Hastane arazileri ranta açılıyor
Beykoz Devlet Hastanesi, 3. Köprü'nün geçiş güzergahında yer alıyor. Validebağ Öğretmen Hastanesi'ni ise, İstanbul Anadolu Yakası'nın en büyük yeşil alanlardan. Bu iki kıymetli arazi şimdi ranta açılıyor
ELÇİN YILDIRAL
AKP'nin hastaneleri tek çatı altında toplama projesi kapsamında Validebağ Öğretmen Hastanesi ile Beykoz Devlet Hastanesi, başka devlet hastaneleri ile birleştirildi. Proje kapsamında birleştirilen onlarca hastanenin arasında bu birleşmeyi önemli kılan ise hastenelerin konumu.
İstanbul Tabipler Odası (İTO) Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, Beykoz'un 3. köprünün geçme notlarından biri olduğunu işaret ederken, Validebağ Öğretmen Hastanesi'nin ise, İstanbul Anadolu Yakası'nın en büyük yeşil alanlardan biri olan Validebağ Korusu içerisinde bulunduğuna dikkat çekiyor.
Meclis'te bekletilen Kamu Hastaneleri Birliği Yasa Tasarısı'nın adım adım uygulanmasına tepki gösterenlerin başında olan İTO, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) yönetimleri ve Validebağ Korusu Gönüllüleri; Validebağ'daki hastane hamlesinin büyük ranttan bir önceki hamle olduğunu savunuyor.
'PARÇALAYARAK RANTA AÇIYORLAR'
İTO Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, Beykoz ilçesinin ve Validebağ Korusu'nun önemine dikkat çekerek, Validebağ Öğretmenler Hastanesi’nin Anadolu yakasının ikinci büyük yeşil alanı olan Validebağ Korusu içerisinde yer aldığını hatırlattı. Korunun çok uzun zamandan beri özel kesimin yakın takibinde olduğunu söyleyen Demirdizen, hastane ve alanının oldukça geniş bir araziye sahip olduğunu belirterek, koru içerisinde köşk ve sağlık meslek lisesi gibi önemli binaların bulunduğunu, bu yapıların korunun korunması açısından güvencesi olduğunu söyledi. "Dolayısıyla bu yapılar ortadan kaktığı zaman korunun da başka amaçlarla kullanılmasının önü açılmış olacak" diyen Demirdizen, korunun küçük parçalar halinde ranta açılmasının hedeflendiğini ve bu hedeflerden birinin de koru içerisinde bulunan hastanenin Üsküdar Devlet Hastanesi ile birleştirilmesi olduğunu kaydetti.
Validebağ Korusu Gönüllüleri'nin de bu kaygı ile hastanelerin birleştirilmesine karşı çıktığını dile getiren Demirdizen, başka bir devlet hastane ile birleştirilen hastaneler ve arazilerinin AKP'ye yakın özel sektör firmalarına peşkeş çekilmek istendiğini belirtti.
DÜĞMEYE BASAN TARİKAT PARMAĞI MI?
"Beykoz ilçesinde başta Suudi Körfez Sermayesi olmak üzere başka tarikatların da boğazdan arazi aldıklarını ve buralara malikâne yaptırmak istediklerini biliyoruz" diyen Demirdizen, Beykoz'un hem orman hem de boğazla olan ilişkisi nedeniyle tarikatların ilgi gösterdiği bir yer olduğunu belirtti. Demirdizen, Beykoz Hastanesi'nin birleştirilme meselesinde Beykoz'daki bir tarikatın önemli bir etkisinin olduğunu duyduklarını ifade ederek, iki yıl önce hastanenin tadilata alındığını ve ciddi rakamlarla binanın iyileştirildiğini böylece hazır iyileştirilmiş haliyle hastanenin birtakım özel kuruluşlara sunulmasının hedeflendiğini kaydetti.
BOŞ HASTANELER RANT KURBANI
Yasanın kamu yönetimi anlayışına aykırı bir takım özellikleri nedeniyle Anayasa mahkemesi tarafından iptalinden korkulduğu için hükümetin, kamuoyunu alıştırmaya çalıştığını anlatan Demirdizen, kamuoyuna hastanelerin şirketlere devredilmediği takdirde yönetilemediğini, yeterli personelin sağlanamadığını, kaynak israfının önlemesinin amaçlandığı gibi bir takım gerekçelerin sunulduğunu kaydetti.
Bir taraftan kamuoyunun bu gerekçelerle gözünün boyandığını diğer taraftan da hastanelerin birleştirildiğini dile getiren Demirdizen, "Süreyyapaşa Hastanesi'ne taşınan Heybeliada Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nin yeşil arazisi ve bina iki yıldır çürümeye terkedildi. Aynı şekilde, Türkiye'de eskiden tek olan Beykoz Çocuk Göğüs Hastanesi de Süreyyapaşa Hastanesi'ne bağlanmıştır. Ve burası yok olmuştur. Bu araziler rant peşinde koşanların iştahını kabartırcasına orada kendi başlarına yıkılma sürecine terk edilmiş olarak bekliyor" diye konuştu.
HASTANELERİN KADROSU AZALIYOR
Kamu hastanelerinin birleştirilmesinin sağlık çalışanları ile vatandaşlar açısından etkisini de değerlendiren Demirdizen, sağlık çalışanlarının yıllardır çalıştıkları ve kendi yaşamlarını ve sosyal ilişkilerini kurdukları yerlerinin kapatılması ile karşı karşı karşıya kaldıklarını kaydetti. "Bu süreçle birlikte pek çok sağlık çalışanı geçici görevlerle başka hastanelerde çalışıyor. Ya da başka yerlere tayinlerini istiyorlar. Böylece hastanenin kadrosu azalıyor. Kapanan hastanenin başta başhekimlik, baş hemşirelik kadrosu gibi idari kadroları ortadan kalkıyor. Hükümetin zaten meclise sunduğu ancak tepkiler nedeniyle geriye çekmek zorunda kaldığı Kamu Personel Kadrosu Yasası ile sağlık çalışanlarının bir kısmını ortadan kaldırarak bir kısmını da sözleşmeli hale getirmek istiyordu. Dolayısıyla sağlık çalışanları diğer hastanelerin birleştirilmesi ile yaşanan sıkıntıların farkına oldukları için endişe içerisindeler. Ve bu nedenle kendi hastanelerine sahip çıkıyorlar" diye konuştu.
HASTANELERE ULAŞILAMAYACAK
Kamu kurumlarının sayısının azaltılması ve kapasitelerinin düşürülmesi nedeniyle zaten uzun kuyruklarla zor hizmet alan vatandaşların kolayca ulaşabilecekleri yanı başlarındaki yerlerin ortadan kalkması ile sağlık hizmetine ulaşmalarının güçleştiğini belirten Demirdizen, ayrıca yasalarda belirlenen fark ücretinin dışında ücret alınmaması gerektiği yazılsa da fiilen bu geçerli olmadığını söyledi.
Vatandaşın fark ücretini ödeyemeyince de verilen sağlık hizmetinden yeterince yaralanamadığını söyleyen Demirdizen "Bu durum vatandaş açısından geriye dönüşü olmayan bir tahribat yaratıyor. Parmakların kaybedilmesi, bebeklerin ölmesi gibi" dedi.
"Bu uygulama kamu için yaralı birşey olsaydı açık açık kamu ile paylaşırlardı" diyen Demirdizen, gerçek niyetin başka birşey olduğunu söyledi. Daha önce Ankara'da iki hastanenin birleştirildiğini ve Danıştay'ın kamu yararı taşımadığı gerekçesiyle kararı iptal ettiğini hatırlatan Demirdizen, "Dolayısıyla mahkeme sürecinden bu yasanın yasal olmadığını anlıyoruz" dedi.
ÖDP, imza toplamaya devam ediyor
ValİdebaĞ Gönüllüleri'nin yanısıra, ÖDP de AKP'nin 'beykoz projeleri'ne karşı mücadele veriyor. Hastanelerin birleşmesi adı altında yeşilalanları imara açmak ve kentsel dönüşüm projeleri adı altında yapılmak istenenlere karşı, imza kampanyası başlatan ÖDP Beykoz İlçe teşkilatının fahri danışmanlarından Çayan Çalık, şu sözlerle tüm İstanbulluları destek olmaya çağırıyor:
“Beykoz ilçesi iki dönüşümün kıskacında yarınını konuşurken, Sağlıkta Dönüşüm adıyla yürütülen süreç kısmi sosyal devlet anlayışına helva yakmak ve sağlığı özelleştirmekse -ki öyledir.
Kentsel Dönüşüm de bugün yerinde yaşayanların, barınma hakkı gözetilmeksizin Beykoz’dan kovulmaya çalışılmasıdır. Söz ve yazının anlatamaz hali vardır, TEKEL arazisi üzerinde yükselecek yedi yıldızlı otel bu durumu anlatmadan, hastanemiz elimizden gitmeden yazı ve sözden anlamaya çalışmanın büyük faydası olacağı unutulmadan, yol almalıyız. Gün, geceye yelken almadan, Beykoz’da gece doğmadan, basın açıklamasındaki çocuk olalım.”


