birgün

13° AÇIK

Halkın talepleri siyaseti belirliyor

Toplumdaki değişim arzusu sokaklardan sosyal medyaya her alanda kendini gösteriyor. Fatsa ve Balıkesir mitinglerini örnek gösteren uzmanlar “Kitleler, sorunlarına çözümler sunan siyasete karşılık veriyor” dedi.

SİYASET 27.07.2022 06:30
Halkın talepleri siyaseti belirliyor Fotoğraf: Depo Photos
Abone Ol google-news

Mehmet Emin KURNAZ

İktidardan umudu kesen milyonların değişim talebi her geçen gün yükseliyor. Sokaklardan miting meydanlarına, anket sonuçlarından sosyal medyaya kadar toplumsal talepler her kürsü ve platformda daha güçlü dillendiriliyor. Tüm devlet olanaklarına sahip Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği seçim ‘müjde’leri halkta heyecan uyandırmazken coşkulu AKP mitingleri mazi oluyor. Rüzgarı arkasına alan muhalefet ise topluma gerçekçi çözümler sundukça başarı şansını artırıyor. SOL Parti’nin Fatsa’da ‘Fındıkta sömürüye son’ mitingi ile CHP’nin Balıkesir’de düzenlediği ‘Milletin Sesi’ mitinglerine gösterilen ilgi ve atmosfer, önümüzdeki sürece dair muhalefetin yönelimi açısından bir anahtar niteliğinde. Konuyu değerlendirdiğimiz araştırmacı ve iletişim uzmanları da halka temas eden doğru ve programlı bir siyaset yapma biçiminin başarı şansının yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

HAMLE ÜSTÜNLÜĞÜ MUHALEFETİN ELİNDE

Yaklaşık altı aydır özellikle seçmen davranışlarının değişimiyle ilgili saha çalışmaları yaptıklarını belirten Bulgu Araştırma Başkanı Sosyolog Semih Turan, “Halk ‘artık kurtarın bizi’ diyor. Bu durum isyan boyutuna, öfke boyutuna geldi. Ama son dönemde özellikle CHP özelinde, muhalefet yapma tarzının da değiştiğini görüyoruz. Sahada olan, halkın içinde olan, halkla birlikte politika yapan, onlara dokunan siyasi partiler mutlaka ve mutlaka desteğini artırıyor. Zaten masada değil sahada siyaset yapmak gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Semih Turan, Sosyolog, Bulgu Araştırma BaşkanıSemih Turan, Sosyolog, Bulgu Araştırma Başkanı

“Araştırmalarımızda insanlar muhalefetten ‘icraat görmek istiyorum’ diyorlardı. Şimdi iktidarda olmayan bir siyasi parti bunu nasıl inşaat edebilir?” diye soran Turan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Muhalefet artık bunun yolunu buluyor. Bunlardan birincisi tabii ki belediyeler. Yani muhalefetin ciddi oranda büyük şehirler ve ilçe belediyeleri mevcut. Oralardaki başarı, oradaki ivme aslında doğrudan siyasi partilerin oy oranlarına da yansıyor. Bunun dışında son dönemde KYK ile ek gösterge ile emekli ikramiyeleri ile asgari ücretin arttırılması ile ilgili somut çözüm önerileri muhalefet tarafından ortaya konuldu. İktidar partileri de bu taleplere kulak tıkayamadılar. Muhalefetin getirdiği önerileri bir bir yapmaya başladılar. Yani seçmen de muhalefetin bu yoldan ilerlediğini görüp daha coşkulu hale geliyor.”

“Öte yandan bu durum nasıl bir programa dönüşür? Sorusu önemli” diyen Turan, “Seçim atmosferine tam olarak girdiğimizde aslında bu program daha da netleşecek. Örneğin Kemal Bey'in bahsettiği şekilde zenginden alıp yoksula vermek söylemi, dar gelirlilere yönelik ‘biz sizinle birlikteyiz’ mesajı önemli. Diğer yandan taşeronlaşmayla ilgili çıkışlar var ve tüm bunların tabii toparlanıp halkın önünde tam bir program olarak sunulması gerekiyor” değerlendirmesini yapıyor.

UYUYAN HÜCRELER BİR BİR UYANIYOR

Fatsa ve Balıkesir mitinglerini de hatırlatan Turan sözlerini şöyle sürdürüyor: “Halk, taleplerini dillendiren siyasilere karşılık veriyor. Fatsa’daki fındık mitingleri sol gelenekler açısından önemli. Fikri Sönmez'lerin yaptıklarını hatırlayalım. Aslında burada geçmişten gelen sol kökler mevcut. Yani bu dinamikler çok uzun zamandır bir uyuyan hücre durumunda. Yani bugün artık solun dillendirdiği, kendine dert edindiği şeyler halkta daha fazla karşılık buluyor. Bu bakımdan SOL Parti’nin düzenlediği miting çok görkemli, çok heyecanlıydı. Demek ki kitleler aslında kendi dertlerinin siyaseten dert edinildiğini duyduklarında karşılığını veriyorlar. Hem Ordu hem de Balıkesir mitinglerin bize gösterdiği durum buydu. Evet ekonomi en büyük sorun ama tek başına iktidarın gitmesi için yeterli değil. Bu nedenle günlük değil de gerçekten dönemsel stratejiyle en önemlisi mutlaka ve mutlaka halkın içinde olmak gerekiyor. Özellikle pandemiyle beraber yaşanan ekonomik kriz, tüm dünyada sol politikalar veya sol söylemlerin halka daha fazla karşılık bulmaya başladığını gösterdi. Yani bugün kendini en sağda tanımlayan bir parti bile sol politik söylemeler üretmeye mahkum kalıyor. Çünkü halk kitleleri büyük bir yoksulluk içerisinde. Toplumsal talepleri kucaklama mecburiyeti 6’lı masanın içindeki sağ partiler için de geçerli olacaktır.”

‘BAY KEMAL’ SÖYLEMİ BİLE AVANTAJ OLDU

Siyasal İletişim Danışmanı ve SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü Suat Özçelebi ise “Kılıçdaroğlu’nun son mitinginde kitlelerin taleplerine tam karşılık veren ve o talepleri de kürsüye onların istediği çerçevede taşıyan bir yönde hareket ettiğini” söylüyor. Mitingde örneğin taşeron işçilerinin kadro sorunu konusunda verilen mesajın net olduğunu ifade eden Özçelebi: “Kılıçdaroğlu ‘Taşeron işçi olup da kadrosuz kimse kalmayacak’ dedi. Bunu emeklilere bayramlardaki ikramiye formülünde de gördük. İktidar bu hamleyi benimseyip almaya çalıştı. KYK borçlarındaki çıkış da benzer bir süreçti” diyor.

Suat Özçelebi, Siyasal İletişim Danışmanı ve SİTA Politik Danışmanlık Genel MüdürüSuat Özçelebi, Siyasal İletişim Danışmanı ve SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü

“Bizim sol ve kamucu politikalar olarak niteleyebileceğimiz doğrudan yoksul kesimleri, toplumun tamamen zengin kesiminin dışında kalan orta sınıf veya daha alt gruplara, yoksulluğa pansuman niteliğinde olabilecek adımlar önemli” değerlendirmesini yapan Özçelebi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Hamle üstünlüğü muhalefette. Bay Kemal söylemini Kılıçdaroğlu’nun sahiplenmesi bile iyi değerlendirilmiş doğru bir hamle. Hatta bu hamle bana göre Kılıçdaroğlu’nun adaylığını bize gösteren bir hamle. Siyasal iletişimde en önemli şeylerden biri konumlandırmadır. Sayın Kılıçdaroğlu kendini kendi çerçevesinde konumlandırdı. Ahlaklı olarak konumlandırdı. Kulluk etmeyen olarak konumlandırdı. Dış güçlere gidip para dilenmeyen olarak konumlandırdı. Boyun eğmeyen olarak diz çökmeyen olarak konumlandırdı. Bay Kemal budur diyerek konumlandırdı. Öte yandan Erdoğan’ın trendi aşağı doğru gidiyor. Daha bilimsel bir biçimde bize bunu kamuoyu araştırmaları da ispatlıyor.”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol