birgün

21° AÇIK

Halkın takımı olmak

Birçok takımın taraftarları kendi takımlarının ‘halk’tan geldiğini savunur. Üç büyükler içerisinde de bu deyimin, yani ‘Halkın Takım

ARŞİV 04.05.2010 12:09
Abone Ol google-news

Birçok takımın taraftarları kendi takımlarının ‘halk’tan geldiğini savunur. Üç büyükler içerisinde de bu deyimin, yani ‘Halkın Takımı’nın altını dolduran en büyük taraftar grubu Beşiktaş’tadır. Aslında salt Çarşı grubu gibi algılansa da kendi içerisinde de belli gruplara ayrılmış bu kitleler, özellikle sosyal ve duyarlılık gerektiren mevzularda ön plana çıkıp kitleyi sürüklerler. Mesela Trabzonspor maçında, “Trabzon uyuma, Fırtına Vadisi’ne HES yaptırma” pankartı ‘Halkın Takımı’ diye nitelenen Eski Açık’ın üst katında açılmış, sonra polis tarafından apar topar o arkadaş stad dışına çıkartılmıştır. Çarşı’nın 25. yıl kutlamalarında Yeni Açık’a asılan “Nükleersiz Türkiye” yazan dev pankart ise bundan beş yıl önce rahatça asılabilirken, bugün 3 metrelik pankartın açılmasına izin verilmemesi ise bir başka soru işaretidir.
Neyse, konumuz pankart ve statlardaki hükümdarlık sorunu değil, halktan gelmek üzerinedir. İbrahim Varlı geçen yıl Schalke 04 takımıyla ilgili enfes bir yazı yazmıştı gazetemizde. Yazıda belirtildiği üzere, transfer olan yeni futbolcular ve eski futbolcular sezon başında hep birlikte bir maden ocağına indiriliyorlar. Çünkü bölgenin geçim kaynağı maden ocakları ve işçilerin, ailelerin gelirleri bu ocaklardan elde ediliyor. Milyon dolarlık ücretlerle takıma gelen o futbolcular bir bir maden ocağına inip ellerine kazma kürek alıp, işçilerle birlikte bir gün boyunca orada çalışıyorlar. Paranın nasıl kazanıldığını, çalışma şartlarını, aynı bölgede yaşayan diğer insanların nasıl geçindiklerini bu şekilde öğrenmiş oluyorlar. Çok etkilenmiştim bu yazıdan…
Birkaç hafta önce Bank Asya’da önüne geleni devirerek şampiyonluğunu garantileyen, Süper Lig’in yolunu açan Kardemir Karabükspor hafta sonu İstanbul’daydı. Herhangi bir maç için gelmemişlerdi. 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’na çıkmak, işçilerle omuz omuza yürümek için İstanbul’un yolunu tutmuşlardı. İşçi takımı Karabükspor oynadığı futbolla spor camiasının, yaptığı bu davranışla da tüm işçilerin ve halkın takdirini şimdiden kazandı bile. Önümüzdeki yıl birçok kentte alkışlar onları bekliyor.
Bu katılımda emeği geçen en önemli isim de kuşkusuz hem kulüp başkanlığını, hem de Çelik İş Sendikası başkanlığını yürüten Ferudun Tankut. Futbolcularına o bilinci vermek, birlikte alanlarda yürümek ve bunun arkasında durmak her başkanın yapacağı iş değil.
Ezcümle taraftar grupları da Taksim’deydi. Kardemir Karabükspor takımı da 1 Mayıs’ta alanlardaydı. Bayraklar, atkılar, formalar, tezahüratlarla… Yüzbinlerce kişiyle birlikte Taksim’de olmanın keyfine onlar da vardı. Darısı Tello’nun, Arda’nın, Yıldırım Demirören’in, Alex’in, Aziz Yıldırım’ın başına…

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun