Google Play Store
App Store

Hatay’da BirGün Okur İnisiyatifi tarafından bir buluşma gerçekleştirildi. Etkinliğe BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın ve CHP PM Üyesi İlhan Cihaner katıldı.

Kaynak: Haber Merkezi
Hatay'da BirGün buluşması düzenlendi

Hatay’da BirGün Okur İnisiyatifi tarafından düzenlenen “Medya, Hukuk ve Savaş Bağlamında Türkiye” başlıklı söyleşide, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve savaşın medya üzerindeki etkileri ele alındı.

Etkinlikte konuşan BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın, iktidarın gazeteciler üzerindeki baskılarına dikkat çekti. Aydın, "Uzun zamandır yandaş gazetecileri biliyorduk. Sabah, Takvim, A Haber gibi yerlerde köşe tutanları biliyoruz. Ama son zamanda muhalif bilinen isimlerin, platformların iktidara çalıştığına tanık oluyoruz. Gri alandaki bu yayıncılık esas problem" diye konuştu.

Hatay Dayanışma Üretim ve İşletme Kooperatifi’nde gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü gazeteci Duygu Ertaş üstlendi.

Ertaş, söyleşinin, sınır hattında yer alan Hatay’da düzenlenmesinin önemine dikkat çekerek, kentin 2011 yılından bu yana savaşın etkilerini doğrudan hissettiği ve hâlâ bölgesel gerilimlerin gölgesinde bulunduğunu vurguladı.

Söyleşide, CHP Parti Meclisi Üyesi ve eski Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ile BirGün Gazetesi Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın konuşmacı olarak yer aldı.

“HATAY’IN SESİ DUYURULMAYA ÇALIŞILIYOR”

Yaşar Aydın, Hatay’ın hem Suriye savaşı sürecinde hem de deprem sonrası yaşadığı yıkım nedeniyle Türkiye açısından özel bir öneme sahip olduğunu belirtti. BirGün olarak Hatay’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Aydın, kentin sesini ulusal kamuoyuna duyurmak için bölgeye gazeteciler gönderdiklerini söyledi.

“HATAY DAYANIŞMAYLA AYAĞA KALKACAK”

İlhan Cihaner ise 1994 ve 1997 yılları arasında Reyhanlı'da görev yaptığını Hatay'a sürekli geldiğini belirterek Hatay’ın Harbiye, Samandağ ve kent merkezini iyi bildiğini ve deprem sonrası oluşan boşluğun kendisi için olduğu kadar herkes için de büyük bir üzüntü kaynağı olduğunu dile getirdi. Buna rağmen Hatay’ın dayanışma ve birlik içinde yeniden ayağa kalkacağına dair güçlü bir inanç bulunduğunu vurguladı.

GAZETECİLERE YÖNELİK SÜREÇLER TARTIŞILDI

Söyleşide, BirGün muhabiri, gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanması başta olmak üzere, Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve diğer gazetecilere yönelik yargı süreçleri de gündeme geldi.

Yaşar Aydın, gazeteciliğin suç olmadığını belirterek, yapılan haberlerin kamu yararı taşıdığını ve açık şekilde yürütülen bir faaliyet olduğunu ifade etti. Gazeteciliğin temel amacının gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu vurgulayan Aydın, İsmail Arı’nın özellikle deprem ve kamu yararına ilişkin haberleri nedeniyle hedef alındığını söyledi.

Aydın, söz konusu haberlerin hazırlanma sürecinde hukuki değerlendirmelerin de yapıldığını ancak buna rağmen tutuklama kararı verildiğini belirterek, bunun gazetecilere yönelik bir baskı anlamı taşıdığını ifade etti.

“BU SUÇLAMALAR YAYGIN ŞEKİLDE KULLANILIYOR”

İlhan Cihaner ise Türkiye’de “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma”, “cumhurbaşkanına hakaret” gibi suçlamaların yaygın biçimde kullanıldığını söyledi. Bu tür suçlamaların hukuki karşılığı olsa da uygulamada ifade özgürlüğünü sınırlayan bir araç hâline gelebildiğini belirten Cihaner, gazetecilerin geçmişte yaptıkları haberler nedeniyle yıllar sonra yargı süreciyle karşılaşabildiğine dikkat çekti.

Cihaner, bu durumun gazeteciler üzerinde baskı yarattığını ve ifade özgürlüğünü zedelediğini ifade etti.

SAVAŞIN MEDYA DİLİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Söyleşide ayrıca Ortadoğu’daki gelişmelerin Türkiye’de medya diline etkisi de ele alındı.

Yaşar Aydın, özellikle “gri alan” olarak tanımladığı, muhalif gibi görünen ancak iktidara yakın yayın yapan medya organlarının kamuoyu açısından risk oluşturduğunu ifade etti.

İlhan Cihaner ise savaş ve güvenlik politikalarının medya dilinde korku ve güvenlik kaygısı oluşturduğunu belirterek, bu durumun kamuoyu rızasının bu yönde şekillendirilmesine hizmet edebileceğini söyledi.

“HATAY’DA GAZETECİLİK DAHA ZOR”

Söyleşinin moderatörü Duygu Ertaş ise hem bir depremzede hem de yerel basında çalışan bir gazeteci olarak Hatay’da gazetecilik yapmanın zorluklarına dikkat çekti. Türkiye genelinde gazeteciliğin zor olduğunu belirten Ertaş, Hatay’da bu zorlukların psikolojik ve fiziksel olarak daha da ağırlaştığını ifade etti.

Yaşar Aydın da yerel basının önemine vurgu yaparak, Hatay’daki gazetecilerin çalışmalarının kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından kritik rol oynadığını dile getirdi.

Söyleşi, katılımcıların sorularıyla sona erdi.