birgün

1° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

EKONOMİ 04.11.2021 13:35

Halka arzlarda sorun var!

Özellikle ortak satışı ağırlıklı halka arz edilen şirketlerdeki yoğunlaşmanın iktidara yakın patronların şirketleri olarak ortaya çıkması, konunun basit bir SPK halka arz politikası yanlışlığı olarak değerlendirilmemesini gerektiriyor.

Halka arzlarda sorun var!

KENAN GÖZLEMCİ

Türkiye’de 2020 yılında toplam 1,12 milyar TL büyüklüğünde 8 halka arz gerçekleşirken, 2021 yılı tam anlamıyla halka arzlar yılı oldu. İlk çeyreklik dönemde 5, ikinci çeyrekte 18, üçüncü çeyrekte 15 ve 28 Ekim itibarıyla son çeyrekte 6 olmak üzere toplam 44 şirket halka açılmış oldu. 28 Ekim tarihi itibarıyla yaklaşık 19,2 milyar TL tutarında halka arz gerçekleşirken bu tutar son dört yılın halka arz toplamı olan yaklaşık 8 milyar TL’nin 2 katından fazla.

Konuyu yatırımcı sayısı açısından incelersek, halka arzların etkisiyle Ocak 2020 döneminden Nisan 2021 dönemine kadar hızlı bir artış gösteren yatırımcı sayısı 1 milyon 240 bin 897’den 2 milyon 674 bin 408’e yükselmişti. Yatırımcı sayısı 2021 yılı Mayıs-Ağustos döneminde üst üste 4 ay boyunca düşerek 2 milyon 395 bin 606’ya geriledi.

Peki, bu dönem aralığında dünyada durum nasıldı? Covid-19 salgınının neredeyse bütün varlık fiyatlarını etkilediği ve merkez bankalarının trilyonlarca dolar parasal genişlemeyle finansal çöküşü engellemeye çalıştığı dönem sonrasında, düşük faiz ortamında alternatif bir getiri aracı olan hisse senetleri piyasaları tüm dünyada halka arzların etkisiyle rekorlar kırmıştı. Aynı trend 2021 yılında da gözlemlendi. Merkezi Londra’da bulunan PwC tarafından hazırlanan “Küresel Halka Arz Görünümü-2021 ikinci çeyrek” raporunda S&P 500 ve Stoxx 600 endekslerinin ikinci çeyreklik dönemi tüm zamanların zirvelerinde tamamladığı, bunun sebebinin de pandemi sonrası oluşan aşı kampanyaları ve küresel makro göstergelerdeki iyileşmeler ile devam eden parasal genişleme programları olduğu vurgulanmıştı.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde ise 2020 yılındaki tutara daha ilk çeyrekte ulaşılmış ve yarıyıl itibarıyla 236 adet halka arz ile 55 milyar dolar kaynak, sermaye piyasasına yöneldi. Bu göstergeler tüm dünyada halka arzlarda yoğun talebe işaret ediyor ve yatırım ikliminin pozitif olduğunu teyit ediyor.

Peki, dünyada sermaye piyasaları yatırım iklimi ilkbaharı yaşarken Türkiye’de neden yatırımcı sayısı 2021 yılı Mayıs-Ağustos döneminde üst üste 4 ay boyunca düşerek 2,4 milyona geriledi ve BIST100 endeksi yerinde sayıyor? İlk çeyrekte pozitif olan yatırım iklimindeki bozulmanın nedenleri ve yatırımcı tercihlerini anlamak için konuyu ilkin yılın ikinci çeyreğinde başlayan halka arzları inceleyerek başlayabiliriz.

ORTAK SATIŞLARI YATIRIMCIYI KÜSTÜRDÜ

2005-2019 döneminde ortalama yüzde 65 oranında seyreden yabancı takas oranının yüzde 42’ye düştüğü ve yabancı yatırımcının Borsa İstanbul’a ilgisinin azaldığı bu dönemde (yabancı yatırımcıda adeta kaçırtıldı), yatırımcı sayısının azalmasında en önemli faktörün, büyük hacimli ve yüksek ortak satışı oranına sahip halka arzların yarattığı likidite darlığı olduğu görülüyor.

Birkaç örnekle başlamak gerekirse, 2021 yılının ilk 5 halka arzının büyüklüğü ortalama 237 milyon TL civarındayken, ilk 5 halka arzın ardından gerçekleşen 3 halka arz büyüklüğü yaklaşık 950 milyon TL olarak gerçekleşti. Galata Wind halka arzının tamamı ortak satışıyla gerçekleşirken, Aydem Yenilenebilir Enerji halka arzında ortak satışı halka arzın yüzde 96’sını oluşturuyor.

BIST halka arz endeksi (XHARZ) ikinci çeyrek dönemde ise 10420 seviyesinden yüzde 15 azalış ile 8908 puana düşmüştü. Aynı dönemde BIST 100 yaklaşık yüzde 3 değer kaybetmişti. Bu yüksek oynaklığın sebebi yoğun halka arz takvimi, artan halka arz büyüklüklerinin yarattığı likidite baskısı ve ortak satış oranlarının yüksek oluşu etkili oldu.

YANDAŞ ŞİRKETLER KAYNAK YARATTI

Dünyadaki likidite bolluğu, faiz oranlarının çok düşük olması gibi nedenlerle tüm dünyada ilkbahar iklimine dönen sermaye piyasaları ortamında, Türkiye sermaye piyasası da halka açılma yoluyla reel sektör şirketlerinin öz kaynak ihtiyaçlarını giderebilir, yarattığı kaynak ile şirketler daha güçlü sermaye yapılarına kavuşur ve istihdamı artırabilir hale gelebilirlerdi. Fakat oluşan bu fırsat ortamı, ağırlıklı olarak iktidara yakın şirketlerin hâkim ortaklarının pay satışı yoluyla kendilerine kaynak yaratmak amacıyla kullanıldı.

Elbette tüm dünyada halka açılmanın bir nedeni de ortakların paylarının likit hale gelmesi, gerektiğinde nakit ihtiyaçları için ya da başka bir yatırım için pay satabilme imkanı bulabilmek fakat burada konu, önceliklere göre sıralama yapmayı gerektiriyor.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 6362 sayılı kanunda sonsuz yetkileri uhdesinde toplarken başta kanunun amaç maddesini, kamu yararını, yatırımcı çıkarlarını göz ardı ederek ağırlıklı olarak ortak satışlarını içeren halka arzlara yol vermemeli. 2021 yılında SPK tarafından izin verilen ve gerçekleşen halka arzların 28 Ekim itibarıyla güncel tablosunu özetlersek, 19 milyar 213 milyon 307 bin 9 TL toplam halka arzın yüzde 54,75’inin ortak pay satışı olduğunu görmekteyiz. Bu yaklaşık 10,5 milyar TL’ye denk geliyor.

Başka bir ifadeyle sermaye piyasası yatırımcıların tasarruf ettikleri 19,2 milyar TL’nin 10,5 milyar TL’si borsada kendi mevcut paylarını satan patronların cebine gitti. Bu tutar son 4 yılda yapılan toplam halka arz büyüklüğünden bile yüksek bir miktar. Ayrıca özellikle ortak satışı ağırlıklı halka arz edilen şirketlerdeki yoğunlaşmanın iktidara yakın patronların şirketleri olarak ortaya çıkması, konunun basit bir SPK halka arz politikası yanlışlığı olarak değerlendirilmemesini gerektiriyor.

Ayrıca sermaye piyasası açısından, halka arzların yoğunluğu da göz önünde olması gereken bir konu. Piyasaya para giriş ve çıkışlarını gözetmeksizin izin verilen sürekli ve yüksek miktarlı halka arzlar, kıt kaynaklı bir gölün hızla kurutulması gibi BİST endekslerine olumsuz etki ediyor. Bu durum iklim bozulmasına ve gelecek halka arzları tehlikeye atıyor.

SPK 25 Mart-29 Nisan tarihleri arasında 10 halka arz onayını bültenlerinde duyurdu. Söz konusu 10 halka arzın toplam tutarı yaklaşık 7 milyar TL olarak gerçekleşti. Son 4 yılda gerçekleşen tüm pay senedi halka arzlarının toplamı yaklaşık 8 milyar TL’yken yabancı katılımının çok zayıf olduğu, bu denli yoğun bir takvimde 7 milyar TL halka arz büyüklüğü, başarısız halka arzların ve iklim bozulmasının en önemli sebeplerinden biri olarak gösterebiliriz.

Bu tip halka arz edilen şirketlerin ortaklık yapısı, halka arz sonrası şaşırtıcı fiyat performansları ve SPK’nin kayıtsız ve bu tür yöntemlerle işbirliği içindeki tavrı günümüzün ayrı bir konusu. (Türk İlaç, Kontrolmatik, Selva Gıda,Kütahya Şeker, Başkent Doğalgaz gibi örnekler)

Bunun dışında sermaye piyasasının gelişimi açısından SPK, sermaye piyasasına girecek olan şirketlerin gelecek hikâyelerine, sektörel önemlerine, rekabet güçlerine de özen göstermeli. Buraya katılım sağlayan her nitelikli şirketin piyasanın büyümesine, ülke ekonomisine sağlayacağı katkı göz önünde bulundurulması gereken çok önemli bir konu. Oysa 2021 yılı içerisinde SPK’nin onay verdiği halka arzlara baktığımızda, AKP’ye yakın şirketlerin ya da patronların yüksek miktarlı ortak satışı yaptıkları yağma misali halka arzları görmekteyiz.

Son örnek, SPK’nin 27 Ekim tarihli bülteninde halka arz onayı verilen Doğu Aras Enerji Yatırımları A.Ş bunlardan biri. Kamu tarafından, Kiler ve Çalık grubuna 2013 senesinde 128 milyon dolara devredilmiş olan bu şirketin hisseleri ortak satış yoluyla 770 milyon dolar değer üstünden halka arz ediliyor. Nereden bakarsan bak izahı mümkün olmayan bir halka arz hikâyesi daha; bu şirketin Borsadaki fiyat performansı da sanırım dikkat çekici olacak, tıpkı Başkent Doğalgaz, Kütahya Şeker, Selva Gıda vb. gibi. Konu beyanat vermeye gelince meydanda kül bırakmayan, yatırımcıların koruyucusu Sermaye Piyasası Kurulu bu işlere ve kişilere neden yol veriyor, neden sus pus acaba?

Bir sonraki yazımızda Borsadaki şirketlerin bedelli sermaye artırımı konusunu ele alacağız. Sermaye piyasası iklim bozulmasının diğer önemli bir nedeni olan bu konuda da çarpıcı bir tablo var. Yazı dizimizin sonunda ise SPK uyuyor mu, yoksa uyur numarası mı yapıyor ortaya çıkacak.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol