birgün

13° PARÇALI BULUTLU

AVRUPA 13.02.2020 11:18

Hamburg’da “Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü” paneli

'Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü' tartışıldı Almanya'da Körber Forum’da tartışıldı. Panel'de konuşan gazeteci ve yazar Barış İnce, izleyicilerin sorularını yanıtladı

Hamburg’da “Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü” paneli

Almanya’nın Hamburg Eyaletinde bulunan Körber Forum’da Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü tartışıldı. Tartışmaya Türkiye’den gazeteci ve yazar Barış İnce, Die Welt ve Welt-TV’den Marion Sendker ve sorularıyla Süddeutschen Zeitung’dan Wolfgang Krach katıldı. İngilizce gerçekleşen tartışmada Almancaya simültane çeviri de yapıldı.

Wolfgang Krach, sorularına Deniz Yücel davası ile başladı. Ülkedeki dava süreçlerinin politik gelişmelere bağlı olduğunu söyleyen İnce, Deniz Yücel dahil tüm davaların belli siyasi ilişkilere göre değişim gösterebildiğini söyledi. Son dönemde Suriye’de yaşana gelişmelerin bile ülkedeki davalarda etkili olabildiğini söyleyen İnce, kendi davalarının da benzer şekilde hukuki olmadığından, siyasi olduğundan bahsetti.

'AKP'NİN HER DÖNEM BİR AJANDASI VAR'

AKP’nin geçmiş dönemde demokratik olduğuna dair bir intiba olduğunu söyleyen Wolfgang Krach, Barış İnce’ye 2004’te BusinessWeek’te gazeteciliğe başladığında ve mesleğinin ilk yıllarında böyle bir izlenime sahip olup olmadığını sordu.

İnce, AKP’nin her dönem bir ajandası olduğuna inandığını, AB süreci, demokratikleşme olarak sunulan dönemin de orduyla arasındaki çelişki ve çatışmalardan kaynaklandığını kaydederek, 'Kürt sorununda bir dönem belli konuları yazmanın rahatladığını fakat bu dönemin de Erdoğan’ın pragmatist ittifak çabasının bir ürünü olduğunu ve çabuk sonlandığını' söyledi.

AKP’nin ileride otoriterleşeceğinin sinyallerinin ilk yılında bile din konularındaki eleştiriler ile Erdoğan’ın şahsına yönelik eleştirilere yaklaşımlarından anlaşılabileceğini kaydeden İnce, bunun nasıl anlaşılmadığını anlayamadığını ifade etti.

FETHULLAH GÜLEN VE AKP İLİŞKİSİ

15 Temmuz ile ilgili gelen sorulara, bunun bir Gülenci darbe olduğu konusunda şüphesi olmadığı cevabını veren İnce, ancak bilgisi alınmış olduğuna dair pek çok görüş olduğunu söyledi. İnce, 15 Temmuz gecesi tankın içerisinden çıkan Gülenci polisi, “AKP’yi eleştirdiler diye öğrencileri dövdüğü” günlerden tanıdığını kaydetti.

Bu iki kesimin birbiriyle ittifakından bahseden İnce, ilkesel olarak kim olursa olsun gazeteci ve yazarların tutuklu yargılanmaması gerektiğini belirtti. Bir izleyicinin “Gülencilerin Erdoğan’a göre daha eğitimli ve ılımlı” olduğunu, “AKP ile uzlaşırlarsa ülke için iyi olacağını” söylemesine itiraz eden İnce, siz bir biçimde AKP ve cemaat rejimini savunuyorsunuz biz ondan kurtulmak istiyoruz diye konuştu.

İnce, eğitimli olmanın bir gösterge olmadığını, Gülencilerin yönettiği bir ülkenin ne olabileceğini laik yazarlara yapılanlardan gördüklerini ve herkesin ülkede yaşayabileceğini, ifade hakkı olduğunu ama hükümetlerin laik olması gerektiğini, laikliğin demokrasinin kanıtı olduğunu söyledi.

hamburg-da-turkiye-de-basin-ve-ifade-ozgurlugu-paneli-687669-1.

'GÜLENCİLER SİNSİ'

Gazetesinin Zaman yazarları ile olan tartışmalarını da anlatan İnce, Gülencileri “sinsi” olarak değerlendirdi.

Bir katılımcının ülkede her zaman faşizm olduğunu, Atatürk döneminin de böyle olduğunu ve bunun AKP ile başlamadığını söylemesi üzerine Barış İnce, ülkede her zaman kırmızı çizgilerin ve baskının olduğunu fakat Erdoğan rejiminin farklı bir fenomen olduğunu söyledi.

Atatürk’ü modern ve laik bir lider olarak tanımlayan İnce, onunla Erdoğan rejiminin kıyaslanamayacağını belirterek , gücünü dinden aldığını iddia eden bir iktidar ile önceki dönemin kıyaslanamayacağını eğer fark anlaşılmazsa mücadelenin de doğru verilemeyeceğini söyledi.

DOĞAN MEDYA GRUBU

Wolfgang Krach’ın Doğan Medya ile ilgili sorularını yanıtlayan İnce, Doğan Grubu’nun 1980 sonrasındaki medya tekelleşmesini bir parçası olduğunu, hükümetlerle çıkar ilişkisi içine girdiğini fakat Erdoğan’ın kendi sermayesini yaratma sürecinde AKP ile kimi çelişkiler yaşadığını söyledi.

İnce, Doğan grubunu eleştirse de kendisine uygulanan vergi cezalarının ve baskıların ve en son Demirören satışının adil olmadığını da belirterek, Demirören satışı ile birlikte dağıtım ve ajans başta olmak üzere pek çok kurumun hükümet yanlısı tekellere geçtiğini kaydetti.

Avrupa’nın ne yapması gerektiğine dair bir soruya ise ülkelerden bir beklentisi olmadığını çünkü uluslararası çıkarların önde olduğunu belirten İnce, beklentisinin halktan ve gazetecilerden olduğunu söyledi.

Almanya’daki gazetecilerin oryantalist bakışını eleştiren İnce, "Her ülkede kötü dönemler olabilir sadece siyah tarafı gösteriyorsunuz halbuki mücadele edenler var" dedi. Konuyla ilgili olarak, son yerel seçimleri örnek gösteren İnce, gençlerin ve kadınların AKP’yi eleştirdiğini de belirtti.

Bir seyircinin protesto için Türkiye’ye gitmemeyi düşündüğünü söylemesi üzerine İnce, “Biz de orada yaşıyoruz, bu öneri halka zarar verir” diyerek herkesi Türkiye'ye davet etti. Gelmeleri durumunda Türkiye'nin Erdoğan’dan ibaret olmadığını göreceklerini kaydeden İnce 'sadece halı almakla yetinmeyin, insanlarla konuşun' deyince salonda uzun süre gülüşmeler oldu.

Türkiye'de bağımsız medyanın öneminin arttığını ve insanların bunu fark ettiğini vurgulayan İnce, BirGün gazetesinin kitlesel okur fonlaması yoluyla yaptığı kampanyayı da anlattı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol