Google Play Store
App Store

Hutbede, “Düğünlerin lüks içinde ve şatafatlı salonlarda olmaması” gerektiğini okutan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın kızının Ankara’da lüks bir otelde evlendiği öğrenildi.

Halka haram, Erbaş’a helal
Mustafa Bildircin
Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.net

Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yayımlanan ve tartışma yaratan Cuma hutbelerinden biri de 13 Haziran tarihli hutbe oldu.

Başkanlığın, “Düğün yapmanın da bir adabı vardır” başlığıyla yayımladığı hutbede, “Sade bir yüzük, içtenlikle yapılan bir dua, küçük bir ikram ile gerçekleşmesi gereken düğün merasimleri, günümüzde israf ve gösterişin zirveye çıktığı törenlere dönüşmüştür” ifadeleri kullanıldı.

Hutbede öte yandan,  “Şatafatlı salonlardan israf kokan menülere, tesettüre uymayan kıyafetlerden hediyeleşme ruhundan uzak adeta bir borç gibi değerlendirilen takı yarışlarına kadar abartılı yapılan her şey, evliliğin ruhunu bozmaktadır” denildi. Kamuoyunda tartışma yaratan hutbe, Diyanet İşleri Başkanlığı içinde de rahatsızlık yarattı.

Tartışmalar devam ederken Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kızının, Ankara’nın lüks bir semtinde bulunan ve “Pahalı otel” kategorisine giren bir otelde evlendiği bildirildi. Düzce Üniversitesi kadrosuna mülakatta verilen yüksek not nedeniyle küsurat farkıyla atanan Şeyda Nur Erbaş Küçük’ün 2019’da Bilkent Otel'de gerçekleştirilen düğününde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da nikah şahidi olduğu kaydedildi.

Erdoğan’ın yanı sıra düğüne, çok sayıda il ve ilçe müftüsü ile üst düzey devlet yöneticisinin de katıldığı ifade edildi. Çiftin ayrıca, Sakarya’da ikinci bir düğün daha gerçekleştirdiği aktarıldı.

***

DÜĞÜN HUTBESİ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 13 Haziran’da yayımladığı Cuma hutbesinde, şu ifadelere yer verilmişti: “Sade bir yüzük, içtenlikle yapılan bir dua, küçük bir ikram ile gerçekleşmesi gereken düğün merasimleri, maalesef günümüzde israf ve gösterişin zirveye çıktığı törenlere dönüşmüştür. Şatafatlı salonlardan israf kokan menülere, abartılı yapılan her şey, evliliğin ruhunu bozmaktadır. Abartılı kıyafetler, israfa varan harcamalar ve uzun konvoylar ile gösteriş ve övünç vesilesi haline getirilmemelidir."