birgün

15° ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

YEŞİL BİRGÜN 12.10.2020 09:36

Hayvancılık ve tarım bitecek göç kaçınılmaz olacak

Ankara’nın Doğanyurt köyünde yapılan bilimsel araştırmalarda, bölgede kurulması planlanan kalker ocağının hayvancılığı ve tarımı bitireceği belirtildi. Ocak ayrıca geçmiş dönemdeki ekolojik koşullara ışık tutan fosil ağaçlarının yok olmasına neden olacak.

Hayvancılık ve tarım bitecek göç kaçınılmaz olacak

Gökay BAŞCAN

Ankara’nın Beypazarı ilçesi Doğanyurt köyünde yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma eleme tesisine ilişkin araştırma yapan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği ile İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Orman Botaniği Anabilim Dalı üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik projenin bölgeye vereceği zararları bilimsel tespitlerle ortaya koydu.

Yusuf Ağa Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ. tarafından yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma eleme tesisi için çevresel etki değerlendirme (ÇED) gerekli değildir kararı verildi. 94 hektar işletme ruhsatı alan şirket 13,5 hektar için ÇED gerekli değildir kararı aldı. Yılda 800 bin ton kalker üretecek tesis ayrıca bölgede kırma ve eleme işlemi de yapacak.

Projeye karşı çıkan Doğanyurt köyü sakinlerinin talebi üzerine bölgede inceleme yapan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği yaptığı araştır sonucunda tesisin faaliyete geçmesi durumunda bölgeye vereceği sosyo-ekonomik sonuçlarını özetle şöyle sıraladı:

■ Hayvancılık eskisi gibi olmayacaktır.

■ Arıcılık eskisi gibi olmayacaktır.

■ Meyvecilik ve sebzecilik ve tarla bitkileri eskisi gibi olmayacaktır.

■ Çölleşme artacaktır.

■ Köylerin havası ve suyu eskisi gibi olmayacaktır.

■ Köylerde eskisi gibi mesire alanları kullanılamayacak, doğa yürüyüşleri ve yamaç paraşütü yapılamayacaktır.

Araştırmada Doğanyurt köyünde ve bölgesinde tarımsal üretim yapılamayacağı için göç olgusunun da kaçınılmaz olduğun ifade edildi. Ayrıca projeyle vadi tabanındaki dere yatağı yola dönüştürülecek, çeşitli yerlerde kesintiye uğrayacak ve dere yatağının doğal yapısı tamamen bozulacağı belirtildi.

hayvancilik-ve-tarim-bitecek-goc-kacinilmaz-olacak-791443-1.

ENDEMİK BİTKİ TÜRLERİ BULUNUYOR

Proje sahasında endemik bitkilerin ve ağaç fosillerin bulunduğu belirtilen araştırmada şu ifadelere yer verildi: “Proje sahasında toplamda 19 endemik, bölgeye özgü ise 2 endemik bitki türü bulunmaktadır. Ruhsat alanında ağaç fosilleri bulunmaktadır. Yörenin doğası ve biyoçeşitliliğini etkileyecek en önemli etmen, proje tanıtım dosyasının ekinde iddia edildiği gibi köy yerleşimi değil, kalker ocağının yaratacağı arazi dönüşümüdür ve yörenin doğasını geri dönüşsüz bir şekilde değiştirecektir.”

FOSİL AĞAÇLAR GEÇMİŞE IŞIK TUTUYOR

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Ünal Akkemik de bölgede bulunan fosil alanlara ve fosil alanlardaki ağaçlara ilişkin rapor hazırladı. Prof. Dr. Akkemik araştırmalarının sonucunda hazırladığı raporda, iki ayrı fosil alanından alınan örnekler bölgenin zengin bir ağaç çeşitliliğine sahip olduğunu göstermekte.

İklim, ekolojik koşullar, orman bileşimi gibi geçmişteki yapının anlaşılmasında taşlaşmış ağaçlar oldukça değerli bilgiler sunduğunu belirten Prof. Dr. Akkemik, fosil örneklerin bulunduğu alanların korunması gerektiğini ifade etti.

MUTLAKA KORUNMASI GEREKİYOR

Prof. Dr. Akkemik raporunun sonuç bölümünde şu ifadelere yer verdi: “Doğanyurt köyünün çevresinde de fosil ağaçların bulunması, bölgenin 18-20 milyon yıl kadar öncesindeki iklim ve orman yapısı hakkında önemli bilgiler ortaya koymuştur. O nedenle fosillerin bulunduğu alanlar çevresiyle birlikte korunmalı ve doğal miras değeri korunmalıdır. Bu alanların zarar görmesi, ülkenin geçmişiyle ilgili bilgilerin de yok olmasına neden olacağından taşlaşmış ağaçlar gibi fosillerin bulunduğu alanlar mutlaka korunmalı ve yasal statüye kavuşturulmalıdır.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız