Halktan alıp kime veriyorlar?
Turizm Bakanı Ersoy’un Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının kültür merkezi ve millet bahçesine dönüştürüleceğini açıklamasına tepkiler sürüyor. 6 Kasım’da eylem takvimi açıklayacak olan Haydarpaşa Dayanışması cumartesi günü ise Kadıköy’den kitlesel şekilde yürüme kararı aldı.

Bahar GÖNÜL
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan 29 yıllık protokolle Haydarpaşa ve Sirkeci Gar alanlarının millet bahçesine dönüştürüleceğinin duyurulmasına tepkiler sürüyor. Haydarpaşa Dayanışması, 6 Kasım Çarşamba günü TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde eylem takvimini açıklayacak. Dayanışma üyeleri 9 Kasım’da ise Kadıköy’den Haydarpaşa’ya yürüyüş düzenleme kararı aldı.
Haydarpaşa Dayanışması, Bakan Ersoy'un Sirkeci ve Haydarpaşa Gar'ına ilişkin açıklamasına tepki göstererek kent hakkını yok sayan bu projeyi kabul etmediklerini belirtti. Haydarpaşa Dayanışması ile Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) üyeleri, İstanbul’un Avrupa ve Anadolu kapıları olan merkez garları Sirkeci ve Haydarpaşa Garlarının mücadelesini vermek için herkesi dayanışmaya çağırdı.
Haydarpaşa Dayanışması’ndan Tugay Kartal ve Mimar Mustafa Sarıkaya ile Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Genel Sekreteri Murat Oral, BirGün’e yaptıkları açıklamada garların halkın elinden alınıp sermayeye devredileceğini söylediler.
BİZE KALAN SADECE DEMİR
BTS Genel Sekreteri Murat Oral ise yapılmak istenen projede hiçbir kamusal yararı gözetilmediğine dikkat çekti. Haydarpaşa ve Sirkeci Garları'nın halka açık olduğunu ve toplamda 700 dönümlük alan için imzalanan protokolde ticari amaçların olduğunu belirten Oral, “‘Siz demiryolculuğu yapmayın biz burayı alalım yandaşlarımıza, paydaşlarımıza verelim oradan para kazanalım’ diyorlar. Bu binayı istemelerinde hiçbir kamusal yarar yok. Ticari açıdan bir şirketin malını 29 yıllığına kiralamaması lazım. Tamamını kiralıyorlar. Bize sadece demiryolunun demiri kalıyor. Para için burasının arazisini, kıyısını, denizini, sahilini istiyorlar. Yoksa burada kültür bakanlığının faaliyet yapması için hiçbir engel yok” dedi. İmzalanan protokolün tarihinden önce Güler Sabancı’nın Haydarpaşı Garı’nı proje planıyla gezdiğini öne süren Oral, “15 Ağustos’ta imzalanan protokolden 40 gün öncesi Güler Sabancı Haydarpaşa’yı elinde projeyle gezmeye geliyor. 700 dönümde nasıl bir kültürel faaliyet yapılacak. Haydarpaşa da Sirkeci de halka açık alanlar zaten. Burası millet bahçesi olmayacak, sermayeye peşkeş çekilecek” diye konuştu.

TRENLERİMİZİ İSTİYORUZ
Haydarpaşa Dayanışması’ndan demiryolu çalışanı Tugay Kartal, Haydarpaşa Garı üzerinde 2005 yılından itibaren iktidarın kamusal alandan rant yaratma çalışmalarının sürdüğünü ve proje üretme girişimlerinde olduğunu söyledi. Bakan Ersoy'un duyurduğu son proje ile halkın demiryolu ulaşım hakkının elinden alınıp sermayeye teslim edileceğini vurgulayan Kartal “Haydarpaşa Gar demiryollarının başlangıç ve merkez garıdır. Avrupa’da İstanbul’dan daha küçük kentlerin 5-6 tane merkez garı bulunurken İstanbul’un iki tane merkez garı vardı. Bunlardan birisi Haydarpaşa, diğeri Sirkeci. Bu garlar İstanbul’dan Avrupa ve Anadolu’ya açılan kapılardır. Biz trenlerimizin tamamını istiyoruz" dedi. Demiryollarının ellerindeki garları sermayaye devrettiğini kaydeden Kartal, şöyle devam etti:
"Yeni dönem demiryollarında yapılan özelleştirilmeler sonucu artık vagonlu tren çalıştırmak istemiyorlar. Çünkü bu durum fazla personel istihdamını gerektiriyor. Bunun yerine tek makinistle çalışan hızlı trenleri çalıştırmak istiyorlar. Bunun üzerine de kültür turizm amaçlı yatırım yapmak istiyorlar. Halkın demiryolu ulaşım hakkını ve ulaşım farklılığını ortadan kaldırıyorlar. Burada kültür bakanlığının adı var yalnızca, geri kalana sermayenin kendisi gelecek.”
TALAN EDİLEN BİR ÜLKEYİZ
Dayanışma Aktivisti Mimar Mustafa Sarısakal da garların işlevine uygun biçimde ulaşım merkezleri olarak kullanılması gerektiğini belirtti. Sarısakal “Haydarpaşa ve Sirkeci garları İstanbul gibi bir metropol kentin merkez garlarıdır. Bu garların ulaşım aksları olarak kullanılması gerek. Millet bahçesi olamaz, burasını millet kullanıyor zaten. Endüstriyel miras alanlarını performans sanatları merkezine dönüştürülecekmiş. Sanata karşı değiliz de bunların yeri önemli" dedi. Sarısakal, kent hafızasında yeri olan bu garların değil ülkenin doğasıyla birlikte her yerinin talan edildiğini söyleyerek, şöyle devam etti: “Bu saldırılar yalnız Haydarpaşa ya da Sirkeci Garı’na değil ülkenin her bir yanına var. Bütün ormanlarımız maden alanları haline geliyor. Bütün yaylalarımız, derelerimizin hepsi birlerinin para kazanması için heba edilebilir mi? Talan edilen bir ülke haline geldik."


