Halktan kesip sermayeye akıttı
Kemer sıkmayı sürdüren Macron, sermayeye milyarlar akıtırken faturayı halka kesiyor. Kamu borcunu halka yüklemeye çalışan hükümet, şirketlere on milyarlar aktarıyor.

Atahan UĞUR
Avrupa’nın en büyük kamu borcuna sahip Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümetinin halk düşmanı politikaları sürüyor. Halkın sırtına ek vergiler ve sosyal yardımlarda kesinti ile ülkenin borcunu kapatmaya çalışan hükümetin şirketlere on milyarlarca avro aktardığı ortaya çıktı. Hükümet kendisini “99 milyar avro daha az aktarmakla” savundu.
Macron’un kemer sıkma ve silahlanmaya bütçe ayırma politikalarına şimdi de şirketlere aktarılan dev mali yardımlar eklendi. Senato Araştırma Komisyonu “devletin 2023’te özel sektöre 211 milyar avro aktardığını” açıkladı.
Senato raporuna göre, “88 milyar avro vergi harcamalarına, 75 milyar avro sosyal güvenlik primi muafiyetlerine, 41 milyar avro kamu yatırım bankası müdahalelerine ve 7 milyar avro doğrudan sübvansiyonlara” ayrıldı. 99
‘MİLYARCIK’ FARK
Hükümet ise sermayeye aktarılan kamu kaynaklarının “daha az olduğunu” savundu. Macron hükümetine bağlı Plan Komisyonu’nun iki günde hazırladığı yeni raporda şirketlere yapılan yardımın “112 milyar” olduğu iddia edildi.
İki farklı raporda sermayeye aktarılan devasa paralar dikkat çekerken 99 milyar avroluk fark, kamu kaynaklarının şeffaflığına dair güveni sarsarak ekonomik belirsizliği derinleştirdi.
Fransız Komünist Partisi Senatörü Fabien Gay, “Altı ay süren çalışmayı iki sayfalık bir raporla yok sayamazsınız. Bu, sermayeye yönelmiş kaynakların üzerindeki perdeyi kapatma girişimidir” diyerek hükümete tepki gösterdi.
BORCU HALKA ÖDETİYOR
Şirketlere aktarılan milyarların yarattığı bu belirsizlik, geçtiğimiz haftalarda Başbakan François Bayrou’nun açıklamalarıyla daha da büyüdü. Bayrou, Fransa’nın yıllık faiz ödemesi 60 milyar avroyu bulan 3,3 trilyon avronun üzerindeki kamu borcuna dikkat çekerek, bütçe açığını kapatmak için sosyal haklara göz dikti.
Tasarruf önlemleri kapsamında iki resmi tatilin kaldırılmasını, sosyal yardım harcamalarının kısıtlanmasını, sağlık bütçesinden 5 milyar avro kesinti yapılmasını ve kamu sektöründe işten çıkarmaları gündeme getirdi.
HALKIN SIRTINA YÜKLÜYOR
Bayrou’nun sosyal haklardan kısarak bütçe açığını dengeleme kararından birkaç gün önce Macron, orduyla yaptığı toplantıda ülkenin savunma bütçesinin 2027’de 64 milyar avroya çıkarılacağını açıkladı. Macron, Rusya tehdidini gerekçe göstererek, “Özgür olmak için korkulan, korkulmak için güçlü olmak gerekir,” dedi.
HALK DÜŞMANI SİCİLİ
Macron hükümeti, silahlanmaya ve şirketlere para aktırırken bunun bedelini “ekonomik zorunluluk” gerekçesiyle “kemer sıkma politikaları” olarak halka ödetiyor. Geçmiş dönemde de Macron hükümetleri, sermayeyi korumak adına işçi, emekçi, emeklinin haklarına saldıran birçok karara imza attı. Söz konusu politikalar, halkın büyük tepkisiyle karşılaşsa da Macron bunları uygulamaya geçirmeyi başarabildi.
2023 yılının ocak ayında dönemin Başbakanı Elisabeth Borne hükümeti tarafından emeklilik yaşını 62’den 64’e çıkaran “emeklilik reformu” ülke çapında aylarca süren grevler ve gösterilere neden oldu.
Protestolara rağmen hükümetin parlamentoda oylamaya sunmadan geçirdiği emeklilik reformu, Eylül 2023’te yürürlüğe girdi. Ekonomi Bakanlığı döneminde hayata geçirdiği “Macron Yasası” ile işten çıkarmalar kolaylaştırıldı, sendikal haklar budandı, iş güvencesi zayıflatıldı.
Servet vergisinin kaldırılması ve zenginlere yönelik vergi indirimleri, Macron’un “zenginlerin başkanı” imajını pekiştirdi. 2018’de akaryakıt vergisi artışıyla patlayan Sarı Yelekliler hareketi, yıllarca süren kitlesel protestolara dönüştü.


