birgün

23° PARÇALI AZ BULUTLU

HDP'den Erdoğan'ın Öcalan iddiasına yanıt: "İmralı tecridini kaldırın, ilk ağızdan duyalım"

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dönemde İmralı’daki Abdullah Öcalan'ın görüşleri olduğunu söylediği sözleri aktarmasına karşılık HDP'den yapılan açıklamada, "Açın kapıları, Öcalan'ın görüş ve önerileri varsa birinci ağızdan bize söylesin" yanıtı verildi.

SİYASET 28.01.2022 12:15
HDP'den Erdoğan'ın Öcalan iddiasına yanıt: "İmralı tecridini kaldırın, ilk ağızdan duyalım"
Abone Ol google-news

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İmralı'daki PKK lideri Abdullah Öcalan'ın görüşleri olduğunu söylediği sözleri aktarmasına HDP'den yanıt geldi.

DW Türkçe'den Gülsen Solaker'in haberine göre, parti yönetimi, bu görüş ve eleştirileri birinci ağızdan duymak istediklerini söyleyerek "O halde açın kapıları; Öcalan'la görüşelim, varsa eleştirilerini bize kendisi söylesin" dedi.

Erdoğan, son bir ay içinde yaptığı açıklamalarda "Öcalan'ın Edirne cezaevindeki HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan rahatsız olduğu ve aralarında ayrılık olduğu" yönünde değerlendirmelerde bulunmuştu. Erdoğan, "Abdullah Öcalan'a sormak lazım. Öcalan'ın, Demirtaş'ın oradan verdiği mesajlardan rahatsız olduğu, ortada bir gerçek" demişti.

Demirtaş, bunun üzerine Yeni Yaşam Gazetesi'ne verdiği demeçte "Erdoğan'ın sözleriyle ilgili asıl soru şudur: Yıllardır tecritte tuttuğunuz Sayın Öcalan'ın ne dediğini nereden biliyorsunuz? O halde tecridi kaldırın, Öcalan avukatları ve ailesiyle düzenli olarak görüşsün, ne söyleyeceğini hep birlikte öğrenelim" demişti.

OLUÇ: "AÇIN KAPILARI GÖRÜŞMEK İSTİYORUZ"

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, dün küçük bir grup gazeteciyle görüşmesinde, Öcalan'dan bir süredir haber alınamadığını, ailesi ve avukatlarının da görüşemediğini belirterek, iktidara şöyle seslendi:

"Çok ağır bir tecrit sürmekte. Yanında kalan diğer hükümlülerle de bir görüşme yok. Yani bizim elimizde bir bilgi yok aslında. Erdoğan Öcalan'ı kastederek, ‘kendisine sormalı' dedi. Biz de tam bunu söylüyoruz; yani tecridi kaldırın, açın kapıları ya bir avukat ya da bizim de içinde olacağımız siyasi bir heyet görüşebilsin. Görüşü, eleştirisi her ne ise biz bunları birinci ağızdan duyalım."

Oluç, Öcalan'ın görüş ve varsa eleştirilerini halkın da duymak isteyeceğini belirterek "Aksi takdirde İmralı'daki durum, seçim için araçsallaştırılmış oluyor, kendisinden duymadığımız sürece güvenmediğimiz bir durum. Buna halk da güvenmez. Kürt sorununu ve Öcalan'ın durumunu seçim malzemesi haline getirmek kabul edilebilir bir durum değil" dedi.

"HDP, KENDİ KARAINI KENDİSİ VERİR"

İktidarın İmralı'ya gitmelerine izin vermesi ve Öcalan'ın da HDP'ye şimdiki siyasi duruşundan farklı bir politika izlemelerini telkin etmesi durumunda ne yapacaklarının sorulması üzerine ise Oluç, şu yanıtı verdi:

"HDP, kendi kararlarını kendisi veren bir partidir. 31 Mart ve 23 Haziran'da da bunu göstermiştir. Dolayısıyla elbette ki HDP bütün öneri ve eleştirileri duyar, tartışır ve değerlendirir ve sonuçta kendisine göre bir karara varır. O yüzden kendimize güvendiğimiz için diyoruz: ‘açın kapıları' diye."

Oluç, parti olarak kendilerine güvenmeseler bu rahatlıkla konuşamayacaklarını ifade ederek görüş ve önerileri her zaman için "birinci ağızdan" duymanın en sağlıklı yöntem olduğunu belirtti.

"HDP'Yİ BÖLMEK, HAYALİ İHRACAT PLANIDIR"

HDP'li Oluç, iktidarın "kapatarak HDP seçmenini çaresiz bırakmak ve Öcalan çıkışları ile partiyi Kürt, sol ve muhafazakar olarak üçe parçalamak" türü stratejiler yürüttüğüne yönelik yorumları da değerlendirdi.

İmralı-Edirne tartışmasının da bu stratejinin bir parçası olduğunu söyleyen Oluç, "Fakat HDP yönetimi de, seçmeni de bu gibi konularda oldukça duyarlı ve bilinçlidir. Bu tür planların, hedeflerin farkındadır ve öyle ikiye, üçe, dörde bölünme meselesi gülüp geçeceğimiz bir meseledir" yorumu yaptı.

Oluç, HDP içinde çeşitli eleştirilerin olmasının doğal olduğunu ve demokratik bir ortamda bunların tartışılabileceğini belirterek, "Hele hele HDP'yi demokratik siyasetten tasfiye etmek için AYM eliyle kapatmak, ondan sonra seçmenlerini üçe, dörde bölmek; bu gerçekten hayali ihracat gibi bir plandır" diye konuştu.

HDP seçmeninin bu tür bir durumda çok daha büyük bir kenetlenme, daha kararlı bir duruş içinde olacağını ifade eden Oluç, "iktidarın eğer böyle planları varsa bunları tekrar gözden geçirmesinde fayda olduğu" değerlendirmesini yaptı.

"SEÇMENİMİZİ SEÇENEKSİZ BIRAKMAYIZ"

Oluç, HDP'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması durumunda parti olarak nasıl bir B planı izleyecekleri sorusunu da yanıtladı.

"B, C ve D planlarımızı yaptık. HDP kapatılırsa seçmenimizi asla seçeneksiz bırakmayacağız" diyen Oluç, bu planların ne olacağının günü geldiğinde konuşulacağını kaydetti.

Oluç, iktidarın 452 partiliyi siyasi yasaklı hale getirmeyi isteyerek HDP'yi demokratik siyasetten tasfiye etmek istediğini söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer iktidar bunların hepsini yapıp, bize büyük kaybettirmek istiyorsa, ki şu anda görünen o, o zaman biz de iktidara büyük kaybettireceğiz. Seçmenlerimiz, sadece Kürt halkı değil demokrasi güçleri de siyasi iktidardan bu ağır tasfiye operasyonun siyasi hesabını mutlaka soracaktır. Hangi kayıp daha büyük olur, onu hep beraber görürüz."

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol