Halkın lehine hiçbir şey yok
Saray tüm imkânlarını iktidarının ömrünü uzatmak ve sermayeyi ihya etmek için seferber etti. İnfaz düzenlemesinde adalet, asgari ücret masasında işçi yok. Çözüm sürecinde demokrasi, bütçede ise halk yok.

Politika Servisi
Tüm imkanlarını sermayenin çıkarları ile iktidarının ömrünü uzatmak için seferber eden Saray yönetimi topluma her alanda sırt çevirdi.
Milyonlarca yurttaşın derinleşen yoksulluğun altında ezildiği, işsizlik ve geçim sıkıntısıyla bunaldığı, hukuksuzluklara karşı adalet aradığı ülkede bir grup azınlık dışında halk iktidarın ajandasında kendine yer bulamadı.
Toplumun can yakıcı sorunlarını görmezden gelen Saray yönetimi infaz düzenlemesinde adaleti mumla aratırken bütçede halka yer vermedi, asgari ücret masasında ilk kez işçiler yer almadı.
Demokratik çözüm tartışmaları devam ederken süreçte demokrasiye dair en ufak bir adım dahi atılmadı.

• İNFAZ DÜZENLEMESİNDE ADALET YOK!
Covid-19 pandemisi döneminde cezaevlerini boşaltmak amacıyla çıkarılan yasanın kapsamını genişleten teklif Komisyon'da kabul edildi. Teklifle 55 bin mahkûm serbest kalacak. "İnfaz düzenlemesi" adı altında deprem davalarındaki sanıklara tahliye yolunu açılıyor. 6 Şubat'ta yakınlarını kaybedenler, deprem sanıklarının kapsam dışı bırakılmasını istiyor. Düzenleme, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlarda hükümlülerin açık cezaevine geçişini ve denetimli serbestlikten yararlanma sürelerini 3’er yıl öne çekiyor. Bu tarih sınırı, 6 Şubat depremlerini ve öncesindeki iş cinayetlerini de kapsamına alarak, on binlerce insanın ölümüne neden olan sorumluların "cezasızlık" zırhına bürünmesi tehlikesini doğuruyor.
Ayrıca Gezi davasında anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Osman Kavala, bu suça yardım ettiği iddiasıyla 18 yıla mahkum edilen TİP Hatay Milletvekili, Avukat Can Atalay, şehir plancısı Tayfun Kahraman, film yapımcısı ve gazeteci Çiğdem Mater Utku ile belgeselci-insan hakları savunucusu Mine Özerden 11. Yargı Paketi'nden yararlanamayacak. Kobani davası kapsamında 9 yıl 1 aydır cezaevinde olan eski HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da infaz paketinden yararlanmayacak siyasi mahkumlar arasında yer alıyor.
• ASGARİ ÜCRET MASASINDA İŞÇİ YOK!
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılının asgari ücretinin belirlenmesi için çalışmalara başladı. Komisyon, tarafları temsilen 5 kişi olmak üzere toplam 15 kişiden oluşuyor. Ancak bu sene işçi temsilcileri masada olmayacak. Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların eşitliği halinde ise başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor. Bu noktada sendika ve konfederasyonların uzun süredir dile getirdiği temel eleştirilerden biri, komisyonun mevcut yapısının işçiyi yeterince temsil etmediği yönünde. Öte yandan işçi tarafının görüşü, kararların oy çokluğuyla değil, uzlaşı ile alınması. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, komisyonun yapısında bir değişiklik olmadığı sürece 2026 yılı geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi için toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na Konfederasyon olarak katılım sağlamayacağını açıklamıştı. Komisyonun ilk toplantısı 12 Aralık’ta gerçekleşecek.
• ÇÖZÜM KOMİSYONUNDA DEMOKRASİ YOK!
Türkiye 1 Ekim 2024'ten bu yana yeni çözüm sürecini tartışıyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrıyla başlayan, Öcalan'ın mesajıyla hız kazanan süreçte, PKK'nin kendini feshetmesi ve sembolik silah bırakma töreniyle ilk aşama kapanmıştı. Süreç, PKK lideri Öcalan'ın durumuna kilitlenmiş gibi görünüyor. Sürecin yeterince şeffaf yürümediği yönünde eleştiriler söz konusu. Sürece dair en çok tepki çeken nokta ise bugüne dek demokratikleşmeye dair hiçbir adımın atılmamış olması. Bir yanda ana muhalefet partisine, gazetecilere, seçilmiş belediye başkanlarına, öğrencilere yönelik baskılar, tutuklamalar son sürat devam ederken diğer yandan bahar havası estirilmeye çalışılıyor. Ancak anadil sorunundan yerel yönetimlerin güçlendirilmesine, kayyum uygulamasına son verilmesinden AİHM’in Selahattin Demirtaş kararının uygulanmasına dek hiçbir konuda atım atılmış değil.
• BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE HALK YOK!
Meclis Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri başlıyor. Meclis Genel Kurulu bugün 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifi görüşmeleri için toplanacak. Görüşmeler hafta sonu dahil 14 gün boyunca kesintisiz devam edecek. Genel Kurulda salı günü, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Adalet ve Dışişleri bakanlıklarının bütçeleri ele alınacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı bütçeleri çarşamba günü gündemde olacak. Görüşmeler, perşembe günü Milli Savunma Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı; cuma günü de Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçeleriyle devam edecek. Hafta sonu Sağlık, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Milli Eğitim bakanlıklarının bütçeleri görüşülecek. Bütçenin tümünün görüşülmesinin ardından 21 Aralık’ta oylama yapılacak. Ancak gelecek yılın bütçesinde de halkın ihtiyaçlarına çare üretecek bir şey yok. Bütçede emekçinin payı azalırken sermayeye aktarılan pay da artıyor. Eğitime, sağlığa, tarıma kısılan musluklar şirketlere açılıyor. Cumhurbaşkanlığı, Diyanet ile İletişim Başkanlığı, 2026’da toplam 203 milyar 240 milyon TL harcayacak. Cumhurbaşkanlığı ayda ortalama 1,7 milyar TL, İletişim Başkanlığı ise ayda 630,3 milyon TL kaynak kullanacak. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 174 milyar 389 milyon 341 bin TL’lik dev 2026 yılı ödeneği de komisyonun AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla komisyondan geçirildi.


