birgün

11° AÇIK

GÜNCEL 01.10.2021 08:11
author

Hastane kapatmak kötülüktür

Şehir hastaneleri gerekçe gösterilerek kentlerin en merkezi yerlerindeki köklü hastanelerin kapatılması kentlere, orada yaşayan insanlara, sağlık çalışanlarına yapılan kötülüktür. Kentin ulaşımı zor yerlerinde açılan devasa yapılardan sağlık hizmeti almanın sıkıntılarını görüyoruz. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen yeni hastane kapatmalar planlanıyor.


KAPANAN HASTANELER SORUNU

Türkiye’nin dört bir yanında çok önemli hastaneler kapatıldı, yıkıldı, küçültüldü ya da birer polikliniğe dönüştürüldü. En çarpıcıları Ankara’da yaşandı. Bilkent’te açılan Şehir Hastanesi gerekçe gösterilerek altı büyük eğitim ve araştırma hastanesi (EAH) kapatıldı.

Özellikle salgın döneminde bunun sakıncalarını hem Ankaralılar hem de Sağlık Bakanlığı yaşayarak gördü. Bazıları Covid-19 hastalarının tedavisi için kısmen açıldı, yoğun bakımlar kuruldu, aşı merkezlerine dönüştürüldü. Yine de bu hastanelerin kapatılması ve Şehir Hastanesi’nin pandemi hastanesi olması nedeniyle sağlığa erişimde sorunlar yaşandı, sağlık hizmeti ihtiyaçları ertelendi, kronik hastaların takibi aksadı, pek çok ameliyat yapılamadı. Şimdi hastaneler biriken hasta yükünün ağırlığını yaşıyor, hastalar randevu alamıyor. Sağlık Bakanı’nın dediği gibi diğer hastalıklardan dolayı artan ölümler doğrudan Covid-19 nedeniyle olandan çok daha fazla. Örnek olsun, Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi gibi kalp hastalıklarında uzman bir hastane boş yatıp çürürken kalp krizinden ölümler arttı.

YENİ SORUNLAR YOLDA

Bu yetmezmiş gibi şimdi de yapımı başlarken bir ihtisas hastanesi yıkılan, açılması defalarca ertelenen Etlik Şehir Hastanesi için beş önemli hastanenin daha kapatılacağı bildiriliyor. Bunlar Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH, Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji EAH, Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları EAH, Dr. Sami Ulus Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları EAH ve Ulucanlar Göz EAH. Bu hastanelerdeki hekimler, sağlık çalışanları salgının yanında bir de bunun tedirginliğini yaşıyor. Kimi tayin olmaya çalışıyor, kimi emekliliğini istiyor ya da özel sektöre geçiyor. Şehir hastanesine nasıl ulaşacaklar, kreş yok, çocuklarını nereye bırakacaklar? İşsiz kalma tehlikesi olanlar var. Hastalar sıkıntıda. Oraya ulaşıp hekimlerini bulabilecekler mi, yıllardır tedavi gördükleri hastane kapanınca başlarına neler gelecek?

İzmir’de de Bayraklı Şehir Hastanesi’nin açılması gündemiyle aynı sorunlar yaşanıyor. Hangi hastanelerin kapatılacağını net şekilde söyleyen yok, bilen var mı o da belirsiz. Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Raporu’na göre inşaatı yapan şirketler de bilmiyor. Kapatılacağı ya da küçültüleceği dillerde dolaşan hastaneler Tepecik EAH, Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH, Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi EAH ve Bozyaka EAH.

Kocaeli Şehir Hastanesi için de kesin bilgi verilmiyor, Derince EAH, Kocaeli Devlet Hastanesi ve İzmit Seka Devlet Hastanesi’nin bazılarının tamamen, bazılarının kısmen taşınacağı ifade ediliyor.

Kütahya Şehir Hastanesi için hastane taşınmasının planlanmadığı konuşulsa da Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü’nün sayfasında Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi ana ve ek binalarının taşınacağı yazıyor.

NE YAPMALI?

Bu hafta yayınlanan Sağlık Bakanlığı 2020 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda şehir hastaneleri ile ilgili yine çok sayıda usulsüzlük tespit edildi. Yapılması gereken çok iş var, ancak öncelikle Türkiye’nin dört bir yanında kapanan hastanelerin açılması (Eskişehir, Yozgat ve Isparta’da yıkıldı ne yazık ki!) gerekiyor. Ne olursa olsun yeni hastane kapatma işinden vazgeçilmeli, zaten zarar büyük. İstanbul’da gördük, mevcut hastaneler kapanmadan şehir hastanesinin açılması pekâlâ mümkün. Ankara’da kurulan Hastanemi Açın Platformu’na üye 122 kurum ısrarla bunu anlatıyor. İzmir’de de pek çok kurum bir araya gelip hastanelerini, kentini korumaya çalışıyor.

Bu sese kulak vermenin zamanıdır. Kamu özel işbirliği projeleri üzerinden verilen hizmet-hasta garantileri bir yana bırakılmalı, halkın yararına adımlar atılmalıdır.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol