birgün

22° AÇIK

Hayatın anlamını filozoflarda arayan 7 film

BİRGÜN PAZAR 11.09.2016 11:32
Hayatın anlamını filozoflarda arayan 7 film
Abone Ol google-news

ENGİN ÖZER / @enginzer

Kendinden önceki düşüncelere, davranış biçimlerine alternatif yollar arayan, insan hayatına dair cevapsız sorulara cevaplar arayan zeki, bilge ve sakallı kişilere filozof diyoruz. Genelde iki tip oluyorlar. Eski tip ve yeni tip. Eski tipler Yunanlı oluyor, yenileri Alman. Özellikle eskileri hep bizim topraklarda gezinmişler. Assos'da falan yatıp kalkmışlar. Keşke o miraslardan buzdolabı süsü harici bir şeyler çıkarabilseydik.

Filmlerimizdeki filozof abiler genelde biyografik olmayan biçimlerde konu edilmiş. Bir kısmı işin içine filozof sokmayı eğlenceli bulmuş, bir kısmı gerçekten filozofa odaklanmış, bir kısmı da Hollywood vari dokunuşlarla yüzeyden parlatıp geçmiş.

1. A Dangerous Method – Tehlikleli İlişki (2011)

hayatin-anlamini-filozoflarda-arayan-7-film-184963-1.

Her durumun sonunu cinselliğe bağladığı için kimilerince “adam haklı” kimilerince “adam manyak” diye tanımlanan Freud kankası Jung’a kıl oluyor. Tabii Freud’un bu kıllığında Jung’un kendisine göre daha genç olmasının da etkisi olabilir. Bu arada asıl ihaleyi Vincent Cassel’in mükkkemmel canlandırdığı Otto Gross götürüyor. Her konuda olduğu gibi cinsel özgürlüklerde de tam bir anarşist olan Gross, bir yandan da filmin en eğlenceli karakteri.

Alemlerin en ünlü bilim insanlarını Show Tv dizisi kıvamına getirmek istemezdik ama film biraz da bunu yapıyor. Gerçi psikolojinin derinliğine inseler bu sefer de sıkıcı olur kimse izlemez.

2. Bill And Ted’s Excellent Adventures – Bill ve Ted’in Maceraları (1989)

hayatin-anlamini-filozoflarda-arayan-7-film-184964-1.

Filmde Tony Steedman, Socrates’ canlandırıyor. Bu film sadece Keanu Reeves’in Beşiktaş meydanındaki kaykaycı bebelerden bir farkı olmadığı zamanlar için dahi arşive alınabilir. Socrates filmdeki ana karakterlerden biri tarafından canlandırılmıyor, çünkü Bill ve Ted’in (Alex Winter ve Keanu Reeves) zamanda yolculuk gibi daha mühim işleri var.

Video kaset zamanlarının en değerli işlerinden olan film, çocukluğu turbo sakız, lastik, gazoz kapak ve salça ekmekle geçmiş nesil için bir klasikti. Bill ve Ted zamanda yolculuk yaparak tarihi karakterlerle takılıyorlar; Socrates’i kafaya alıyorlardı.

Filozofumuz Socrates’in “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” sözü bu filmden tam 10 sene sonra Keanu Reeves’in karşısına Matrix’te farklı bir açıdan çıkacaktı. Bu da zamanında felsefeyle maytap geçmenin cilvesi diyelim.

3. When Nietzsche Wept – Nietzsche Ağladığında (2007)

hayatin-anlamini-filozoflarda-arayan-7-film-184965-1.

Aynı adlı kitaptan uyarlanan film, Nietzsche’nin Dr. Josef Breuer ile konuşmaları üzerine yapılanıyor. Dr. Josef Breuer de aslında Freud’un cebinden çıkan psikanalitik isimlerden. Zaten Freud olmasa psikolojinin ve terapinin hâli nice olurdu kim bilir.

Nietzsche Ağladığında kitabı muhtemelen adındaki “ağladığında” kelimesinden ötürü zamanında aşırı iyi satmıştı. Aşk acılarında felsefi çareler bulabileceğini sanan sayısız genç, kitaba başlayıp sıkı bilimsel tanımlamalar yüzünden kalbinin yanında beynini de yakmış, gencecik yavrular “hayat ne zormuş olm hiç bişey anlamadık” diyerek tamamen insanlıktan çıkmışlardı. Film bu anlamda daha rahat ilerliyor. Nietzsche Ağladığında izlendikten sonra akılda hayata ve ikili ilişkilere dair minik kırıntılar da kalsa kârdır; çünkü izlerken dakikalar daha çok Nietzsche’nin filmdeki hâline bakıp kendi hâlimize şükretmekle geçiyor.

4. Al-Ghazali: The Alchemist of Happiness (2004)

hayatin-anlamini-filozoflarda-arayan-7-film-184966-1.

Filmde Nietzsche’nin varoluşçuluğuna karşı “tövbe estağfurullah” diyen bir felsefe konu ediliyor. İman ve inanca dayalı mutluluk ve bu yolda yaşanılan zorluklar İmam Gazali’nin hayatı üzerinden anlatılıyor.

5. Beyond Good & Evil (1977)

hayatin-anlamini-filozoflarda-arayan-7-film-184967-1.

Döneminin en duru güzelliği Dominique Sanda’yı yine çatlak bir Nietzsche tiplemesi sonucu arada heder eden film adını Nietzsche’nin ünlü eseri olan Almanca “Jenseits von gut und Böse”den alıyor. Açıkçası alıyor da ne oluyor biz de anlamış değiliz. Almancasını okuyan da çok bişey anlayamıyor. Hem öyle filmini izleyince de anlaşılan bir iş değil. Ya da biz anlayamadık diyelim.

6. Wittgenstein (1993)

hayatin-anlamini-filozoflarda-arayan-7-film-184968-1.

20. yüzyılın önemli isimlerinden Wittgenstein’ın hayatına detaylı bir bakış atıyoruz. Yönetmen Derek Jarman olunca sahneler tabii ki teatral, kurgu klasik bir sinema izleyicisini sıkıntıdan patlatacak cinsten.

Wittgenstein’ın Cambridge Üniversitesi – Bertrand Russell dönemi, dilbilim ve felsefi çalışmaları, eşcinselliğine ve aşklarına biyografik bir yaklaşım niteliğindeki yapım, ortamlarda 10.000 sinefil puanı kazanmanıza sebep olabilir. Ayrıca Tilda Swinton’ın da yıldız olmadan önceki rollerinden biri yine bu filmde.

Derek Jarman sayesinde henüz ilk beş dakikasında “bu ne yieaa” diyeceksiniz, olsun sorun sizde değil üzülmeyin. Bu abinin işlerini okullarda izletip bir dönem boyu ders olarak işliyorlar, yine de sene sonunda hocaya yalvararak geçebiliyorsunuz. Wittgenstein’ı anlamaya çalışırken bir de Jarman’ ı anlayabilmek lazım.

7. Alexander (2004)

hayatin-anlamini-filozoflarda-arayan-7-film-184969-1.

Angelina Jolie, Val Kilmer, Anthony Hopkins, Colin Farrell, Jared Leto, Jonathan Rhys Meyers ve Christopher Plummer gibi dev isimleri bir araya getirerek tarihin gördüğü en büyük İmparator ve askeri deha olan Büyük İskender’in filmini çekmek ve böylesine tırt bir yapıma imza atmak Oliver Stone’a nasip oldu.

Filmdeki Aristo’ya gelince, biliyorsunuz İskender öyle boşuna İskender olmadı. Aristo İskender’in hocasıydı. Christopher Plummer da filmde beyazlar içinde (filozoflar beyaz pelerin giyer) kostümüyle minik İskender’e ders verirken görülüyor. Keşke filmde daha çok yer bulsaydı dileklerimizle satırlarımıza son verirken, şahane bayram tatilleri dileriz.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun