Google Play Store
App Store

Enerjide dışa bağımlılığın zaman içerisinde sona ereceği hatta Türkiye’nin 30 yılda net ihracatçı konuma geleceği gibi iddialı hedefler dile getiriliyor. Türkyılmaz’a göre ise ‘hayal tacirliği’ yapılıyor: “Bu hızda giderlerse 65 yılda 48 bin mv’lik potansiyeli ancak kuracaklar”

Hayal satmak bedava
Havva Gümüşkaya
Havva Gümüşkaya
havvagumuskaya@birgun.net

İktidar ve sözcülerinin enerji alanındaki en büyük propagandası dışa bağımlığı bitirmek üzerine yapılıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin gelecek 30 yılda enerjide net ihracatçı bir ülke olmasını hedeflediklerini söylüyor.

Bunun son dönemdeki aracı ise Karadeniz doğalgazı ve Gabar’da çıkarılan petrol. Bayraktar, yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin doğalgaz ve petrolde önemli atılımlar yaptığını belirterek, Gabar’da mevcut durumda günlük yaklaşık 51 bin varil petrol üretildiğini ve 100 bin varil üretimin hedeflendiğini, Sakarya Gaz Sahası’nda yaklaşık 7,2 milyon metreküp doğalgaz üretildiğini ve 2025’in ilk çeyreğinde 9,1 milyon metreküp günlük gaz üretileceğini ifade ediyor.

2020 yılından bu yana süren ve 2023’ün birinci çeyreğinde ilk fazda günlük 10 milyon metreküp üretim vaat edilen Karadeniz doğalgazı hem yüksek maliyetlere yol açtı hem de hedeflerin çok gerisinde kalındı.

Yıllık 50 milyar metreküp doğalgaz tüketiminin yüzde 6’sını bile karşılamayan mevcut üretim, konutların 19 milyar metreküp ihtiyacının ise yüzde 15’ini karşılıyor.

40 MİLYON METREKÜP HEDEFİ UNUTTURULDU

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılacağı sosuyla sunulan ve milyarca dolar harcanan projelerin yanı sıra 2024 yılının ilk on ayında 45 milyar dolar olan enerji ithalatı faturasının yıl sonunda 55-60 milyar doları bulması bekleniyor. Yüklü ithalat faturasında Rusya’ya bağımlılık taş kömürü ithalatında yüzde 70, ham petrol ve petrol ürünleri ithalatında yüzde 53, doğalgazda yüzde 42,3 seviyesinde bulunuyor.

TMMOB’ye bağlı Makina Mühendisleri Odası (MMO) Enerji Çalışma Grubu Üyesi Oğuz Türkyılmaz, yerli üretimin çok önemli olduğunun altını çiziyor. Ancak bugüne kadar toplam yatırımın bilinmemesi ve bundan sonra planlanan yatırımın açıklanmaması nedeniyle sürecin şeffaf olmadığına dikkati çekerek “Bu işin maliyeti ne, kamuoyu bilmek istiyor. Çok yüksek tutarlara ulaştığı tahmin edilen bir yatırım bütçesi ile dört kademede önce günde 10 milyon, daha sonra 20, 30, 40 milyon metreküp hedefleri söyleniyordu. Eylül 2023’de başlayan üretimin ancak 2024 Ağustos’unda günde 6 milyon metreküpe ve şimdi 7 milyon metreküpe çıktı. Mevcut altyapı ile kademeli günlük 40 milyon metreküp hedefleri unutturuldu” diyor.

Yerli üretim alanında Gabar’da çıkarılan petrolün enerji sorununa merhem olacağı da propaganda olarak iktidar sözcüleri tarafından dillendirilmeye başlandı. Gabar’da mevcut durumda günlük yaklaşık 51 bin varil petrol üretiliyor ve bunun 100 bin varile çıkarılması hedefleniyor.

TÜKETİMİN YÜZDE 15,5’İ

Türkyılmaz, enerjide tutturulması mümkün olmayan hedeflerle ‘hayal tacirliği’ yapıldığına dikkat çekerek Gabar dâhil TPAO’nun petrol üretiminin yıllık tüketimin yalnızca yüzde 15,5 olduğunu belirtiyor.

Oğuz Türkyılmaz - MMO Enerji Çalışma Grubu Üyesi

Buna karşın Akdeniz’de sondaj çalışmalarının jeopolitik nedenlerle yapılamadığını ifade eden Türkyılmaz, “Gabar’da çıkarılan petrol miktarı küçük ama anlamlı. Dışardan alınacak enerji miktarını azaltan her türlü üretim önemlidir. Ancak Gabar’ın Türkiye’nin petrol sorununu tek başına çözecek hali yok. Zamanında gerekli siyasi ve diplomatik çalışmalar yapılmadığı ve ülkemizin hakları tescil edilmediği için Türkiye’ye,  Akdeniz’de çok küçük bir alan dışında sondaj yapmaması için Güney Kıbrıs, Yunanistan, AB ve ABD’nin baskılarına boyun eğiyor. Akdeniz’de sondajlar durduruluyor ve boşta kalan derin deniz sondaj gemileri limanlarda boşta yatıyor” diyor.

***

65 YILDA ANCAK KURULUR

Öte yandan yenilenebilir enerji kaynaklarında Türkiye’nin ciddi potansiyeli olduğuna dikkat çeken Türkyılmaz, “Türkiye’nin gerçek potansiyeli açıklanmıyor. Rüzgâr enerjisinde gerçek kapasitenin çok yüksek olduğunu tahmin ediyoruz. Eski rakamlara göre 48 bin megavat (mv) tahminin daha dörtte birindeyiz. Rüzgâr enerjisinde kurulabilecek kapasitenin yüzde 10’u daha kurulmamış. Devasa bir potansiyel var. Deniz üstü rüzgâr potansiyeli ise 75 bin mv olarak tahminin ediliyor. Denizde bu kadar potansiyele rağmen tek bir adım atılmadı. Karasal rüzgâr enerjisinde ise 22 yılda yıllık ortalama 550 mv kurmuşlar bu hızda giderlerse 65 yılda 48 bin mv’lik potansiyeli anca kuracaklar” diyor.

Türkyılmaz, “İktidarda bulundukları 22 yıl boyunca yılda ortalama bin 400 mv RES ve GES kurabilen anlayış şimdi önümüzde 12 yılda, bu rakamı katlayacağından söz ediyor. Cumhurbaşkanlığı 2025 yatırım programı bugüne dek uygulanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) sisteminin başarısızlığının itirafıdır. Kim inanır bu anlayışın yılda 7 bin 500 mv GES ve RES kurabileceğine?” ifadelerini kullanıyor.