birgün

21° AÇIK

SİYASET 18.07.2021 07:44

"Hayatta kalmak için ülkemizden kaçtık"

Taliban’ın bir kısmını kontrol ettiği Afganistan’dan binlerce insan ülkeye akın etmeye başladı. Özellikle kadınlar ve çocuklar tecavüz ve tehdit nedeniyle ülkelerinden kaçak yollarla ayrılıyor. Zeytinburnu’nda Taliban’ın zulmünden kaçan kadınlarla konuştuk. Kadınlar “Tecavüze uğramaktan, evlendirilmekten korktuk. Ülkeden kaçarken zorlu yollardan geçtik, ayağımı kırdım” diyor.

"Hayatta kalmak için ülkemizden kaçtık"

Meral DANYILDIZ - Zilan AKAY

NATO ve ABD birliklerinin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Taliban’ın ülkedeki hızlı ilerleyişi birçok göçmenin ülkeye kaçak yollarla giriş yapmasına yol açıyor. Taliban ilerledikçe başta kadınlar olmak üzere ülkeden çıkmak isteyen on binlerce Afgan Türkiye’nin de dâhil olduğu komşu ülkelere akın ediyor. Özellikle kız çocukları ve kadınların istem dışı evlilik ve tecavüz tehdidiyle karşı karşıya olduğu ülkenin vatandaşları kaçak yollarla, tehlikeli yolculuklara maruz bırakılıyor. Türkiye’de Afganların en çok uğrak noktalarından biri olan İstanbul Zeytinburnu’ndaki Milli Beka Derneği’ne misafir olduk. Son yıllarda ve aylarda ülkeye kaçak yollardan geçen sığınmacılarla, Arapça ve Türkçe tercümanlık yapan Nureddin Muhammed eşliğinde konuştuk. Sığınmacılar, tehdide, tecavüze ve istem dışı evliliklerden korktukları için son çare Türkiye’ye geldiklerini ifade ediyor.

TECAVÜZDEN KAÇTIM

Ülkesi Afganistan’da eşini ve iki çocuğunu kaybeden, iki ay önce kaçarak Türkiye’ye gelen Tacik bir kadın da onlardan yalnızca bir tanesi… Ağlayarak yaşadığı süreci anlatan göçmen, Pakistan ve İran üzerinden ülkeye giriş yaptığını söylüyor. Son olarak Zeytinburnu’na gelerek burada yaşam savaşı verdiğini kaydeden kadın, ülkelerarası geçiş sürecinde günlerce aç kaldıklarını belirtiyor: “Dağlardan yürüyerek geldik. Çok tehlikeli yerlerden geçtik. Bir iki hafta ekmek bulamadığımız oldu. Yirmi gün boyunca dağlarda öylece kaldık, kaybolduk. Ülkemizde çok fazla ölen oluyor. Bir de buraya gelirken açlıktan ölenler, dağlardan düşenler oluyor. Çok zor durumda olmasak ülkemizi bırakıp gelmeyeceğiz. Ama ülkemizin yüzde 85’ini örgütler ele geçirmiş. Gençlerimizi taciz ediyorlar, vuruyorlar, 15 yaşındaki kızları götürüp zorla askerlerle evlendiriyorlar. Benim iki tane oğlum şehit oldu. Sonra bir damadımı her gün aramaya başladılar. Tehdit ettiler. Kocamı evde öldürdüler. Ben de en sonunda dördü erkek biri kız beş çocuğumla kaçıp geldim. Çünkü askerler beni tehdit ediyordu, evlenmek istiyorlardı. Tecavüze uğramamak için kaçtım. Kadınlar taciz edilmemek için korkuyla evlerinden bile çıkamıyor Afganistan’da.”

ZORLA EVLENDİRİLİYORLAR

Çocuklarının babasız kaldığının altını çizen kadın, sözlerini şöyle noktalıyor: “Aylık 200-300 lirayla geçiniyorum. Damadım ülkede şu anda. Ayağından yaralandığı için buraya gelemiyor. Taliban askerleri genç kızları götürüyorlar, zorla Taliban askerleriyle evlendiriyorlar. Evli olan güzel kadınları da yine götürüp evlendiriyorlar. Ailemde değil ama köyümün çok yakınlarında bunlara şahit oldum.”

Dört sene önce Afganistan Mezar-ı Şerif’ten gelen N.H. de, Taliban’dan korktuğu için bu yola çıktığını belirtiyor. “Önce İran, sonra Van ve İstanbul’a geçiş yaptım” diyen N.H. “Bomba sesleri geliyordu sürekli. Taliban askerleri bizlerden yemek pişirmemizi istiyorlardı. Biz çok korkuyorduk. Çocuklarımızın hayatı için geldik buraya. Oradan buradan gelen sadakalarla geçiniyoruz. Eşim hasta, onu doktora götüremedik kimlik olmadığı için. Sadece eczaneye götürebildik. Gelirken dağlardan yuvarlandık, yirmi gün boyunca kaybolduğumuz oldu.”

AYAĞIMI KIRDIM

Bir sene önce Afganistan’ın Herat şehrinden gelen M.M. ise, “Taliban’dan korktuğunuz için mi geldiniz?” sorumuzu şöyle cevaplıyor: “Sürekli ‘gelin bizlere katılın’ diyorlardı, kocamı götürüyorlardı, evdeki gençleri istiyorlardı. Biz de korktuk. Kocam ve ben, çocuklarımız birlikte geldik. Kaçak olarak İran’a, sonra Türkiye’ye geldim.”

Kaçak yollarla ülkeye giriş yaparken dağlardan yürürken düşüp ayağını kırdığını söyleyen M.M., “Beni taşıdılar, öyle gelebildim. Ülkemizde kimse sesini çıkaramıyordu. Herkes başına geleni saklıyordu. Kaçabilen de kaçıyordu. Türkiye’de savaş yok, onun için mutluyuz” ifadelerini kullanıyor. Türkiye’de ayrımcılığı hissedip hissetmediğini sorduğumuzda ise her ikisi de kafasını sallayarak onay veriyor.

MALLARA EL KOYUYORLAR

Son olarak Milli Beka Derneği Başkanı Aslan Türkmen, göç için yola çıkanların mallarına örgütün el koyduğunu aktarıyor: “Taliban örgütünün ilerlediği bilgisi köylere ulaştığında kaçışlar başlıyor ancak şehirlere doğru göç edebilen kesim genelde zengin aileler oluyor. Ayrıca göç uğruna yola çıkan halkın tüm malına örgüt el koyuyor, yağmalıyor ya da haraca bağlıyor.” Türkmen, Afganistan sınırındaki göç yollarına da değiniyor: “Göçmenler Özbekistan sınırından ancak vizeye ya da pasaporta sahipse geçiş yapabiliyor. Normal koşullarda savaştan kaçanlara yardım etmeleri gerekirdi.”

Türkmen, sözlerini şöyle noktalıyor: “Göçmenlerin büyük çoğunluğu genç ve erkek kesimlerden oluşuyor. Geride kalan kadın ve kız çocukları için koşullar daha kötü. Taliban 14 yaş üstü kız çocuklarını ailelerinden alarak evlendirmeye zorluyor ve kabul etmedikleri takdirde infaz ediyor. ABD, Rusya ve Katar gibi ülkeler kiminle masaya oturup anlaştıklarını biliyor mu? Taliban ülkemizi işgal eden bir terör örgütüdür. Kabil hükümeti Taliban örgütünü durdurma gayretinde değil ve örgütle iletişim halinde olup Afgan halkını terörizmle baş başa bırakıyor. Bize gelen bilgilere göç verileri belirtilenlerin çok daha üstünde. Günde 2 bin, 2 bin 500 kadar göçmenin sınırlardan geçtiğini belirtebiliriz. Türkiye bir pilot bölge belirlemeli ve gerekirse iletişim halinde olduğumuz Afgan iş insanlarının desteğiyle iş imkânı yaratmalı.”

***

Yıllara göre alıkonulan göçmen sayısı

Göç İdaresi’nin verilerine göre, 2021 yılının ilk 7 ay içerisinde Türkiye’de alıkonulan Afgan göçmen sayısı 25 bin 643 oldu. Ülke içerisinde alıkonulan Afganların yıllara göre dağılımı şu şekilde: (Bin kişi)

hayatta-kalmak-icin-ulkemizden-kactik-900333-1.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol