Google Play Store
App Store
Hatay’da 100 bin kişi sağlığa uzak
Fotoğraf: Depo Photos

Ahmet Can SARIKAYA

Depremlerin üzerinden 2 yılı aşkın süre geçmesine rağmen depremin ne şehirlerin ne de yurttaşların üzerinde bıraktığı etki geçti. Hatay’ın şu anki durumunu değerlendiren Türk Tabipleri Birliği, yurttaşların hala birçok şeyle mücadele ettiğini aktardı. TTB Merkez Konseyi Üyesi Ali Kanatlı, deprem sonrası Hatay’da yaşanan sağlık sorunlarına dair ciddi endişelerini aktardı. Kanatlı, depremde büyük yıkıma uğrayan şehirde toz, hava kirliliği ve sağlık hizmetlerinin yetersizliğinin insan sağlığı üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.

Depremin hemen ardından, özellikle toz konusu da ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Kanatlı, “İlk günlerden itibaren enkazlardan, molozlardan saçılan tozla bir yıl boyunca mücadele ettik. Bu tozların içinde asbest, silika ve ağır metaller var. Bu maddeleri yıllarca solumak, Hatay’da kanserli bir nesil yetişmesine yol açacak” şeklinde konuştu. Kanatlı, beton santrallerinin ve taş ocaklarının yoğun bir şekilde kurulduğunu, bu durumun toz ve hava kirliliğini daha da artırdığını belirtti. “Şehirdeki toz oranı, Dünya Sağlık Örgütü’nün sınır değerlerinin yaklaşık dört katına ulaştı. Bu, 15-20 yıl içinde Hatay’da büyük bir sağlık krizine yol açacak” dedi.

Kanatlı, Hatay’daki sağlık hizmetlerinin de ciddi şekilde aksadığını belirterek, aile sağlığı merkezlerinin ve hastanelerin durumunu eleştirdi. “Deprem sonrası 56 aile sağlık merkezi yıkıldı, sadece 3’ü yeniden yapıldı. Hatay’daki sağlık hizmeti ihtiyacı, sadece hastane sayısının artırılmasıyla çözülemez. Birinci basamak sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi gerekiyor” dedi. Kanatlı, aile hekimliği ve temel sağlık hizmetlerinin çok daha önemli olduğuna dikkat çekti. “Bugün 100 bin kişilik bir nüfusun hala aile hekimi yok. Bu, büyük bir sorun. Sağlık çalışanları da yetersiz ve tükenmiş durumda” ifadelerini kullandı.

Hataylı depremzedelerin 2 yıldır sistematik olarak kötü koşullar altında yaşamaya ve ölüme terk edildiğini belirten Kanatlı, bölgede psikolojik sorun ve rahatsızlıkların da arttığını belirterek şöyle dedi: “Boşanmalar, uyuşturucu bağımlılığı ve alkol bağımlılığı arttı. İstanbul’da gündeme gelen sahte içkiye bağlı ölümler Hatay’da da var. Özellikle bundan endişe ediyoruz. İnsanların içki alacak parası yok. Burada uyuşturucu satanlar sahte içki de satmaya başladı daha ucuza. İleride bu sorunla daha çok karşılaşacağız. Aynı zamanda konteynerda yaşayan insanlar 24 saat ekran bağımlısı da oldu. Anne, baba, çocuklar telefon bağımlısı, uyuşturucu bağımlısı… Artık konteynerlarda uyuşturucu da üretiliyor. İstismar, taciz, şiddet almış başını gidiyor. Deprem bölgesinin fotoğrafı bu. Eğer biz bu neslin sağlıklı yetişmesi için bugün müdahale etmezsek 10, 15 sene sonra sırtında 10, 15 tane dosyası olan bir nesil olacak. O zaman bu neslin suçu kimde olacak?”