Halk kurultay davası öncesi Tandoğan’da buluştu: Sokağın sesi baskın çıkacak
CHP’nin Kurultay davası öncesinde Tandoğan Meydanı’nı dolduran yurttaşlar, rejimin kararını tanımayacaklarını ilan etti. Mahkemeden ne karar çıkarsa çıksın, halk ülkenin geleceği için demokratik bir yol açmakta kararlı.

Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.netCHP, 38’inci Olağan Kurultay’a yönelik görülecek davanın öncesinde Ankara’da geniş katılımlı bir miting düzenledi. Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen, “Vesayete karşı, demokrasi için! Kayyuma ve darbeye karşı, halkın iradesi için!” mitinginde çok sayıda yurttaş, rejime karşı “Kayyuma hayır” sloganı altında birleşti.
Devletin olanca gücüyle muhalefete yönelik saldırılarını sürdüren Saray rejimi, Kurultay davasının hemen öncesinde bir kez daha karşısında yurttaşları buldu. Muhalefeti cezaevi ve adliye koridorlarına sıkıştırmaya çalışan iktidar blokuna karşı Tandoğan Meydanı’nda buluşan yurttaşlar, ülkedeki tüm bu yaşananların çoktan bir partiyi ya da kişileri aştığını tekrar gösterdi.
Meydanı dolduran yurttaşlar mahkemeden çıkacak herhangi bir olumsuz kararın anlamı olmayacağını da dün Ankara’dan haykırdı. Saat 17.00’de başlayan miting için yurttaşlar saatler öncesinden alana geldi. Yurttaşların yanı sıra mitinge SOL Parti, TİP, EMEP başta olmak üzere çok sayıda siyasi parti ve emek meslek örgütü de destek verdi. CHP Gençlik Kolları, polis aramasında kuyrukların uzamasına ve yurttaşların alana ulaşamamasına tepki göstererek polis barikatını yıkarak alana girdi.

Mitingde ilk konuşmayı yapan ABB Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin Ankara’daki belediye sayısını artırdığının altını çizerek, “Yapılan engellemelere halkın nasıl cevap verdiğinin örneği Ankara oldu” ifadesini kullandı. CHP’li belediyelerin engellenmesinin, CHP iktidarı ile sonuçlanacağını vurgulayan Yavaş, “Herkesin adaletten şüphe etmediği güzel günlere ulaşacağız” dedi.
BİR KİŞİNİN DEDİĞİ OLMAZ
Mitingde, Ekrem İmamoğlu’nun mektubu da okundu. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un okuduğu mektupta, şu ifadeler kullanıldı:
“Cumhuriyetimizin Başkentine, Ankara’nın güzel insanlarına, Mansur Başkanın hemşerilerine Silivri’den selam olsun. Sizleri özlem ve hasretle selamlıyorum. Ankara, Cumhuriyettir, bağımsızlıktır, demokrasidir, Ankara direniştir. Bir kişinin değil, milletin dediği olsun istedik. Milletin kararını içine sindiremeyenler, tarihin her döneminde oldu. Milletimiz, onların hepsine hadlerini bildirdi, mevcut iktidara da yine bildirecek. 19 Mart darbesinden bu yana, demokrasi tarihimizin en büyük ve en ağır maliyetli siyasi operasyonuna karşı mücadele ediyoruz.”
HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK
Halkımız, AKP’nin kaos siyaseti yüzünden artık nefes alamıyor. Yalnız CHP’lilere değil, tüm muhalif kesimlere büyük bir kuşatma var. Kurdukları masada, kendi belirledikleri rakiplerle yapılacak göstermelik bir seçime milletimizi razı etmeye çalışıyorlar. Başaramayacaklar. Yargı kumpasları ile partimizi lekelemeye çalışanlar, bize bulaştırmaya çalıştıkları iftira çukurunda boğulacaklar. Türkiye’nin bir kişiden daha büyük olduğunu, ülkenin asıl sahibinin millet olduğunu hep beraber göstereceğiz.
Siyasi rekabet, yalnızca hukuk içinde yapılmalı. Tüm siyasi partileri ve STK’leri birlikte mücadeleye davet ediyorum. Demokrasiye, hukuka ve Türkiye’ye sahip çıkalım. Çok yakın bir gelecekte bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz. Her şey çok güzel olacak.”
İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından sahneye, CHP Lideri Özgür Özel çıktı. Tandoğan Meydanı’nın, haksızlığa direnenlerin meydanı olduğunu ifade eden Özel, “Vesayete ve darbeye hayır demek için buradayız. Bugün mitingde değil, eylemdeyiz” değerlendirmesinde bulundu.
KORKU YOK
Özel, Türkiye’nin dört bir yanında düzenledikleri eylemlere de selam gönderdi. Özel, Adnan Yücel tarafından yazılan, “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiirini okudu. Özel, zeytinliklerin talanına karşı 28 Eylül’de Muğla’da düzenlenecek mitinge çağırdı. CHP Lideri Özel, “Saray’da oturarak bu meydanı izleyerek korkanlar da var, 12 metrelik hücresinden bu meydanı izleyerek coşanlar da var” diyerek tutuklu belediye başkanlarına selamlarını iletti.
Özel, “Hep birlikte başaracağız” sözleriyle başladığı konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Türkiye’nin bütün demokratları, demokrasinin yanındayız. AKP zeytine saldırdığında bütün partiler birleştik, AYM’ye birlikte gideceğiz. Kayyuma karşı da sağdan sola hep birlikte direniyoruz. Tandoğan’dan ilan ediyoruz ki CHP, Türkiye’nin birinci partisidir ama ne muhalefetin patronudur ne her şeyin sahibidir. Bu mücadelede tüm kardeş partilerimizle birliktedir, omuz omuzadır, hepsine müteşekkirdir. Her zorluğu milletimizle birlikte yendik. Ancak demokrasiden sapmadık. 31 Mart 2024’te, Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine hizmet şansını yakaladık. Bunun bir savaş olmadığını, yarış olduğunu ve seçim gecesini o yarışın bittiğini söyledik.”
ADALETİ GETİRECEĞİZ
Belediye başkanlarımız halka iyi hizmet edince, karşımızdakiler bizim 47 yıl gösterdiğimiz sabrı 47 ay gösteremediler. Değil 47 ay, 47 gün hazmedemediler. Yenilgiyi kabullenemediler. Daha ilk yenilgilerinde demokrasi treninden indiler. Bir saldırıya giriştiler. Önce seçimli otoriterlik kuranlar şimdi seçimsiz bir diktatörlüğe geçme hevesi içindeler. Sandığa saldırıyorlar. Bu iktidar demokrasi istemiyor. Biliyorlar ki demokrasi olursa sandıktan çıkamayacaklar. Biliyorlar ki demokrasi olursa kendi suçlarını örtemeyecekler. Ama ant olsun ki demokrasiyi de adaleti de barışı da biz getireceğiz.
FETÖ İLE ORTAKLAR
FETÖ ile ortak olarak Anayasa’yı değiştirdiler. Balyoz’u yaşattılar, kumpaslar kurdular. Şımarttıklarının darbesine maruz bıraktılar ülkeyi. Ellerini FETÖ sabunuyla yıkadılar, güya o günahtan kurtuldular. 17–25 Aralık, belgeli hırsızlıklarının üzerini örttüler. OHAL koşullarında, dünya kadar şaibe ile mühürsüz oylarla Anayasal sistemi değiştirdiler. Bu kumpasçılara karşı biz kazanacağız, bu meydan Türkiye’nin demokratları kazanacak.
ADAYIMIZ İMAMOĞLU’DUR
AKP, Cumhurbaşkanı adayımızı demir parmaklıklar ardına koymuştur. Buradan ilan ediyorum, bizim Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’dur. Geçirdiği iki kansere rağmen Murat Çalık, maalesef tahliye edilmemiştir. Muhittin Böcek, günde 14 ilaç içerek hapishanede yaşam mücadelesi vermektedir. Erdoğan, “Göreceksiniz 1 aya kalmaz, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar” demişti. Şimdi, buradan milyonların içinden, Türkiye’nin gözünün içine bakarak söylüyorum: Bu dava siyasidir, arkadaşlarımız masumdur, yapılan darbedir. Direneceğiz.
TERZİ FİKRİ’Yİ ÖRNEK ALDIK
Ülkenin büyük bir bölümü bu davaların siyasi olduğunu biliyor. Büyük bir özgüvenle tekrarlıyoruz. Buyurunuz, 1 Ekim’de açılacak Meclis’te yasal düzenlemeyi yapalım. TRT’nin bir kanalını bu mahkemeye tahsis edelim. İftiralar da canlı yayında atılsın, cevaplar da canlı yayında verilsin. Partimizin belediye başkanlarını sürekli tehdit edenler, AKP ve MHP’li belediye başkanlarının belgeli yolsuzluklarına karşı hiçbir şey yapmıyorlar.
Bize yönelik tehditlerine direnenler olduğu gibi, topuklarını yağlayıp kaçanlar da oldu. Hasan Mutlu’ya, “AKP’ye katılacaksın” dediler. Mutlu, “Terzi Fikri gibi belediye başkanı olmaya geldim, haysiyetsizlik yapmam” dedi. Dün gelip Mutlu’yu aldılar. AKP’ye geçen haysiyetsizleri tarih yazacak. Erdoğan, kaybettiği belediyeleri almak için her türlü oyuna, hileye yol vermiştir. Erdoğan, GOP, Beykoz, Aydın, Türkiye seni istemiyor, düş yakamızdan.
HODRİ MEYDAN
Erdoğan’a sesleniyorum, kendine güveniyorsan 2 Kasım’da getir sandığı, millet versin kararı. Eğer cesaretin varsa, kaptı kaçtı siyasetçi değilsen, siyasi yankesicilikten medet ummayacaksan Bayrampaşa’ya gel, Aydın’a gel, gel koyalım sandığı, millet versin kararını. Seni gidi siyasi yankesici seni. Milletin vermediğini hileyle almak, milletin vermediğini zorla almak darbecilerin işidir. Türkiye’ye demokrasiyi getiren parti sana meydan okuyor, hodri meydan.
‘UMUTLARI AKIN GÜRLEK’
AKP’nin tek umudu, Akın Gürlek’tir. AKP’nin adliye koridorlarında çalışan yargı kolları başkanı ve onun etrafındakiler marifetiyle Türkiye’de adaletin terazisi bozulmuştur. Bu kara düzenin çarklarından olmayan ama AKP’den medet umanlara sesleniyorum: Diyelim ki sandık gitti, biz teslim olduk, bir daha senin hatırını sorar mı? Senin sesini kim dinleyecek, senin oyuna kim sahip çıkacak? Demokrasinin tarafında olunursa ülkeler büyür. Türkiye’nin kurtuluşu demokratik, güçlü parlamenter sistemdir.
SİZE TESLİM OLMAYACAĞIZ
Buradan Erdoğan ve İçişleri Bakanı müsveddesine sesleniyorum: CHP’nin baba evine kimse el uzatamaz. CHP kolay lokma değildir. Ne bir adım geri atarız, ne bir santim eğiliriz. Size teslim olmayacağız. Biz Türkiye ittifakıyız.”
∗∗∗
BUNUN ADI İŞKENCE
Önceki gün Bayrampaşa Belediyesi’ne düzenlenen operasyona ilişkin tepkiler de sürüyor. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, gözaltına alınan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, belediye bürokratları ve meclis üyeleri hakkında açıklama yaptı. Çelik, “Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu, belediye bürokratları ve meclis üyelerimiz Vatan Emniyetin bodrum katında, uyuşturucu madde kokusuyla dolu hücrelerde tutuluyor. Bunun adı düşman hukukudur. Bunun adı işkencedir” ifadelerini kullandı.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın İBB soruşturması kapsamında tutuklanmasına tepki gösterdi. İmamoğlu, “2 gün önce iktidar ortağınız bunun suç olmadığını açıkça ifade edince, savcılık, Şahan’ın uyduruk suçlamalardan ifadesini alıp ikinci kez tutuklanmasını sağladı” ifadelerini kullandı.


