birgün

22° AZ BULUTLU

GÜNCEL 15.07.2020 14:34

HDP'den, 'Salgın Döneminde Kürt Düşmanlığı' raporu

Raporda, koronavirüs salgınında da halkın ötekileştirici uygulamalarla karşı karşıya kaldığı bildirildi

HDP'den, 'Salgın Döneminde Kürt Düşmanlığı' raporu


BirGün/ Ankara

HDP yönetimi, pandemi sürecinde partilerine ve Kürt halkına yönelik saldırıların sürdüğünün ifade edildiği bir rapor hazırladı. Raporda, başta siyaset, sağlık, eğitim ve tarım olmak üzere halkın birçok alanda büyük baskılar ve ötekileştirici uygulamalarla karşılaştığı bildirildi.
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede ve milletvekili Filiz Kerestecioğlu tarafından açıklanan raporda, hak ihlallerinin sistematik ve keyfi bir hal aldığı anlatıldı. Kayyum atamalarından Kürt çiftçilerinin elektriksiz ve susuz bırakılmasına kadar çok sayıda konuya değinilen rapordan öne çıkanlar şöyle:

"Salgın hastalık sürecinde işkence kötü muameleler sürdü. Ankara’da Muhammed Ali Can Razı, Adana’da Ali Hemdan polis tarafından silahla öldürüldü. Diyarbakır’da polis bir evde aile bireylerine işkence yaptı. HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu üyesi Rojbin Çetin, ev baskınında özel eğitimli köpeklerle 3 saat boyunca fiziksel ve psikolojik şiddete uğradı. Salgının en yoğun yaşandığı üç ayda Türkiye genelinde 84 kişi işkenceye uğradı. Pandemi sürecinde belediyelere yönelik kayyum atama uygulamaları da devam etti. Bu süreçte 14 HDP belediyesine kayyum atandı. Belediye eş başkanlarından biri tutuklanarak cezaevine gönderildi."

378 GÖZALTI

"Koronavirüs salgınının ortaya çıktığı günden Haziran ayının sonuna kadar 387 HDP'li siyasetçi, aktivist, gazeteci ve sağlık çalışanı ile destekçi yurttaşlar gözaltına alındı, 93'si tutuklandı. Meclis'e dokunulmazlık fezlekesi gönderildi. 84’ü HDP’li milletvekilleri için hazırlanan fezleke sonucunda toplamda üç ismin milletvekilliği düşürüldü."

HAYVANLAR TELEF OLDU

"Bu süreçte mezarlıklara da zarar verildi. Garzan Mezarlığı’ndan çıkarılan 282 cenaze İstanbul Kilyos mezarlığındaki kaldırımın altına toplu olarak defnedildi. Ayrıca, Diyarbakır’da EBA’ya giriş̧ yapan öğrencilerin oranı yüzde 20’yi geçmedi. Mevsimlik tarım işçilerinin çocukları bu dönemde de yine sistematik bir şekilde eğitim haklarından mahrum bırakıldı. Çocuklara sokağa çıkma yasağı olduğu dönemde bile bu çocuklar istisna sayıldı. DEDAŞ üzerinden Kürt halkının cezalandırılması politikaları sonucu gıdaya en çok ihtiyaç duyulduğu, uzmanların kıtlık tehlikesini ısrarla vurguladığı bir dönemde Kürt çiftçisinin hasadı susuzluk nedeniyle tarlada yandı. Hayvanlar susuzluktan telef oldu, Tarım ve Orman Bakanlığı bitkisel üretimin geliştirilmesi programına önemli tarım merkezleri arasında yer alan Diyarbakır, Urfa ve Mardin'i dahil etmedi ve destekten mahrum bıraktı. "

MIZRAKLI'NIN CEZASI KESİNLEŞTİ

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasını onadı.
İçişleri Bakanlığı tarafından 19 Ağustos 2019’da görevden alınarak yerine kayyum atanan Mızraklı hakkında, itirafçıların ifadesi doğrultusunda “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Diyarbakır 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onandı.Diyarbakır 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı yerinde bulan mahkeme, “Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşmaya tutanakları münderecatına, karar yerinde gösterilip tetkik edilip tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve tatbikine, cezayı teşdit ve tahfif sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir olunarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine" ifadelerine yer verdi. Mızraklı'nın avukatlarının bu karara karşı Yargıtay'a da başvuracağı öğrenildi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız