Google Play Store
App Store
Haziran Hareketi'nden dört bir yanda 'omuz ver birlikte yaşamı savunalım' eylemleri

Birleşik HAZİRAN Hareketi, 30 Aralık Çarşamba akşamı, ülkenin dört bir yerinden Eşitlik İçin, Kardeşlik İçin Barış İçin SESLENİYORUZ eylemleri gerçekleştiriyor.

'Birlikte, Eşit, Özgür Yaşama Hayallerimize Sahip Çıkıyoruz' çağrısıyla gerçekleşecek eylemlerin yer ve tarih bilgileri şu şekilde duyuruldu:

haziran-hareketi-nden-dort-bir-yanda-omuz-ver-birlikte-yasami-savunalim-eylemleri-100538-1.

Hareketin konuyla ilgili açıklamasında "AKP özellikle son yıllarda içerde ve dışarda izlediği siyaset nedeni ile bölge ülkelerine savaş ihraç eden, varolan çatışmaları derinleştiren bir siyaset izleyerek ülkemizi bir ateş çemberinin içine attı.

Erdoğan daha özgür, barışçsıl, sorunarını konuşarak çözen bir ülke vaad ederek iktidara geldi. Ama yaşanan bütün olaylar gösteriyor ki AKP’ artık sadece bir siyaset projesi değil aynı zamanda bir savaş projesinin merkezi haline gelmiştir. AKP-Saray rejimi savaşı dillerinden düşürmüyor ve savaş çığırtanlığı yapıyor.

Yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan Suriye savaşının yeni osmanlı imparatorluğunu kurmak hayaliyle en hevesli taraftarı oldular. Bir ülke yerle bir edildi. Geriye ülkemizi de kuşatan IŞİD cihatçılığı, mezhepçi canilik kaldı. Rusya’dan Irak’a tüm komşu ülkelerle düşman olundu. Musul’a asker göndererek yeni macera arayışları sürdüren AKP hem ülke içinde terörle mücadele bahanesi ile şehirleri bombalıyor ve bu nedenle insanlar şehirlerini terk etmek zorunda kalıyor. İşte bu saldırı siyaseti birarada yaşama umutlarını bombalıyor, ülkeyi batısı ve doğusunda bir ayrılma sürecine itiyor.

Davutoğlu’nun 30 yılın en başarılı operasyonları diyerek övündüğü bombalar, 30 yıl daha sürecek yeni bir savaşa zemin oluşturuyor.

AKP bölgede savaşın içerisine daha fazla girerken ülkemiz ABD’nin, NATO’nun askeri üssü haline getiriliyor.İncirlik’te Amerikan uçaklarıyla birlikte artık İngiliz, Fransız ve Alman uçakları da yer alıyor. Akdeniz tümüyle NATO donanmasının cirit attığı bir yer haline getirildi.

Birlikte yaşama ve barışa dair son umutlar bu büyük kuşatma altında eziliyor. Ortak bir geçmiş ve gelecek duygusu yok ediliyor. AKP bir ülkeden geriye yıkılmış evler, ölü bedenler bırakıyor. Ama 30 yıldır olduğu gibi şimdi de tankla-topla, daha fazla öldürerek ve zulmederek sorunun çözülemeyeceği ortadadır.

Bu gidişe, bu karanlık gidişata yarın değil, şimdi son vermeliyiz!

AKP-Saray rejimin savaşını durdurmak, kuşatmaya, operasyonlara ve ölümlere son vermek için ortak sesimizi, mücadelemizi yükseltelim.

Bizler bu karanlığın içinde, geleceğimizi birlikte kurmak için birlikte yaşamı ısrarla savunmaktan vaz geçmeyeceğiz.

AKP tarafından ilan edilen bu savaşa verilecek en etkili yanıt, kitlesel, barışçıl, güçlü bir karşı duruşun inşasıdır. AKP’nin savaş siyaseti karşısında, buna verilecek yanıtın halkların bir arada yaşama iradesini güçlendiren ve savaş çağrısını mahkûm edip boşa düşüren bir nitelik taşıması yaşamsal öneme sahiptir.

Etnik ve mezhepsel eksende her kutuplaşmanın, emekçilerin ortak hak mücadelelerine, kamusal-sosyal hizmetler taleplerine, insan ve doğa ilişkilerini yeniden düzenleyen ekolojik toplum çabalarına zarar vereceğini, bütün bunların ise son tahlilde halkı egemenler karşısında güçsüzleştireceğini biliyoruz.

Ülkemizde eşitlik, özgürlük, barış, laiklik ve bağımsızlık mücadelesi AKP rejimiyle esaslı bir mücadeleyi gerektirmektedir. Bunu mümkün kılmak için tüm toplumsal muhalefeti her yerde faşist baskılara karşı birlikte direnmeye çağırıyoruz." denildi.