birgün

8° PARÇALI AZ BULUTLU

YAŞAM 29.04.2021 06:43

Hastaların neşesi palyaço hemşire

Palyaço Hemşire Fadime Pala, küçücük hastane odalarında günlerini geçiren hastaların en büyük motivasyon kaynağı. Pala, rengârenk kıyafeti, makyajı ve kocaman gülümsemesiyle hastalara mutluluk bulaştırıyor.

Hastaların neşesi palyaço hemşire

Dilara ŞİMŞEK

Hastalar, küçücük hastane odalarında ilaç kokularının içinde günlerini, aylarını hatta yıllarını geçiriyor. Hastanelerin soğuk havasını ısıtmak, karamsarlığını dağıtmak için ise palyaço hemşireler devreye giriyor. İstanbul’da bir özel hastane, 2015 yılında ‘palyaço hemşire’ uygulaması başlattı. Hedef, çocuklar başta olmak üzere hastaların moralini yükseltmek, onlara hastanede olduklarını unutturmaktı…

Sayısı çok az olan palyaço hemşireler, başta hastaların olmak üzere tüm hastane çalışanlarının da sevgilisi oldu. 28 yaşındaki Fadime Pala da onlardan biri. Çocukluğunu akut romatizmal ateş hastalığı ile hastanelerde geçiren Pala, iğne olmaktan korktuğu için hemşirelerden sürekli kaçtığı günleri dün gibi hatırlıyor. Hem tiyatro hem de hemşirelik eğitimi alan Pala, 2017 yılından beri palyaço hemşireliği yapıyor. Şimdi onu gören çocukların yüzünde korku değil, kocaman bir gülümseme görmek, en büyük motivasyon kaynağı. Pala ile palyaço hemşireliği hikâyesini konuştuk.

Eminim benim gibi ‘Palyaço hemşireliği’ni ilk defa duyanlar vardır. Nedir bu palyaço hemşireliği?
Hastanede pozitif bir ortam yaratmak, hastaları, hastane çalışanlarını motive etmek için bazı özel hastaneler palyaço hemşireliği için alan yaratıyor. Bu mesleğe başlamadan önce palyaçoluk tarihçesinden tutun da makyaj tekniklerine, palyaçonun nasıl yürümesi gerektiğine, iletişim kurmaya, vücut diline ve hatta göz teması ile vücut analizine kadar çeşitli eğitim veriliyor. Ancak benim zaten drama eğitimim vardı ve çocuk tiyatrosu yaptığım için palyaço hemşireliği teklifi geldi.

hastalarin-nesesi-palyaco-hemsire-870068-1.

Palyaço hemşireliği hikâyeniz nasıl başladı?
Küçüklüğünü akut romatizmal ateş tanısıyla hastanelerde geçirmiş tiyatroya hevesli bir çocuktum. Hemşireler bana suratsız gelirdi. Olmam gereken iğne de çok can acıtıyordu. Hiç hastaneye gitmek istemiyordum. Zaman geçti ve ben tiyatro okumak istediğimi söyledim aileme. Babam ‘aç kalırsın’ dedi. Annem hemşire olmamı istiyordu. Hemşireliği severek okudum, bir yandan da küçüklüğümden beri istediğim tiyatroyu da yapmak istiyordum. Okul bitti sonrasında üniversiteyi kazandım Ankara’ya yerleştim. Pataloji okurken bir yandan özel bir hastanede hemşire olarak çalışmaya başladım bir yandan da hastaneden artakalan zamanla istediğim tiyatroya başladım. Planlı programlı bir vizyonla hem severek çalışacağım, para kazanacağım mesleğim oldu hem de çocukluğumdan beri istediğim tiyatroyu Ankara’da çocuk tiyatrosuna başlamamla başarmış oldum. Sonrasında özel bir hastanenin müdür yardımcısı çocuk tiyatrosu yaptığımı takip etmiş ve bana hastanesinde palyaço hemşireliği yapmak isteyip istemediğimi sordu, iş teklifi ile geldi. Ondan önce palyaço hemşireliğinden haberim yoktu.

KÜÇÜCÜK ODALARA SIKIŞIP KALIYORLAR

Hastanede karşılarında palyaço gören hastalar nasıl tepki veriyordu?
Müjdat Gezen tiyatrosuna girdim. İstanbul’a gelişim de böyle başladı. LÖSEV ile çalışmalarım oluyordu bazı günlerde çocukların karşısına öyle palyaço olarak çıkıyordum. Çalıştığım hastanenin palyaço hemşireliği alanı yoktu başka bir hastaneden Pediatri Kemik İliği Nakil Ünitesi’nden teklif geldi. Çok heyecanlıyım ve karşı tarafı kazanmayı istiyordum o yüzden hiç kimseden olumsuz bir geri bildirim almadım. Sadece çocuklar için değil yetişkinler ve hastane çalışanları için de büyük motivasyon oluyordu. Kıyafetimi giyip makyajımı yapıyordum ve ceplerimi çikolata, şekerle doldurup hastane çalışanlarına dağıtıyordum. Çalışanın ve benim motivasyonumu oldukça yükseltiyor. Sadece çocuk bölümünde değil erişkin hasta katında da yapıyorduk. Hepsinin yüzünde gülümsemeyi ve mutluluğu görüyordum.

Mesleğinizi ve tiyatroyu bir noktadan sonra birleştirmeyi düşünüyor musunuz?
Ağır hasta çocuklar yanlarında kalan anne veya babalarıyla aynı odada kalmak zorunda. Küçücük bir odada saatlerini, aylarını geçiriyorlar. Hepsi için çok kötü bir süreç. Aile çocuğunun kıvrandığını, acı çektiğini görüyor. Onları motive etmek için bir şeylere ihtiyaç var. Kostümüm olmasa bile odalara girip sohbet muhabbet ve ‘neler yapabiliriz, karşımdaki neyden mutlu olur’ diye düşünüp hareket ediyordum. Klinik açmak istiyorum ve burada çocukların tedavi almaya geldiğini değil de hastane dışında bir yerde olduğunu hissetmesini istiyorum. Hemşirenin drama eğitimi almış olması gerekiyor ve muhakkak iletişimi kuvvetli olmalı. En mutsuz hastanın bile tek istediği şey bir gülümseme. Kesinlikle refakatçi odası, çocuklar için dizayn edilmiş yataklar olmalı.

hastalarin-nesesi-palyaco-hemsire-870070-1.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol