birgün

13° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

ÇALIŞMA YAŞAMI 25.07.2021 08:00

Hayaller öğretmenlik gerçekler kasiyerlik

‘İş beğenmiyor’ denilen gençler, ya ne iş olsa yapıyor ya da tek dertleri kendi alanlarında çalışmak. Konuştuğumuz ‘iş beğenenler’in hayatı hayallerinden çok uzak. Kimi mühendis ama kasiyerlik, kimi bankacı ama çiftçilik yapıyor. Hiçbiri hayatından memnun değil.

Hayaller öğretmenlik gerçekler kasiyerlik

MERAL DANYILDIZ

Her ne kadar “gençler iş beğenmiyor” dense de gerçekte tablo çok farklı. Sayıları 1,3 milyonu bulan üniversite mezunu işsizler, ne iş olsa ‘yapacak’ durumda. Bazıları da patronların kendilerini adeta köle gibi çalıştırmak istediğini söyleyerek, insanca yaşamak istediklerinin altını çiziyor. Birçok genç üniversiteden mezun olduktan sonra iş arama serüvenine başlıyor. Ancak ülkedeki ekonomik bunalım ve işsizlik, gençleri mezun olduktan sonra misafir eden ilk problemlerden.

Gençler ya yıllarca deneyim isteyen ya da güvencesiz çalıştırılacakları sektörlerle karşılaşıyor. Bazıları mühendis ama kasiyer, bazıları bankacı ama çiftçi, bazıları tasarımcı ama çağrı merkezinde… Günümüzde gençler ya kendi bölümlerinde çalışıp işi öğrenmek istiyor ya da deyim yerindeyse ne iş olsa yapıyor. Biz de ‘iş beğenenlerle’ konuştuk.

MÜHENDİS AMA KASİYER

27 yaşındaki Kamile Polat 2017 yılında Erciyes Üniversitesi’nden Enerji Sistemleri Mühendisliği mezunu. Ancak Polat yıllardır kendi bölümüyle alakalı hiçbir iş bulamıyor. Polat mecburen kasiyerlik olmak üzere pek çok sektörde çalışmak zorunda kaldığını söylüyor: “2018’de üç buçuk ay stajyer mühendis olarak çalıştım. Sonra yaz gelince çıkmak zorunda kaldım. Aramaya, görüşmelere devam ettim ama bulamadım. Genel sorun deneyim problemiydi. Sürekli beş yıllık, yedi yıllık deneyim istiyorlardı. Stajyerken tek amacım iş öğrenmekti ama o da işe yaramadı.”

Ardından Antalya’ya giderek otelde garsonluk yaptığını kaydeden Polat, sonrasında Ankara’ya taşınmak durumunda kaldığını belirtiyor. “Burada da günlük işler oluyordu. Garsonluk, ekstra işler gibi. Öyle geçiniyordum” diyen Polat, şimdi de bir markette kasiyer: “Yemek şirketinde kasiyerlik yaptım. Ondan sonra da markete girdim. Şu anda kasa ve reyona bakıyorum. Kendi alanımda bir iş bulmak tek hayalimdi. Yenilenebilir enerji kısmında çalışmak istiyordum. O firmalara gidip, staj yapmak istedim, onda bile geri dönüş alamadım. İki ay önce tekrar mail attım birkaç firmaya. Stajyer olarak bile iş bulamadım. Şimdi de yazılım kursuna başladım. Bir yandan kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Umudum yok açıkçası ama umutsuz da yaşanmıyor.”

Nasıl geçindiğini sorduğum Polat, “Öğrenci arkadaşlarımla birlikte kalıyorum. Bana açıkçası çok para kalmıyor. Kira, faturalar, kendi harcamalarım oluyor. Lüks değil yalnız, temel ihtiyaçlar. İstediğiniz bir şeyi alabilirsiniz belki ama ayda bir kere sadece. O da ay sonunu zor getiriyorsunuz” cevabını veriyor.

HER İŞİ YAPTIM

Polat, markette herkesin üniversite mezunu olduğunun da altını çizerek sözlerini şöyle noktalıyor: “Ben bugüne kadar ne iş olduysa yaptım. Çalıştığım yerlerde herkes üniversite mezunuydu. Birçok öğretmen var. Atamaları yapılmamış, mecburen markete girmişler. İş beğenmiyorlar diyorlar ama bu gerçeği yansıtmıyor. Genelde onu söyleyenler günde 15 saat çalıştırmak isteyen işverenler oluyor. Çalıştığım markette lise mezunu bile yok.”

BANKACI AMA ÇİFTÇİ

Urfa Suruç’ta yaşayan 23 yaşındaki Erkan M. de Muş Alparslan Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık bölümünden ön lisans, Atatürk Üniversitesi Bankacılık ve Finans bölümünden de lisans mezunu. Kendi işinde kariyer yapmak isteyen Erkan M., şu anda ailesinin yanında çiftçilik yapıyor. “Bazı yerlerde günlük iş oluyor, arada onlara gidiyorum” diyen Erkan M., “İşsiz olduğum için ailemle beraber çiftçilik yapıyorum. Pamuk ekiminden, çapasından, toplamasından, sulamasından her şeyine onların yanındayım. 23 yaşında bir insan rahat dolaşamıyorsa, kendi istediklerini, kıyafetini alamıyorsa bu insanın çok zoruna giden bir şey. Artık eskisi gibi değil. Üniversiteyi bitirmek hiçbir anlam ifade etmiyor. Bankalara başvuru yaptım, hiçbir dönüş yok. Pazara çıkamıyorum, istediğim gibi yiyip içemiyorum. Arkadaş ortamında ‘bu akşam bir yerde buluşalım mı?’ diye soruyorlar mesela, bahane üretmek zorunda kalıyorum” şeklinde konuşuyor.

TEK HAYALİM…

Erkan M., “En büyük hedefim kendi alanımda kariyer yapmak. Mesela bir bankaya girsem, gişe asistanı olsam, kendimi geliştirsem, beş on yıl sonra kendimi çok güzel yerlerde görebilirim diye hayal kuruyorum. Kendime ait bir dünyam olsun istiyorum. KYK borcum hesaplanmış, 20 bin 450 TL borcum var. Faiz eklendiğinde bu paranın 30 bin olacağını tahmin ediyorum. Şu an bir tebligat gönderilse ben bu parayı ödeyemem. Sicilime işleyecek. Dört yıl içinde başvuru yapmadığım yer kalmadı” ifadelerini kullandı.

DENEYİM İSTİYORLAR

Son olarak Arel Üniversitesi’nde yüzde elli burslu Görsel İletişim Tasarımı okuyan Beyza Sümer de mezun olduktan sonra çağrı merkezinde çalışmaya başlamış. Önce okulunu karşılamak için çalıştığını, şimdi ise iş bulamadığı için farklı sektörlere yöneldiğini söyleyen Sümer, “18 yaşından beri çalışıyorum. Mağazalarda çalıştım, görsel sorumlusu, kasiyer olarak. Birçok farklı mağazada çalıştım. Balat’ta antika dükkânında sigortasız da çalıştım. Okulumu karşılayabilmem için çalışıyordum. Şimdi ise yeni mezun arayan bir şirket olmadığı için çağrı merkezinde olmaya mecburum. İlanlara baktığımda uzmanlık seviyesinde bilgi istiyorlar. Bizim iş beğenmeme gibi bir durumumuz yok. Çok fazla işyüküyle çok az paraya çalıştırmak istiyorlar. Ben bunu da kabul ediyorum ancak kendi alanımda yine de iş bulamıyorum. En az üç yıl deneyim istiyorlar. Biz nasıl üç yıl deneyim edinelim?” diye soruyor.

Sümer, sözlerini şöyle noktalıyor: “Mezun olduktan sonra ben boşa okumuşum dedim. Bu sektörde alaylı çok fazla kişi olduğu için rakip de çok fazla. İşverenlerin de bunu anlaması lazım.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol