarını söyledi. Erdoğan’ın yapacağı açıklama öncesinde, kentsel dönüşüm ve deprem sürecine hazırlıktaki "büyük başarı" öyküleri milyonların hafızalarında hâlâ taze.
Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 50 binden fazla yurttaş hayatını kaybetti, aradan geçen 25 aya rağmen yüzbinlerce insan hâlâ konteyner kentlerde yaşıyor. Beklenen bu büyük deprem sonrasında iktidar sınıfta kaldı; binlerce insan enkaz altında yardım beklerken bant daraltmasına gidildi. Zamanında müdahale edilmediği için binlerce insan hayatını kaybederken, yaraları sarması gereken iktidar, kendine yeni rant alanları açtı.
∗∗∗
ZENGİNLERİN MÜTEAHHİDİ: TOKİ
Depremzedelerin ihtiyaçlarına yanıt vermeyen TOKİ, yıllar içerisinde kurulma amacından uzaklaştı. TOKİ, zenginlerin müteahhidine dönüştü. Depremzedelere verilen sözler tutulmadı. Mustafa Bildircin’in haberine göre, Erdoğan, 23 Mart 2023’te “650 bin konutu bir yıl içinde teslim edeceğiz” diyerek depremzedelere ilk vaadini açıkladı. 3 gün sonra yeni bir açıklama daha yapan Erdoğan, söz verdiği konut sayısını 319 bine düşürdü. 29 Kasım 2023 tarihinde yaptığı konuşmada ise “2023 yılı bitmeden toplam 46 bin deprem konutu ve köy evini, hak sahibi depremzedelerimize teslim etmeyi planlıyoruz” diye konuştu. Depremlerin birinci yılında teslim edilen konut sayısı 18 bin 19’da kaldı. Erdoğan, 28 Ekim 2024’te konut hedefini yeniden güncelleyerek, “2024 yılı sonuna kadar 201 bin 688 ev ve işyerini daha teslim edeceğiz” dedi. Ancak bu hedef de tutmadı. 2024 yılı sonunda depremzedelere yalnızca 155 bin konut verilebildi.
Depremzedelerin taleplerini karşılamayan TOKİ, konu zenginler olunca çalışmalarını hızla sürdürüyor. TOKİ iştiraki Emlak Konut’un 2002’den bu yana İstanbul’da tamamladığı konut sayısı 80 bin 788. Ancak bu konutların 69 bin 644’ü lüks konut statüsünde.
∗∗∗
FELAKETİN BAŞLANGICI: İMAR AFFI
İktidar, depremden sonra "yapamadıklarıyla" bir başarı öyküsü yazsa da bu büyük felaketin yaşanmasının taşlarını da imar aflarıyla ördü. AKP döneminde özellikle 2003, 2004, 2008 ve 2018 yıllarında çeşitli şekillerde imar afları yürürlüğe girdi. 2018’deki ise en kapsamlı ve merkezi bir uygulama olarak hayata geçirildi. Deprem olacağı tüm bilim insanları tarafından bilinen 10 ilde, sadece 4 yılda 294 bin 166 yapı kayıt belgesi düzenlendi. Adana’da 59 bin, Hatay’da 56 bin, Gaziantep’te 40 bin, Maraş’ta 39 bin yapı kayıt belgesi verildi. Böylece binlerce riskli, güvensiz, niteliği düşük konut yasal koruma altına alındı.
∗∗∗
MÜLKSÜZLEŞTİRME UYGULAMASI: REZERV ALAN
Depremde yakınlarını, evlerini, şehirlerini kaybeden binlerce insan barınma kriziyle karşı karşıya kalırken iktidar, rezerv alan uygulamasıyla yurttaşların tapulu arazilerine hukuksuz şekilde el koymaya başladı. Tapulu arazilerinin, zeytinliklerinin el konulmasına karşı çıkan depremzedelere ise polis cop ve biber gazıyla müdahale etti.
2023’te depremi bahane ederek ilan edilen rezerv uygulaması, başka illerde de uygulanmaya başlandı. İstanbul’un rantı büyük alanları, rezerv alan uygulamasıyla el konuldu. Kentsel dönüşüm uygulamaları, acil bölgelerde değil, rantı büyük alanlarda hayata geçirildi.

∗∗∗
RANT MI BÜYÜK, DEPREM RİSKİ Mİ: KENTSEL DÖNÜŞÜM
Muhalefetin diline pelesenk olan kentsel dönüşümün de yıllar içinde içi boşaltıldı. İktidar, kentte dönüşüm projesi için riskli yapılar ve zemini sorunlu olan bölgeler yerine, ranta uygun, Boğaz manzaralı, kentin merkezinde değerli alanları seçti.
İktidar, İstanbul’da, kentsel dönüşüm projelerine acil olan bölgelerden değil, Tozkoparan, Fetihtepe, Fikirtepe, Kirazlıtepe gibi bölgelerden başladı. Kentsel dönüşüm projelerinde de yurttaşlar mağdur edildi. Büyük borçlar altına sokulmaya çalışan binlerce insan, altyapı hizmetleri kesilerek evlerinden polis zoruyla çıkartıldı. İstanbul’daki ev kiralarından bihaber olan iktidar, adeta 3 kuruş vererek yurttaşlara ev bulmalarını istedi. Açılan davalara rağmen projeler tam gaz sürdü.
Erdoğan’ın sürekli yatay mimari hikayesi anlatmasına karşın, kentsel dönüşüm projelerinin uygulandığı bölgelerde devasa gökdelenler yükseldi. Kentin dokusu bozuldu, evlerinden olan binlerce insan mahallelerine geri dönemedi.

∗∗∗
BÜYÜK TALAN: KANAL, KUZEY OTOYOLU, HAVALİMANI
İktidarın anlattığı her başarı öyküsünün altından geriye yandaşlara akıtılan milyonlar, yok edilen bir ekosistem kaldı. İktidar, 65 milyar dolar harcayacağı Kanal İstanbul projesine İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla hız verdi. Yandaşları zengin edecek olan bu talan girişimi, su kaynaklarını, tarım alanlarını yok edecek ve deprem sonrası riski artıracak.
Kuzey Ormanları’na vurulan ilk büyük hançer, Marmara Otoyolu kapsamında Kuzey Ormanları’nın delik deşik edilmesiyle gerçekleşti. İstanbul’un oksijen kaynağı olan bölgede 700 bine yakın ağaç kesildi, ekosistem parçalandı.
İstanbul Havalimanı da halkın değil, iktidar çevresi sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda hayata geçirildi. Tahminlere göre 13 milyondan fazla ağaç kesilirken, yaban hayatının yaşam alanları yok edildi.

∗∗∗
YANGININ KÜL EDEMEDİKLERİNİ KESTİK: ORMANLAR
Herkes tarafından bilinen Kızılderili atasözü ile cümlelerine başlayan Erdoğan, sıkça iklim değişikliğinden, ülkenin su stresi yaşadığından ve ormanların öneminden bahsediyor. Ancak iktidar eliyle yangınlara seyirci kalınırken, yangından kendini koruyan ormanlar iktidarın peşkeşiyle madenciler ve enerji tesisleri tarafından yok ediliyor.
Son verilere göre, 2023 yılında 15 bin 520 hektar ormanlık alan kül oldu. 17 bin 733 hektar büyüklüğünde ormanlık alan ise ormancılık dışı faaliyete açıldı. Böylece resmi kayıtlara göre toplamda 33 bin 253 hektarlık ormanlık alan 2023 yılında yok edildi.


