HDP’nin YSK temsilcisi Tiryaki: Üç bakan gizli kalması gereken verileri AKP’ye verdi

16.05.2019 11:34 GÜNCEL
HDP’nin Yüksek Seçim Kurulu’ndaki (YSK) temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yurttaşların gizli kalması gereken verilerini AKP’ye verdiğini söyledi. İddianın yöneltildiği üç bakandan konuya ilişkin olarak herhangi bir açıklama gelmedi. TBMM Genel Kurulu’nda Kapadokya Alanı Hakkında Kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerde HDP’nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) temsilcisi, Batman Milletvekili […]

HDP’nin Yüksek Seçim Kurulu’ndaki (YSK) temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yurttaşların gizli kalması gereken verilerini AKP’ye verdiğini söyledi. İddianın yöneltildiği üç bakandan konuya ilişkin olarak herhangi bir açıklama gelmedi.

TBMM Genel Kurulu’nda Kapadokya Alanı Hakkında Kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerde HDP’nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) temsilcisi, Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki konuştu. Tiryaki, konuşmasında İstanbul seçimleri için veri hırsızlığı yaşandığını belirterek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya bir suçlamada bulundu. Tiryaki şunları kaydetti:

Sağlık Bakanı Koca’ya: 20 bin zihinsel engellinin verisini çaldınız

“Yasa teklifi dışında, geçen hafta bir söz almıştık, özellikle bu seçim hileleri konusunda. Ben KHK’yle ihraç edilenlere belediye başkanlığı mazbatası verilmemesi, ayrıca KHK’yle ihraç edilen Meclis üyelerinin mazbatalarının iptal edilmesi ve mazbatalarının verilmemesiyle ilgili birkaç kelam etmiştim. O konuşmamın sonunda dedim ki: İstanbul’la ilgili daha çok konuşacağız. Şimdi fırsat geldi, ben İstanbul’la ilgili size birkaç şey söyleyeceğim. Ne diyorsunuz? ‘Çünkü çaldılar.’ diyorsunuz. Ben şimdi kimin neyi çaldığını size anlatacağım. Seçimlerin iptali için başvurduğunuzda dediniz ki: ’20 bin zihinsel engelli oy kullandı.’

Şimdi, size bir kanun maddesi okuyacağım, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Madde 6: ‘Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel verilerdir. Özel nitelikli kişisel verilerin ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.’

Siz Sağlık Bakanlığından kişisel verileri çaldınız. Çalan biri var; sizsiniz! Zihinsel engellilerin, 20 bin zihinsel engellinin verisini hukuka aykırı biçimde Sağlık Bakanlığından aldınız.

Adalet Bakanı Gül’e: Kısıtlılık kararı verilen kişilerin verilerini çaldınız

Dediniz ki: ‘5 bin kısıtlı var, 5 bin kısıtlı, 5 bin küsur kısıtlı.’ Daha sonra bir liste daha verdiniz, 5.515 kişilik kısıtlı listesi ’10 bin kısıtlı oy kullandı.’ dediniz. Bu kısıtlıların TC kimlik numarası, hangi mahkemede kısıtlılık kararı verildiği ve bunların ne zaman kesinleştiği bilgisinin tamamını Adalet Bakanlığından aldınız, çaldınız! Yine kişisel verileri aldınız. Çalan birisi var ve sizsiniz!

İçişleri Bakanı Soylu’ya: Yetmiş yedi sülalesinin verilerini çaldınız

Başka şeyleri de çaldınız. Neyi çaldınız? Sandık kurulu başkanlarının listesini aldınız. Şimdi, sandık kurulu başkanlarının listesini hiçbir siyasi parti ilçe seçim kurullarından alabilir mi?Alamaz, ilçe seçim kurullarından alamaz. Siz ilçe seçim kurullarından bütün sandık kurulu başkanlarının, İstanbul’daki 31 sandığın sandık kurulu başkanının listesini aldınız, İçişleri Bakanlığı’ndan bunlara ait bütün verileri aldınız; ben şimdi ne verileri aldığınızı söyleyeceğim.

Sandık kurulu üyelerinin, 9 bini aşkın sandık kurulu üyesinin isimlerini aldınız, TC kimlik numaralarını aldınız, bunların nerede çalıştığına dair bilgileri SGK’den aldınız, BAĞ-KUR’dan aldınız; bütün verileri aldınız, devletin bütün olanaklarını kullandınız. Bunun hiç kimseyle paylaşılması mümkün değilken İçişleri Bakanlığını kendi yan şirketiniz gibi kullandınız, bütün verileri aldınız. Daha başka şeyleri aldınız, bunların ailelerine ilişkin bilgileri aldınız. Dilekçelerinizde var, o valiz valiz, bavul bavul getirdiğiniz dilekçenin ekinde var. Dilekçelerinizde yazıyor, deniliyor ki: “Bu sandık kurulu başkanının eniştesi FETÖ’den alındı, kayınbiraderi FETÖ’den yargılandı.” Bu ne demek? Sadece sandık kurulu başkanlarının değil, sadece sandık kurulu üyelerinin değil, yetmiş yedi sülalelerinin verilerini aldınız İçişleri Bakanlığından. İşte, çalma budur. Siz bütün kişisel verileri çaldınız, sonra da itiraz ettiniz. Hukuka aykırılık varsa en büyük hukuka aykırılık budur.

Şimdi, size başka bir şey söyleyeceğim. Bütün bunları üst üste koyup ne dediniz? Dediniz: ‘Orada bir şeyler oldu, o yüzden iptal edildi.’ Ben size şunu söyleyeyim: 81 ille ilgili, 900 ilçeyle ilgili aynı bilgileri İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve diğer bakanlıklar, burada zeki 600 milletvekili var, herhangi birisine versinler, bir hafta içerisinde sizin yazdığınız dilekçenin aynısını yazmazsa ben hiçbir şey bilmiyorum. Siyaseti de bırakırım, avukatlığı da bırakırım, milletvekilliğini de bırakırım diyorum.”