Halk yeşertti, maden mahvetti
Yurttaşların diktiği 101 bin fidan ile “Taysun Ormanı’’na dönüşen alan altın madenciliği tehdidiyle karşı karşıya. Büyük emeklerle oluşturulan orman alanında maden şirketinin, 125 sondaj çalışması yaptığı bildirildi.

Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.netYurttaşların tüm itirazlarına karşın madenciliğe feda edilmek istenen orman sahalarına bir yenisi daha eklendi.
Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Sazoba Mahallesi’ndeki Taysun Ormanı’nın altın madeni tehdidiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.
1996 yılı öncesinde, “Taysun Çölü” olarak anılan, TEMA Vakfı ve Orman Genel Müdürlüğü’nün diktiği 100 bini aşkın fidan ile koca bir ormana dönüşen alanın, “Altına uğruna yok edilmek istendiği” kaydedildi.
VİCDAN TUTULMASI
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve CHP Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Akhisar Çevre Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen eyleme yurttaşlara destek için katıldı. Yaşananları, “Akıl ve vicdan tutulması” olarak nitelendiren Bakırlıoğlu, “Bir zamanlar çöl olan bu toprakları halk yeşertti şimdi altın uğruna yeniden çöle çevirmek istiyorlar” dedi.
Taysun Ormanı’nın, “Çölleşmeyi ve erozyonu önlemek için oluşturulması” itibarıyla tüm bölgelere örnek gösterilebilecek nitelikte olduğunu kaydeden Bakırlıoğlu, “Bu ormanın korunması son derece önemli. 1996 yılında buranın projesi yapılıyor ancak SİT alanı olduğu için Anıtlar Kurulu, izin vermiyor. 2000 yılında ağaç dikimi başlıyor. Bugün burada 101 bin fidan dikili” ifadelerini kullandı.
‘SUYUMUZ KISITLI’
Bölgedeki olası madencilik faaliyetinin bölgede yetişen üzümlere de doğrudan zarar vereceğini dile getiren bölge halkı ise şunları kaydetti:
“Birinci zarar toz, duman ve toprağın kirlenmesi olacak. İkinci büyük zarar ise yeraltı sularına verilecek. Yeraltı sularını çekecekler. Biz zaten yeraltı sularına zor ulaşıyoruz. Suyumuz kısıtlı. Eğer bu faaliyet başlarsa su kaynakları bitecek. Burası yeniden çölleşecek. Şu ana kadar sadece bu bölgede 125 tane sondaj yapıldı. Bu tablo, yaşadığımız endişenin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.”
Köylülerin dinleyen ve bölgeyi inceleyen Bakırlıoğlu ise şu değerlendirmelerde bulundu:
“Altın madenciliği tonlarca su tüketir. Bu bölgede su zaten kıt. Yeraltı suları çekilirse tarım tamamen biter. Su altından değerlidir. Burada yetişen ve Avrupa’dan Japonya’ya kadar ihraç edilen dünyanın en kaliteli kuru üzümleri, toz, duman ve toprak kirliliği tehdidi altında. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli, burada yaratılan mucize rant için yok edilmemelidir. Ekonomik krizler aşılır ama yok edilen doğa geri gelmez.”


